Türkiye’nin işgal için harekat planı yaptığı, Bolu, Dersim, Kayseri’den kirli savaşta pişmiş komandolarla ağır silah yığıp girmek istediği Cerablus, Karkamış’ın karşısında. Azez ise Kilis’in karşısında. İki yerde de farklı kesimler yaşıyor. Örneğin Azez’de Türkmen nüfus çok az. Cerablus IŞİD’in, Azez El Kaide kolu El Nusra ve Ahrar-u Şam’ın liderlik ettiği grupların elinde. Halk IŞİD ile Nusra arasında sıkışmış durumda. Sınıra çok yakın 2 Türkmen köyü var. Biri Baragaltı, diğeri Havar Köyü. Türkiye’ye göç eden birisiyle sohbet ediyorum. Anne ve babası Türkmen Baragaltı Köyü’nde kalmış. Bir yandan IŞİD bölgeyi ele geçirmeye çalışıyor, diğer yandan El Nusra ve Ahrar-u Şam unsurları babasının evini (Haziran 2015) basıyor. Bir süre kendilerinin evde kalacaklarını söyleyip ailenin başka yere gitmesini istiyorlar. İtiraz edilince zorla çıkarıyorlar. Bir süre sonra evlerine geri dönen anne-baba, evin eşyalarının bu unsurlarca çalındığını görüyor. Bu aslında çetelerin neden 4 yılda savaşı kazanamadıklarını da özetliyor. BAAS diktası gibi ya işkence ediyor, ya sürüyor, ya kesiyor, ya yağmalıyorlar. Böyle olunca halk bekledikleri desteği vermiyor, fırsatı bulduğunda ya kaçıyor, ya cephe alıyor. Türkmen nüfusu IŞİD’den koruyacakmış algısı yaratmaya çalışan Türkiye, Cerablus ve Azez’e girip kasabaları sivillere hayatı zından eden bu çetelerle, silah sağladığı bu güruhla birlikte yönetmek istiyor.
YPG Girê Sipî‘yi alınca Cerablus ve Azez’in de çetelerden temizleneceği korkusuna kapılarak kıyamet koparan Türkiye, Kobanê‘nin düştüğü söylentileri çıkınca IŞİD denetimindeki Cerablus’ta çekilen halayları, Kürtlerin burdan sürülmesini sorun olarak görmedi. Kürtlerin, Ermenilerin, Süryanilerin; Til Temir’den, Rakka‘dan, Girê Sipî‘den, Tabka’dan, Kobanê‘den tehcir edilmelerini sorun olarak görmedi. Ve daha büyük tehcire yol açabilecek, etkileri birçok gücü harekete geçirecek kadar büyüklükte olacak Cerablus-Mare hattını işgal için MGK karar (29 Haziran 2015) çıkarttı.
Harekat zamanını beklerken:
Diyalektik ve analitik zekadan yoksun, konjonktür felci yaşayan faşizan askeri-sivil bürokrasinin raporlarıyla toplanan MGK’da harekat için iki senaryo askıya çıktı. İşgal edip tampon bölge kurmak ya da sınır hattından hedefleri bombalamak. YPG ve PYD’ye gönderme yapılıp “demografik yapının değiştirilmek istendiği”, “buna izin verilmeyeceği” belirtilirken, “ilave güvenlik tedbirleri” vurgusu yapıldı. Yani şimdiye kadar ambargodan tutun, silah ve adam sevkine kadar her şey yapılmıştı. “İlave tedbirler” harekat kararı demektir. Sadece zamanlamanın belirlenmediği anlaşılıyor. Ancak zamanı yakalayıp giremeyecekler. Ağır silahlar sınıra neden yığıldı, kirli savaş tecrübesi olan özel birlikler neden sınıra kaydırıldı diye sorulabilir. Yanıtım şu:
* Rojava’ya, PYD’ye yönelik tehditlerin bir boyutu Meclis Başkanı seçiminde MHP desteği almaya dönüktü, başkan AKP’li oldu. MGK kararı sonrası askeri yığınağın hedefi de MHP’yi koalisyona almaktır.
* Giremezler, çünkü tezkere süresi dolmak üzereyken, YAŞ toplantısı beklenirken günleri sayılı bazı emekli olacak komutanlar elini ateşe sokmaya yanaşmaz.
* Çünkü Cerablus’a giriş Rojava’da, Kuzey Kürdistan’da artçı şoklar yaratır. Birçok kent Kobanêleşir.
* ABD, elbette TSK’nin IŞİD’le çatışıp geriletmesini arzular. Ancak Washington, Türkiye’nin gizli bagajını ve kaoslara sürükleme potansiyelini biliyor. Bu nedenle ABD, Türkiye’nin gönlünü okşamaya çalışırken, “karmaşık problem”, “uluslararası sorun” gibi ince uyarılarla işgal rüyasına kül döktü. Rusya, İran ve Hizbullah faktörünü de ekleyin.
* Ankara’nın dış politikasındaki korozyon Cerablus işgaliyle artar. Cerablus’u işgal sadece kasaba sınırlarıyla kalmaz. Rojava’ya dokunduğunda oluşacak rezonansta AKP-Türkiye, rezonansa gelen Tacoma Narrows Köprüsü gibi salınıp çöküş yaşayabilir.
* O zaman giremiyorsak askeri sevkiyatı, YPG’nin Rakka ve Cerablus üstüne yürümesini frenlemeye, Cerablus’u alıp kantonları birleştirmekten caydırmak için kullanalım diyecekler.
* Sonuç itibariyle girme kararı kağıt üstünde kalır. Ancak birkaç top sallayabilirler. Cerablus’un özgürleşmesini geciktirip yeni katliam ve tehcirlerin ortağı olurlar.