
Gever’de AKP polisi tarafından katledilen Reşit İşbilir ve Veysel İşbilir’in cenazesi Wan’daki otopsi işlemlerinin ardından yüzlerce araçlık bir konvoyla Gever’e götürüldü. Görgü tanıkları, fotoğraflar ve görüntüler valiliğin açıklamasının aksine olayın infaz olduğunu ortaya koydu. BDP Eşbaşkanı Demirtaş ile onbinlerin katıldığı bir tören düzenlendi. Cenaze törenine de saldıran polis bir yurttaşı ağır yaraladı. Demirtaş, “Hesabı sorulacak” derken, KCK demokratik eylemleri yükseltme çağrısı yaptı.
Colemêrg’in (Hakkari) Gever (Yüksekova) İlçesi'nin Orman Mahallesi’nde 8 HPG’liye ait mezarlığın polislerce tahrip edilmesini protesto eden yurttaşlara Türk devlet güçlerinin saldırması sonucu Reşit İşbilir ve Veysel İşbilir isimli yurttaşlar polis tarafından katledildi. Katliamdan sonra ortaya çıkan tanık ifadeleri, fotoğraflar ve görüntüler, Hakkari Valisi ve hükümet medyasının polis noktasına ateş açıldığı yönündeki iddialarını yalanladı. Ayrıca Valilik tarafından basına dağıtılan görüntülerin geçen yıla ait görüntüler olduğu ortaya çıktı. Yüksekova Devlet Hastanesi’ne kaldırılan cenazeleri sahiplenen halka gaz bombaları ile müdahale eden polisler, hastanenin camlarını kırarak, uzun namlulu silahlarla havaya onlarca defa ateş etti. Olay yeri inceleme ekipleri ise olay yerine 16 saat sonra geldi.
‘Çatışmaya girdiler’
Hakkari Valisi’nin 1990’li yılların devlet katliamlarını örtmek için söylenen “Çatışmaya girdiler” açıklamasına karşın Reşit İşbilir’in göğsünden, Veysel İşbilir’in ise alnından vurulduğu açıkça görüldü.
Açık infaz var
Reşit İşbilir’in çırağı Diyar İşbilir, olay günü ustası ile beraber malzeme taşıdıklarını, saat 15.00 sularında yeğeni Veysel İşbilir ile iş elbiseleriyle dükkandan ayrılan ustasının bir buçuk saat sonra ölüm haberini aldığını söyledi.
Wan’daki Adli Tıp Kurumu’nda yapılan ön otopsi raporlarında Mehmet Reşit İşbilir ve Veysel İşbilir’in ateşli silah sonucu yaşamını yitirdiği kesinleşti. Raporda Mehmet Reşit İşbilir’in 6, Veysel İşbilir ise 2 kurşunla katledildiği belirtildi.
Sahte görüntü
Hakkari Valiliği tarafından basına dağıtılan görüntülerin ise olayı örtbas etmeye dönük olduğu anlaşıldı. Mehmet Reşit İşbilir ve yeğen Veysel İşbilir, polisin açtığı ateş sonucu 6 Aralık saat 16.00 ile 16.30 arasında yaşamını yitirirken, Hakkari Valisi’nin basına dağıttığı görüntülerin saati ise 16.57’yi gösteriyor. Fethullah Gülen Grubu'na ait Cihan Haber Ajansı tarafından servis edilen, çatıdan silahlı kişilerin ateş açtığına dair görüntülerin ise geçen seneye ait olduğu ortaya çıktı.
Cenaze töreni
Mehmet Reşit İşbilir (35) ile Veysel İşbilir'in (34) cenazeleri, otopsi için götürüldükleri Van'da işlemlerin tamamlanmasının ardından önceki gün öğlen saatlerinde konvoy ile Yüksekova'ya getirildi. Cenazeler Yüksekova Cengiz Topel Caddesi'ne getirilirken, cenazeleri karşılamak için toplanan sayıları onbine ulaşan kitleye polis saldırdı. Gençlerin de taş ve molotofkokteyli ile karşılık vermesi üzerine çatışma çıktı. Çıkan çatışmalar, BDP Genel Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, HDP Eşbaşkanı Sebahat Tuncel ve BDP'li milletvekilleri Esat Canan, Adil Zozani, Özdal Üçer ve BDP'li belediye başkanlarının ilçeye gelmesiyle son bulurken, yeniden toplanan kitle cenazeleri dini vecibeleri yerine getirmek üzere eski merkez camiine götürmek üzere yürüyüşe geçti.
Evlatları için yas tuttu
Burada dini vecibelerin yerine getirilmesi sonrası omuzlara alınan tabutlar defnedilecekleri Bajirge Mezarlığı'na doğru yola çıkarıldı. Omuzlara alınan tabutların üzerlerine Öcalan'ın posterleri ile PKK bayrakları serildi. Tabutların mezarlığa taşınması sırasında Van karayolu çift yönlü olarak kitle tarafından araç trafiğine kapatıldı. Mezarlığa doğru yapılan yürüyüş sırasında kitle tarafından hep bir ağızdan "Ey şehîd xwîna te erdê namine" , "HPG intikam", "isyan" sloganları atıldı. Kitlenin önünde yer alan gençler tarafından ise, İşbilir'lerin posterleri taşındı. Yine yürüyüşte yer alanlarda yakalarına katledilen amca-yeğenin fotoğraflarını taktı. Yürüyüş boyunca sloganlara ara verilen anlarda kitlenin önünde mezarlığa doğru hareket halinde bulunan anons aracından "Ey Reqip" marşı çalındı. Omuzlarda mezarlığa doğru taşınan cenazeler yol üzerinde bulunan yurttaşlarca da selamlandı. Yurttaşlar evlerinin balkonlarına siyah bezler ve sarı-kırmızı-yeşil flamalar astı.
Cemate ait bina taşlandı
Yürüyüş sırasında yaşanan katliama duydukları öfke nedeniyle kitle içerisinde bulunan gençler tarafından Gülen cemaatine ait olduğu belirtilen bir bina, molotof ve taş yağmuruna tutuldu. Buraya dönük yapılan molotoflu eylemden sonra gençler, mezarlığın hemen karşısında bulunan özel hareket polislerinin bulunduğu noktayı da taşladı. Kitlenin mezarlığa doğru akışı esnasında yüksek binaların üstüne ve tepelere çıkan polis ve özel harekatçıların ise, kitleyi kamerayla görüntüye aldığı görüldü.
'Hesabı sorulur'
Mezarlığa getirilen amca ve yeğenin cenazesi, yoğun kar yağışı altında yan yana toprağa verildi. Defin işlemleri esnasında aileler, yitirdikleri amca-yeğen için gözyaşlarına boğuldu. Törende yer alan Demirtaş ve Tuncel, burada ailelere sarılarak teskin etmeye çalıştı. Cenazelerin toprağa verilmesinin ardından Demirtaş mezar başlarında kısa bir konuşma yaptı. "Tüm Kürdistan halkının başı sağolsun. Biliyorum ki bugün Kürdistan'da ve dünyanın her yerinde yaşayan Kürtlerden birer parça daha koptu" diyerek sözlerine başlayan Demirtaş, kendilerinden parça koparanlardan, infaz yapanlardan, katliam dayatanlardan daha önce olduğu gibi bugün ve bundan sonra da olduğu gibi tek tek hesabını soracaklarını söyledi.
'Katliamcılar yanılıyor'
Kürt gençliğini, Gever gençliğini katliamla bitireceklerini, teslim alacaklarını sananların bir kez daha yanılacağının altını çizen Demirtaş, şöyle devam etti: "Gever'in ortasında iki genci iş elbiseleriyle katledenler, o katliamcı ve kanlı elleriyle Kürdistan gömülecektir ama Kürdistan ilelebet kalacaktır. Kürt gençlerini ulu orta katledip, çatışma diyenler bu halkın içine çıkacak yüzü bulamayacaklardır. Asıl terörist kar maskeleri ile hastaneyi basıp, işkence edenler ve şehitlerimizi yerde sürükleyenlerdir. Bu halkın öfkesi sizi boğacaktır. Bunlar demokrasiden nasiplerini almadıkları gibi İslamiyet'ten de nasiplerini almamıştır. Şimdi 'analar ağlamasın' diyenler Gever'e baksınlar. Gever'de analar ağlıyor. Böyle bir süreç, barış olmaz. Bu infazların hesabını elbet soracağız. Eğer hükümet infazların üstünü örtmeye çalışırsa yalanlara sığınırsa Gever halkı ve tüm Kürdistan halkı bu barış sürecine asala destek vermeyecektir."
'Buradaki devleti çek'
BDP Eşbaşkanı Demirtaş, Türk Başbakan Erdoğan'a da seslendi: "Eğer barış istiyorsan eli kanlı katilleri açığa çıkar. Buradaki çetelerden hesap sor. Buradaki paralel devlet, savaş için her şeyi yapıyor. Sizin polisleriniz, çeteleriniz acil servisi basarak işkence yapıyor. Böyle barış süreci olur mu?"
Mezarlık çıkışı saldırı
Konuşmaların ardından mezarlıktan çıkmak üzere kitle kapıya doğru hareketlendi. Fakat mezarlık çıkışında kitleye dönük ikinci bir polis saldırısı yaşandı. Polis, gaz bombası, tazyikli su ve plastik mermi kullandı. Mezarlıktan çıkan gençler de polise taşlarla karşılık verdi.
Çatışmalar şiddetlendi
Yaşanan bu olay ilçedeki gerilimi daha da arttırdı. İlçenin birçok noktasına barikat kurup ateşler yakan gençler ile polis arasında şiddetli çatışmalar cereyan etti.
1 yurttaş ağır yaralandı
Çıkan olaylarda Bêmal Tokçu (25) isimli bir yurttaş kafasına aldığı darbe ile ağır yaralandı. Yaralanan Tokçu'nun çevredekiler tarafından hemen Yüksekova Devlet Hastanesine kaldırıldı. İlk müdahalenin ardından Van'a sevk edildi. Bu saldırılar, ilçedeki tansiyonu iyice yükseltti. İlçenin tüm mahallerinde sokaklara çıkan yurttaşlar ile onlara saldırıyı sürdüren polisler arasındaki çatışmalar hala devam etti.
Polis çekildi
Bir süre sonra polisler ilçe merkezinden çekildi. Cengiz Topel Caddesi ve ara sokaklardan çekilen polis zırhlı araçlarıyla birlikte Eczaneler Sokağı'nda bekledi. Gençler ise Eski Cezaevi Kavşağı'nda yola barikat kurarak, mobese kameralarını kırdı.
HABER MERKEZİ