Rusların hava desteği verdiği Suriye rejim güçleri, ülkenin güneybatısındaki Dera’nın üçte ikisini çetelerin işgalinden kurtardı. Yoğun bomardıman nedeniyle yüz binlerce kişinin göç yoluna düştüğü bölgede, Suriye askerleri Ürdün sınırına ulaştı. Çeteler 30’dan fazla yerleşim yerini savaşmadan Suriye rejimine teslim etti. Suriye’de rejim güçleri ve müttefiki Rusya, ülkenin güneybatısında Dera bölgesini elinde tutan Türkiye destekli çetelere yönelik yoğun bombardıman gerçekleştiriyor. Ürdün ve İsrail işgali altındaki Golan platosu ile sınırı olan Dera’daki bombardıman nedeniyle yüz binlerce kişi göç ederken, rejim güçleri ise Ürdün sınırına ulaştı. Dera’ya yönelik operasyon 19 Haziran’dan itibaren yoğunlaştırıldı. Suriye güçleri, Rusya’nın hava desteği ile operasyonları yürütüyor. Suriye rejimi, 2012 yılından bu yana ilk kez Şam ve bölgesini denetime aldıktan sonra, şimdi de Dera ve Kuneytra bölgelerini hedefine aldı. Ayaklanmaların beşiği Dera, Suriye’deki 2011’de başlayan ayaklanmanın beşiği olarak değerlendiriliyor. Bölgede özellikle Türkiye destekli silahlı çete yapılanmaları bulunuyor. Kısa bir süre önce ABD de söz konusu gruplardan desteğini çekmişti. Washington yönetimi, Suriye’nin olası bir operasyonuna müdahale etmeyecekleri mesajını göndermişti. Bir günde 2 bin 350 bombardıman Perşembe günü Dera benzeri görülmemiş bir bombardıman yapıldı. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’ne göre Suriye ve Rus güçleri bir gün içinde 2 bin 350 hava saldırısı ve topçu saldırısı gerçekleştirdi. Yüzlerce kişi öldü 19 Haziran’dan bu yana 150 ila 200 arasında sivilin öldüğü bildiriliyor. Bunlar arasında 60 kadın ve çocuğun da olduğu bilgisi veriliyor. 325 bine yakın kişi yerlerinden edildi Öte yandan Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği, Dera Eyaleti’ndeki yerleşim birimlerinden 325 bine yakın kişinin evlerinden kaçtığını açıkladı. Yüksek Komiser Filippo Grandi, yaptığı yazılı açıklamada 750 bin kişinin hayatının tehlikede olduğunu söyledi. Yerlerinden olanların çoğunlukla Ürdün sınırı yakınlarına sığındığını belirten Komiser Grandi, çoğunun zor ve güvenliksiz koşullarda yaşadığını kaydetti. Grandi, „60 bin kişi Ürdün ile olan sınırdaki geçiş noktasında kamp kurdu“ dedi. Müzakereler Suriye rejimi ve Ruslar bir yandan yoğun bombardıman gerçekleştirirken bir yandan da bu çete grupları ile müzakere turları yapıyor. Rusları, yeni bir görüşme tura başlaması bekleniyordu. Daha önceki görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanması ardından, Perşembe günü yoğun bir bombardıman yapılmıştı. Rejim ve Rusya’nın bu saldırısının çete gruplarını, Moskova’nın dayattığı şartları kabul etmeye zorlamak için olduğu yönünde yorumlar yapılmıştı. Rusya, rejim adına çetelerden silahsızlanmalarını istiyor. Çeteler de görüşmeye hazır olduklarını bildirirken, bunun karşılığında ateşkes istiyor. Çete grupları ayrıca, gerçek güvenceler ve BM çatısı altında yeni müzakereler talep ediyor. Sınır şeridi rejimin kontrolüne geçti Bu arada Suriye rejimi, dün sabah da bölgeye hava saldırılarında bulundu ve varil bombaları bıraktı. Ancak bir önceki güne göre yoğunluğun daha az olduğu bildirildi. Türk devletine bağımlı çete grupları ile anlaşmalar doğrultusunda ise Dera’da 30’u aşkın yerleşim yeri, rejimin kontrolüne geçti. Operasyonun ardından Dera’nın üçte ikisi rejimin kontrolünde. Daha önce sadece bu toprakların yüzde 30’u rejimin elindeydi. Rejim ayrıca üç yılı aşkın bir süre sonra ilk kez Dera bögesinin Ürdün ile olan sınırına da ulaştı. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, çetelerin 275 kilometrekarelik sınır şeridini rejim güçlerine bırakmak zorunda kaldığını söyledi. Astana’da ‘çatışmasızlık bölgeleri’ arasındaydı Dera’da yoğunlaşan savaş, Türkiye, İran ve Rusya’nın garantörlüğünü üstlendiği Astana Görüşmeleri’ne de ters düşüyor. Zira, 2017’deki Astana oturumlarında Dera, ‘çatışmasızlık ve gerilimi azaltma bölgelerinden’ biri olarak sunulmuştu. Türkiye’yi de etkileyecek Dera’daki operasyon ve bunun Suriye’de ileriye dönük yaratacağı etki kosunda gazeteci Halit Ermiş, 4 Temmuz’da Yeni Özgür Politika Gazetesi’ndeki köşesinde şunları yazmıştı: „Suriye’nin güneyinde, hatta güneydoğu ve güneybatısında yaşanan çetrefil durum sadece İran, Rusya ve ABD ile sınırlı kalmayacak veya sadece söz konusu hatla da sınırlı kalmayacak. Bu hatta güçler arasında varılacak anlaşma ya da yaşanan çelişki ve çatışmalar, kuzey Suriye’ye karşı ittifak kuran Rusya-Türkiye ilişkilerini de etkileyecek. Zira Türkiye tüm Suriye’de olduğu gibi, güney Suriye’de de çatışmaların ve kaosun derinleşmesi için kendisine bağlı çeteleri her fırsatta harekete geçiriyor. Bu durum Rusya-Türkiye ilişkilerini etkileyecek. Daha fazlası, Suriye güneyi üzerinden gelişen yeni saflaşmalar tüm bölgeyi etkileyecek düzeyde olacak.“ ANF/HABER MERKEZİ