Kürt gazeteci Berzan İso, Rojava'daki devrim sürecini ve PYD Başkanı Salih Muslim'in Türkiye ve İran'daki temaslarını değerlendirdi. Rojava'dan söz edilince direkt olarak açlığın, sefaletin ve tam bir savaş ortamının akla geldiğini; özellikle medya tarafından böyle bir izlenimin verildiğini aktaran İso, diğer bölgelerle ulaşımın zor sağlanması sebebiyle en önemli ihtiyacın ilaç alanında olduğunun altını çizerek, "Yaşanan çatışmalarda yaralanmalar oluyor. İçeride ilaç temin etmek zor. Rojava'daki bölgeler arası gidiş gelişlerde bazı bölgelerde El Nusra çetecilerden kaynaklı sıkıntılar var" dedi.


'Devrime tüm halklar katılacak'

Rojava'da geliştirilmek istenen projenin temelinde tüm halkları kucaklayacak demokratik bir devrimin olduğunu ifade eden İso, "Rojava deyince sadece Kürtler geliyor akla ama oluşturulan sistemde sadece Kürtler değil, Araplar Asuriler, Süryaniler, Keldaniler ve diğer halklar var. Bu devrimle birlikte bu harekete tüm halklar katılacaktır" değerlendirmesini yaptı. İso, Serêkaniyê bölgesinde oluşturulan meclis hakkında bilgi vererek, "11'i Arap, 11'i Kürt 11'i de Asurilerden oluşan bir meclis kurulmuş. YPG bünyesinde savunmalar oluşturulmuş. Bana göre devrim, bu paylaşım, ortaklaşma ve dayanışmadır" dedi.

Devrime herkes katılıyor

Rojava'daki bölgelerde her alanın kendi inisiyatifi ile demokratik oluşumlar ve savunmalar oluşturduğuna dikkat çeken İso, Kobanî bölgesini örnek göstererek, "Kuzeyden Özgür Suriye Ordusu (ÖSO), bir taraftan çeteler bir taraftan başka gruplar Kürtleri yok etmeye yönelik saldırılar gerçekleştiriyor. Ancak orada bütün bu saldırılara karşı oluşturulan mekanizma çok üstün. Buna rahatlıkla devrim diyebiliriz. Orada kadın ve çocuklar tüm gücü ile mücadeleye katılıyorlar. Mevziler oluşturuluyor. Yollar kadınlar tarafından açılıyor. Savaşa gidemeyen kadınlar yemek ihtiyaçlarını gideriyor" diye kaydetti.

'YPG her alanda kontrol sağlıyor'

YPG'nin olduğu her alanda kontrollerin çok iyi sağlandığını ve aynı zamanda tüm bölgelerde oluşturulan komitelerle sorunların aşılmaya çalışıldığını belirten İso, şunları söyledi: "Mesela cepheye katılmak isteyen çok sayıda kişi var ama YPG her alanı kontrollü bir şekilde yönetiyor. Herkesi cepheye göndermiyor, içeride bırakıyor. Her alanda her konu için ayrı ayrı komiteler oluşturulmuş durumda. Sağlık, hizmet, temizlik, acil ihtiyaçlar ve diğer tüm yaşam alanları için komiteler oluşturulmuş. TEV-DEM, Rojava Meclisi, YPG'nin kuruluşu, 19 Temmuz devrimi, bütün bunlarla bu seviyeye geldi."
Devletlerin çeteler aracılığıyla birlikte inşa edilen bu devrimi ve bu demokratik süreci yıkmak için sürekli olarak saldırdığını kaydeden İso, "Özellikle Serêkaniyê'de defalarca kez bunu denediler. İnşa edilen bu süreci yok etmek için girişimde bulunuyorlar, ancak bu güne kadar başarılı olamadılar" dedi.

'Türkiye'den gidiyorlar'

İso, Türkiye'nin El Nusra ile bağlantısını ise, şöyle özetledi: "Çete üyelerinden biri ölüyor, bakıyorsun kimliğine Türkiye'de herhangi bir kentin nüfusuna kayıtlı. Sonra cenazesini alıp getiriyorlar, İHH bünyesinde yardım dağıtırken kazada öldü, diyorlar. Başka bölgelerden gelen görüntülere bakıyorsun Kürtlere karşı savaşanların içinde Türkiye'den gidenler var. Bunların belgeleri var. Adıyaman'dan Antep'ten Adana'dan gidenler var. Bunların dışında lojistik destek var. Sınırlar açılıyor, sınırdan çok rahat geçiyorlar."
Serêkaniyê'de sınır El Nusra elindeyken Türkiye'nin sessiz kaldığını ve bu durumdan rahatsız olmadıklarını anımsatan İso, "YPG o sınır hattını ele geçirince, Türkiye, sınır hattı tehlike oluşturuyor demeye başladı. Bütün bunlarda aslında Türkiye'nin o bölgedeki rolünü çok açık bir şekilde gözler önüne seriyor" dedi.

Salih Muslim'in temasları

"Salih Muslim'in Türkiye ve İran'a gidiş gelişleri aslında bu devletlerin amaçları Kürtleri Ortadoğu'da yaşanan savaşlarda taraf yapmaktır. Çünkü rejimler, çok açık bir şekilde ikili politikalar yürütüyor. Katliamlar geliştiriyor. Kürtler Ortadoğu'da birilerinin tarafı olmak istemiyor" diyen İso, Kürtlerin, bütün bu oyunları görerek hareket etmesinin ve her alanda diyalog yolunu açık tutmasını ise olumlu olarak değerlendirdi.



KADRİ ÖZKAN / SEVDİYE ERGÜRBÜZ/DİHA/İSTANBUL