DAİŞ eliyle katliamın yapıldığı Antep’in kuzey Suriye sınır hattında son bir haftadır çetelerin hareketliliği arttı. DAİŞ işgalindeki Cerablus’a açılan Karkamış Sınır Kapısı boyunca dizilen ve aralarında çok sayıda çocuğun da olduğu görüntüler ortaya çıktı. Sınır hattındaki yurttaşlar, “Sınır hattı şu anda bu çetelerle doldurulmuş. Üs noktaları da Karkamış’ın Düğünlü köyüdür” dedi. 

29’u çocuk 53 kişinin yaşamını yitirdiği, yüzü aşkın kişinin de yaralandığı Antep Katliamı, sınırın öte tarafı Kuzey Suriye Federasyonu’nun da birinci gündemi. Katliamı sınırdan değerlendiren Kuzey Suriye’deki yurttaşlar, katliamdan hemen önce sınırda yaşanan hareketlilikle ilgili önemli bilgiler verdi. Türkmen bir yurttaşın aktardığına göre, Türkiye son bir haftadır Cerablus’a müdahale etmenin zeminini hazırlıyor. Bu nedenle de Türkiye’nin Ezaz’dan Kilis’e geçirdiği çeteleri, Karkamış-Elbeyli ilçeleri arasında konumlandırdığını belirten aynı kaynak şunları, aktardı: “Sultan Murat Tugayları, El Nusra, Ehrar El Şam öncülüklü bu çetelerin tamamı Kürt düşmanı ve DAİŞ’ten farkları yok. Tek farkları direkt MİT organizasyonları olması. Bu çeteler arasında çok sayıda çocuk var. Hepsi de canlı bomba olarak kullanılabilir. Sınır hattı şu anda bu çeteler ile doldurulmuş. Üs noktaları da Karkamış’ın Düğünlü köyüdür.”


Sınırında çete hareketliliği 

Yine aynı kaynağın DİHA ile paylaştığı görüntülerde, DAİŞ işgalindeki Cerablus’a açılan Karkamış Sınır Kapısı boyunca dizilen ve aralarında çok sayıda çocuğun görüldüğü çeteler var. Görüntülerde bu çetelerin tekbir getirerek, “Cerablus’a destek vermeye, almaya gidiyoruz” dedikleri görülüyor.

Elbeyli’den bir yurttaş ise, son bir haftadır El Rai (Çobanbey) üzerinde Türkiye destekli çete grupları ile DAİŞ arasında çatışmalar yaşandığını Cerablus’a kadarki sınır hattı boyunca Türkiye topraklarında çete hareketliliği gördüklerini anlattı. 

Bu doğrultuda birçok haber siteside, “Türkiye’nin sınırını YPG’den korumak ve Cerablus’u almak için Karkamış sınırına çete taşıdığını” yazmıştı.



Top atışları ile kamuflaj!

Türk ordusu, sözde DAİŞ’e karşı mücadele ve bölgedeki çete gruplarının işgaline destek kapsamında Cerablus’a yaptığı top atışlarına devam ediyor. Özel bir kaynağın ANHA’ya verdiği bilgiye göre, Türk ordusu bir kez daha Cerablus’un 3 km batısında bulunan Hicliyê ve Hilwan köylerinin bulunduğu bölgeye top atışları gerçekleştirdi. Türk ordusunun top atışları ve kendisine bağlı çete gruplarını sınıra yığarak yaptığı geçiş hazırlığı Cuma gününden bu yana devam ediyor.


Cerablus Askeri Meclisi uyardı

Cerablus Askeri Meclisi Genel Komutanlığı, “Cerablus’a yönelik düşmanca faaliyetler yürüten Türkiye’yi uyarıyoruz.  Hiçbir kirli uygulamanıza ve düşmanca yaklaşımınıza karşı sessiz kalmayarak her türlü düşmanca faaliyetlerinize en etkili şekilde cevap vereceğiz” dedi. 

Fırat Cerablus (Cewadira) Taburu, Ehrar Cerablus ve Siqûr Cerablus taburlarının birleşimiyle kurulan Cerablus Askeri Meclisi, Minbic kuzeyinde yapılan açıklama ile dün ilan edildi. Açıklama Askeri Meclis Komutanı Abdulsettar El Cadirî tarafından okundu. Cerablus Askeri Meclisi, QSD savaşçılarının desteğiyle Minbic’in kurtarılması ardından Türk devletinin bölgeye yönelik düşmanca uygulamalarına hız verdiğini hatırlatarak bir takım uyarılarda bulundu: 


Sessiz kalmayacağız 

“Türk devleti DAİŞ çetelerinin de içinde yer aldığı büyük sayıdaki diğer çete gruplarını harekete geçirerek, onları sınır hattına konuşlandırmış durumdadır. Amaçları, Suriye’deki huzuru bozmaya yöneliktir. Son süreçte bu uygulamalar artarak yaygınlaşmış durumdadır. Anlaşmalı kirli plan ile halkımızın kazanımları yok edilmek istenmektedir.

Suriye topraklarına ve halkına özellikle Cerablus’a yönelik düşmanca faaliyetler yürüten Türkiye’yi uyarıyoruz. Hiçbir kirli uygulamanıza ve düşmanca yaklaşımınıza karşı sessiz kalmayarak her türlü düşmanca faaliyetlerinize en etkili şekilde cevap vereceğiz. 


Kirli faaliyetlerinize son verin 

Halkımızı korurken uluslararası anlaşmalara bağlı kalacağız. Bu topraklar kimsenin vekalet savaşının meydanı olmayacaktır. Bölgeyi savunmak, halkımıza ve toplumumuza karşı taşıdığımız ahlaki ve en meşru insani devrimci görevimizdir. Bu yüzden saldırı içindeki tüm kesimleri uyarıyor ve saldırılara cevap vereceğimizi duyuruyoruz. Türkiye’nin emrinde hareket eden silahlı grupları gerçekleştirdikleri kirli faaliyetlere son vermeleri konusunda bir kez daha uyarıyoruz.”

Meclis açıklamasında ayrıca ABD öncülüğündeki koalisyon güçleri de verdikleri sözde durmaya çağrılarak, Türkiye’nin bölgeye karşı geliştirdiği müdahalelere engel olunması istendi.


ANHA/MINBIC





Türkiye’nin Cerablus planı 


Minbic Askeri Meclis üyesi Mistefa Minbic, Minbic zaferi ardından gündeme gelen Türkiye’nin Cerablus’a saldırı planına ilişkin şöyle dedi: 

*  Son günlerde Türk ordusu sınır hattında bir hareketlilik içerisinde. Aslında bu durum Minbic’in özgürleşmesinden bağımsız ele alınamaz. Anlaşılan şu ki DAİŞ çetesi ile Türk devleti arasında geçtiğimiz aylarda sergilen bir senaryo yenilerek tekrar devre konulmak isteniyor. 

* DAİŞ çetesinin Cerablus’tan Türkiye’yi vurduğu iddiası tamamen asılsızdır. Öyle DAİŞ çetesinin Türkiye’yi vurduğu yada vurma niyeti yoktur. Çünkü DAİŞ’i besleyen ve büyüten Türk devletidir. AKP hükümetidir.

* Bu senaryo ile amaçlanan şudur; DAİŞ çeteleri Türkiye’yi vuruyor denilecek, sınır hattında Türk ordusu hareketliliğini ve asker ve ağır silah sayısını artıracak. 

* Ardından DAİŞ çeteleri ile Suriye Ulusal Koalisyonuna bağlı çete grupları ile DAİŞ çetesi arasında çatışma süsü verilecek ve Cerablus SUK çetelerine devredilecek. Yani plan tam olarak bu. 

* Bununla aslında Cerablus’a yönelik olası bir özgürleştirme operasyonun önüne geçmek istiyorlar. Çünkü Türk devleti Cerablus’un devrimci, demokratik halk güçlerinin denetimine geçmesini ve özgürleşmesini istemiyor.





Sömürgeci ittifak


Demokratik Toplum Hareketi (TEV-DEM) Yürütme Kurulu üyesi Bedran Çiya Kurd, Hesekê’de yaşanan son durum, Şehba Bölgesi Türkiye-İran-Baas anlaşması konularını değerlendirerek Rusya ve ABD’nin tutumunu yorumladı.

TEV-DEM yürütme Kurulu üyesi Bedran Çiya Kurd ANHA’ya özel bir mülakat verdi. Çiya “Rojava’ya yönelik Hesekê’den Şehba’ya, Şêx Maqsûd’dan Efrîn’e planlı saldırılar yapılmaktadır. Bu saldırılar Baas Rejimi, İran ve Türkiye tarafından planlanmaktadır” diyerek söz konusu Kürtler olunca yılların düşmanlarının bir anda Kürde karşı dost olduğunu kaydetti. 

Minbic’in özgürleştirilmesinin amaçlarına bir adım daha yaklaştırdığını ifade eden Çiya Kurd, Türkiye ve Baas rejiminin bu nedenden ötürü korku ve paniğe kapıldıklarını kaydetti. Bedran Çiya Kurd şöyle devam etti: 


İşgal planları

“Başta Cerablus olmak üzere diğer bütün bölgelere göndermek üzere sınırlarında bu gruplara eğitim veren ve silahlandıran Türkiye aslında bir işgal planı hazırlığında. Türk Devleti Cerablus’a saldırıp orayı işgal etmeye çalışıyor. Baas Rejimi de Hesekê’de bazı bölgeleri işgal ederek Demokratik Suriye Güçleri’ni (QSD) oyalayıp Şehba Bölgesinde ilerlemesini önlemeye çalışıyor.” 


Hesekê ile Türkiye’ye mesaj

Çiya Kurd konuşmasının devamında, Baas rejiminin Hesekê’ye saldırarak İran ve Türkiye’ye kendisinin de Kürtlere karşı savaştığı mesajını verip Türkiye ile tekrar ilişkileri düzeltmeye çalıştığını ifade etti.

“Türkiye, İran ve Rusya Suriye’de bir çözüm geliştirmeye çalışıyor. Biz de açık bir şekilde Türkiye ve İran’ın sunacağı hiçbir çözüm projesini kabul etmiyoruz” diyen Çiya Kurd, her iki devletin de faşist ve ırkçı devletler olduğunu hatırlattı. 


Türkiye-İran-DAİŞ ve Baas

İran ve Türkiye’nin bölgede bir Kürt-Arap savaşı çıkarmak istediklerini dile getiren Kurd, Hesekê’deki olayların basit görülemeyeceğini ve ucunun Türkiye ve İran’a dokunduğunu ifade ederek “Bugün Hesekê’de savaşan grup Lübnan Hizbullahı değil, İran Hizbullahıdır. Şehba Bölgesinde de aynı şeyi yapmak istiyorlar. Bu arada Şehba Bölgesindeki Kürt halkını DAİŞ eliyle katliamdan geçiriyorlar. Bölgenin demografisini değiştiriyorlar” diye konuştu. 


ABD’nin etkisi görülmüyor

“Suriye devriminin başından beri bölgede ABD’nin ciddi bir gücü ve etkisi yoktur” belirlemesi yapan Çiya Kurd şöyle devam etti: “Suriye’deki olaylara ilişkin net bir tutumunu görmedik. Kendi çıkarı ve hesabına göre Baas rejimi, İran –Türkiye ve Rusya ile duruma göre tutumunu belirliyor.” 


Rusya’nın siyaseti iki yüzlü

Rusya’nın da Hesekê ve Şehba bölgesindeki gelişmelere sessiz kaldığını dile getiren Bedran Çiya Kurd, “Yaşanan son gelişmeler Rusya’nın Baas rejimi ve Türk devleti ile anlaştığını gösteriyor” diyerek ekledi: “Rojava’ya karşı yürütülen bu ikiyüzlü siyaseti yürüten Rusya’nın acilen tutumunu netleştirip Rojava halkının ve direnişinin yanında olduğunu göstermesi gerekir.”


Halkımız oyuna gelmesin

Demokratik Toplum Hareketi (TEV-DEM) Yürütme Kurulu Üyesi Bedran Çiya Kurd son olarak Kürt halkına ise şu çağrıda bulundu: “Baas rejimi ve Türkiye’nin uygulamalarına karşı uyanık olun ve savunma güçleri olan YPG/YPJ’nin yanında durun.”