
Suriye savaşının başladığı 2011 yılından itibaren resmi rakamlara göre, 90 bin 300 mültecinin yerleştiği Kilis, süreç boyunca DAİŞ, El Nusra, Ehrar El Şam ve MİT’in denetiminde olan diğer çetelerin üssü haline geldi. Kilis nüfusunun iki katına tekabül eden bu sayı beraberinde ekonomik ve kültürel birçok sorun getirdi. Kentte cihatçı-selefi çeteler mülteci nüfusun arasında çok rahat saklanırken, başta Avrupa ülkeleri olmak üzere dünyanın her yerine geçebiliyor. Kilis çarşısında Suriyelilere ait binlerce işyeri, yerleşik halkın dar olan iş piyasasını bitirdi. Bu işyerlerinin çoğunu çalıştıranın çete elemanları olduğunu söyleyen yurttaşlar, Nusra ve diğer çetelerin Öncüpınar Sınır Kapısı‘ndan, DAİŞ çetesinin ise Elbeyli ilçesine bağlı Seve köyü sınırından beslendiğini ileri sürdü.
Her tarafta çete var, polis yok!
Kent merkezinde çetelerin kullandığı iddia edilen Suriye plakalı lüks araçlar var. Dünyanın tamamı için tehdit oluşturan çetelerin cirit attığı kentte, neredeyse polise rastlamak imkansız. Kentliler, ortalıkta görünmeyen polislerin roketlere halkın isyanı başlayınca ortaya çıktığını, valilik binası, 7 Aralık Üniversitesi çevresi ve Cumhuriyet Meydanı’nda güvenlik önlemleri aldıklarını; vali ve belediye başkanının polis ordusuyla kentte dolaştığını söyledi.
Sınır kapısı çete hizmetinde
Kilis’te bulunan Öncüpınar Sınır Kapısı’nda sürekli ambulans ve cenaze aracı hareketliliği yaşandığı görülürken, Suriye tarafından yaşanan çatışmalarda yaralanan ve ölen çetelerin tedavi için Kilis Devlet Hastanesi ve İnsani Yardım vakfı (İHH) tarafından kurulan geçici sağlık merkezlerine taşındıkları saklanmayan bir gerçek. Sınır kapısı üzerinden TIR hareketliliğin yoğun olduğu gözlemlenirken, TIR’larda taşınan demir, çimento gibi inşaat malzemelerinin ne amaçla yıkımın ve savaşın devam ettiği Suriye’ye taşındığı merak konusu. TIR şoförleri daha çok çimento gibi inşaat malzemeleri taşıdıklarını söylerken, bazı şoförler silah taşıdıklarını, ancak saklandığını ifade etti.
Sınır kapısı etrafında hamallık yaparak geçinen yurttaşlar ise silahların yanı sıra otobüslerle çete taşındığına da şahit olduklarını belirtti. Yurttaşlar, çetelerin Mercedes Travego marka, camlarına siyah bant çekilmiş otobüslerle taşındığını söyledi.
DAİŞ’e yol Seve köyü
Kilis’in karşısındaki Ezaz’a bağlı İğde köyü Türkiye destekli çetelerin denetimindeyken, buna karşılık Elbeyli ilçesinin karşısındaki El Rai (Çobanbey), Soran, Dabık, Hütümilet, Axterin, Gandura köyleri ile Cerablus, Bab ve Mimbic kentleri DAİŞ çetesinin denetiminde. DAİŞ elemanlarının Elbeyli ilçesine bağlı Seve köyü üzerinden Türkiye’ye giriş çıkış yaptığını belirten yurttaşlar, silah sevkiyatının da aynı noktadan yapıldığını anlattı.
Sınır ticaretiyle geçinen köy sakinlerinden DAİŞ ile birlikte çalışan onlarca kişinin, hem silah ticareti hem de DAİŞ’e kuryelik yaptığını söyleyen yurttaşlar, Kilis merkez ve ilçelerine bağlı sınır köylerinde yüzlerce DAİŞ üyesinin olduğunu aktardı. Bu köylerde kendilerine taraftar bulduğunu, bazı taraftarlarını Seve köyü üzerinden karşıya çektiğini ifade eden yurttaşlar, bir yıl öncesine kadar DAİŞ çetelerinin açıktan bu çalışmaları yaptığını, ancak uluslararası politikadan zorlanan Türkiye’nin eski rahatlığı bırakmadığını söyledi.
ERDOÐAN ALAYUMAT/DİHA/KİLİS