Türkiye’nin hamiliğini yaptığı çetelerin Halep’ten çıkarılması için neden bu kadar çok uğraştığı ortaya çıktı. Alınan bilgiye göre Halep’ten çıkarılan çeteler Bab’taki işgal operasyonuna aktarılacak. Türkiye’nin amacı çeteleri ile birlikte Bab’ı işgal ederek Kürt kantonlarının birleşmesini önlemek. 

Suriye rejimi ile müttefik kuvvetler, dört yıldır Türkiye destekli çetelerin işgalinde olan Halep’in doğusunda Salı günü ‘zafer’ ilan etmişti. Çeteler çok küçük bir alana sıkışırken, Türkiye’yle Rusya çetelerin yanı sıra yaralıların ve sivillerin tahliyesi için anlaşmıştı. Ancak Çarşamba günü varılan anlaşma kısa sürede çökmüş, çatışmalar yeniden başlamıştı. Gün içinde Türkiye, Rusya, İran ve ABD Dışişleri bakanları arasında yürütülen telefon trafiği sonrasında gece geç saatlerde yeniden uzlaşıldı. Ateşkes de sabaha karşı 02.30’da yeniden devreye girdi. Ateşkesin öngördüğü tahliyeler de başladı. 

İlk konvoya ateş açıldı

Ancak sabah saatlerinde, yaralıları taşıyan ilk konvoya ateş açıldı. Alınan bilgiye göre 1 sivil öldü, 2’si sivil savunma görevlisi 4 kişi yaralandı. Saldırının ardından konvoy kuşatma altındaki bölgeye geri döndü, tahliye de durdu. Rusya ve Türkiye’nin arabuluculuğuyla gerilim aşılınca tahliyeler öğleden sonra yeniden başladı.

5 bin çete ve ailesi çıkarılacak

Anlaşmaya göre önce yaralılar ardından ise çeteler ile aileleri kentten çıkarılacak. Rusya Savunma Bakanlığı, 5 bin çete unsuru ve ailesinin tahliyesinin başladığını duyurdu. Suriye devlet televizyonu da, tahliyeleri gerçekleştirecek yeşil otobüslerin Halep’in doğusuna girdiği görüntüleri yayınladı. 20 otobüsün, çetelerin işgalindeki bölgeye giriş yaptığı belirtildi. 

İdlib’e gönderiliyorlar

Çeteler Türkiye sınırındaki İdlib’e gönderilecek. İdlib şu anda Türkiye destekli El Nusra ve Ehrar El Şam’ın da aralarında olduğu çetelerin Suriye’de ellerinde kalan tek yer. 

Yeni anlaşmaya göre, İran’ın talebi doğrultusunda, Türkiye sınırında çetelerin işgalinde olan İdlib’teki yaralı Şii milislerin de tahliye edileceği açıklandı.

Kızılhaç devrede

Birleşmiş Milletler, Kızılhaç ile Türk Kızılay’ı da tahliye işlemine müdahil oldu. 200 yaralının Kızılhaç tarafından tahliye edileceği belirtildi. Kızılhaç bölgede 100 gönüllü ve 10 ambulansı hazır bekletiyor.

Kızılay da ambulans gönderdi

Şam Cephesi’nden (eski adıyla El Nusra) bir çete unsuru ise Türk Kızılayı’nın ambulanslarının da operasyona katıldığını söyledi. 

Reuters ajansı, Türkiye’den bir yardım konvoyunun da Cilvegözü sınır kapısından geçerek Halep’e doğru yola çıktığını duyurdu. Türkiye’ye ait TIR’ların içinde -daha önce olduğu gibi- gıda yerine silah çıkabileceği şüphesi uyandı.

Çeteler Bab’a sevk edilecek

Öte yandan Halep’ten çıkarılan bazı çetelerin Türkiye'nin işgal operasyonu olan 'Fırat Kalkanı’na katılacağı ortaya çıktı.  

Alınan bilgiye göre Halep’te bulunan çetelerden bazıları ayrılıp İdlip’e, oradan da Hatay üzerinden Kilis ve Antep’e geçecek. Türkiye’den Cerablus’a geçirilecek olan gruplar oradan TSK’nin Bab çevresinde sürdürdüğü ‘Fırat Kalkanı’ operasyonuna katılacak. 

Bab’e geçecek çetelerin sayısı ise "birkaç bin" olarak aktarıldı. 

Türkiye’nin derdi Kürtler 

Türkiye’nin amacı çeteleri ile birlikte Bab’ı işgal ederek Kürt kantonlarının birleşmesini önlemek. Ceyş El Suwar Genel Komutanı Salih Çepo da geçtiğimiz hafta Türkiye’nin Bab’ı işgal harekatının Rusya onaylı olduğunu belirterek, Bab’ın alınmasının iki kanton için de kesintisiz tehdit anlamına geldiğini söylemişti. 

Ceyş El Suwar: Türkiye Halep’i sattı

Çepo, Türkiye’nin Rusya ile yaptığı anlaşma ile Halep’teki hedeflerinden tamamen vazgeçtiği belirterek, "Türkiye Halep’i sattı, önümüzdeki dönemde İdlib’i de satabilir. Türkiye bütün bunları Şehba’ya karşılık yapıyor. Türkiye Şehba’ya kilitlenmiş durumda. Türkiye Şehba dışında Suriye’deki tüm hedef ve amaçlarından vazgeçti. Esad’ın gidişinden, Halep’i ele geçirmekten, tampon bölge oluşturmaktan Şehba karşılığında vazgeçti. Temel hedefi Rojava’da/Kuzey’de gelişen sistemin önünü almaktır" demişti. 

Ceyş El Suwar Genel Komutanı ayrıca Türk devletinin Halep’ten çıkarılması için uğraştığı El Nusra, Ehrar El Şam, Ceyş El Sunne, Feylak El Şam, Festakım gibi gruplar ile Sultan Muhemmed Fatih, Sultan Murad ve Türkmenistanlılardan oluşturulan Türkmen Cephesi unsurlarından oluşan 7 bin kadar çeteyi Bab’ta savaştırmayı hedeflediğini açıklamıştı.

Bab için onay veren güçlerin, Türkiye’nin Bab’ı alır almaz Efrîn ve Minbic alanındaki güçlere saldırma hesabını da bildiğini belirten Salih Çepo, buna rağmen verilen onayın başka hesaplar da barındırdığının altını çizmişti. 

Bab Askeri Meclisi:Kentimizi işgalcilerden kurtaracağız

Bab Askeri Meclisi ise Türkiye ile çetelerinin işgali girişimlerine karşı direnişini sürdürüyor. 

Bab Askeri Meclisi Genel Komutanlığı dün yaptığı açıklamada Suriye Ulusal Konseyi’ne (SUK) bağlı çete gruplarının yandaş devletler aracılığıyla bölgede bir komplo konsepti yürüttüğüne dikkat çekti ve ekledi: "Suriye halkların katledilmesi amacıyla başlayan komplo sürecindeki gruplar şimdi de SUK çetelerine destek verme çabasındalar."

Askeri Meclis, Bab bölgesini DAİŞ çeteleri ile işgalci güçlerden temizleyeceklerini belirterek bölge halklarına dayanışmayı büyütme çağrısında bulundu. 


 HABER MERKEZİ