Türk devleti, QSD güçleri karşısında yenilgiye uğrayan El Nusra ve Ahrar uş-Şam’a destek olmak için sınırdan Ezaz ve Efrîn bölgelerini obüs ve misket bombalarıyla yoğun şekilde vurmaya devam ediyor. Bombardıman yetmeyince Türk askerleri de Suriye'ye geçerek çete örgütlerin safında savaşmaya başladı. Ancak "Türkiye istediği kadar saldırsın, El Nusra ve DAİŞ'i yenmeden durmayacağız" diyen QSD güçleri, dün Kefer Naya köyünü çetelerden temizleyerek büyük bir başarıya imza attı. 


Artık doğrudan saldırıyor

YPG ile Ceyş El-Suwar güçlerinin Ezaz ve Tel Rıfat bölgesindeki ilerleyişini durdurmak isteyen Kürt ve insanlık düşmanı Türk devleti, güdümündeki çete örgütler bunu başaramayınca kendisi doğrudan saldırıya geçti. TSK sınırdan Ezaz ve Efrîn bölgelerini 40 kilometre menzile sahip obüsler ve misket bombalarıyla yoğun şekilde vurmaya devam ediyor. 


Saldırılar üç günü geride bıraktı

Cumartesi gününden beri Ezaz bölgesindeki saldırılarına aralıksız olarak devam eden TSK'nin vurduğu alanların ise YPG ile Ceyş El-Suwar savaşçılarından oluşan Demokratik Suriye Güçleri'nin (QSD) 11 Şubat'ta El Kaide’nin Suriye kolu El Nusra’dan aldığı Minag’taki stratejik askeri üs ile çevresindeki bölgeler olması dikkat çekiyor. Ezaz'a bağlı Minag, Kefer Antewan, Merinaz, Elqemiyê ve Malikiye köyleri ile Dêr Cemal kasabasını çete örgütlerden temizleyen YPG ile Ceyş El-Suwar güçleri şu anda ise Tel Rıfat'ın kapısına dayanmış durumda. 


Türkiye'nin derdi çeteleri korumak

YPG Efrîn Komutanlığı Sözcüsü Fırat Xelil de angajman yalanına sarılan Türkiye’nin yenilgiye uğrayan DAİŞ, El Nusra ve Ahrar uş-Şam çetelerine destek olmak için kendilerine saldırdığını vurguladı. "DAİŞ, El Nusra, Ahrar uş-Şam ve diğer terör örgütlerini Kürt halkının üzerine saldırtan Türkiye’dir" diyen  Xelil, "Türkiye’nin bize ve Demokratik Suriye Güçleri’ne saldırması bu terörist örgütlere verdiği somut desteğin göstergesidir. Türkiye, El Nusra’nın bölgeden çıkmasını istemediği için bombardıman yapıyor" dedi. 


Gece gündüz vuruyor

YPG Efrîn Komutanlığı Sözcüsü Fırat Xelil, Türkiye’nin sınırdan dün de kendilerine saldırdığını belirterek şöyle konuştu: "Türkiye bize ve Demokratik Suriye Güçleri’ne yönelik saldırılarını sürdürüyor. Gece gündüz bombardıman yapıyor. Şimdiye kadar belki binlerce top atışı yaptı. Saldırılar 3 gündür yoğun bir şekilde sürüyor. Şimdiye kadar YPG üyesi 2 kişi şehit oldu. Demokratik Suriye Güçleri’nden de yaralılar var."


2 savaşçının kimlikleri açıklandı

Öte yandan QSD Basın Merkezi ise dün yaptığı açıklamada Dêr Cemal'de şehit düşen 2 savaşçının kimliklerini açıkladı. Buna göre "Şilan Kobanê" kod adlı Efrîn doğumu Emîne Hisko ile "Mahsum Qorımqaz" kod isimli Halep doğumlu Mazlum Henan 14 Şubat'ta Türk ordusunun saldırılarında hayatını yitirdi. 


Obüs ve misket bombalarıyla vuruyor

Türkiye sadece Ezaz bölgesine değil Kürtlerin denetimindeki Efrîn Kantonu’na da saldırıyor. Türkiye Efrîn'e bağlı Tefercile, Kibar ve Meryemîn bölgesine bağlı birçok köyü bombalıyor. Bölgede görev yapan ANHA'nın muhabirleri TSK'nin obüs toplarının yanısıra kullanılması yasak olan misket bombalarını da kullandığını geçti. 


Bombardıman yetmeyince asker gönderdi

Ancak günlerdir süren bombardımanlar Kürtler ile müttefiklerini durdurmaya yetmeyince Türk askerleri de sınırı geçerek çete örgütlerin safında savaşmaya başladı. Alınan bilgiye göre yüzlerce asker yüklü miktarda cephaneyle Halep ve Ezaz'a geçti. Bilginin kaynağı Suriye İnsan Hakları Gözlemevi ile Esad rejimi yetkilileri. Gözlemevi, 350 Türk askerinin orta ve ağır silahlarla İdlib'teki Atme Sınır Kapısı'ndan Halep'e geçtiği belirtti. Sınırdan geçen askerlerin bir kısmının Tel Rıfat kasabasına yaklaştıklarını ve İdlib üzerinden Halep'in kuzeyine geçeceklerini aktardı. Esad rejimi de Bab El-Selam Sınır Kapısı'ndan 12 Doçka aracı ile birlikte 100 Türk askerinin Ezaz'a geçtiğini bildirdi.


Ne yapsa da QSD'yi durduramadı Kefer Naya köyü de alındı

Ancak Türk devletinin yoğun bombardımanı ve sınırdan çete örgütlere mühimmat ile koordinasyon ekibi göndermesi de YPG destekli Ceyş El-Suwar güçlerini durdurmaya yetmedi. Günlerdir bombardıman altında Ahrar El Şam ve El Nusra çeteleriyle savaşan QSD güçleri, dün Nubul ve Tel Rıfat kasabası arasındaki Kefer Naya köyünü çetelerden tamamen temizleyerek büyük bir başarıya imza attı. 

Bölgeden gelen haberlere göre şiddetli çatışmalar sonrasında kazanan QSD güçleri oldu ve Türkiye'nin maşası  Ahrar El Şam ve El Nusra çeteleri bölgeden tamamen çıkarıldı. Ancak QSD güçleri, tedbiren bölgede arama ve tarama faaliyetleri yaptı. 


 QSD Tel Rıfat'ta bastırıyor

Öte yandan Ezaz ile Tel Rıfat kasabası çevresinde QSD güçleri ile El Nusra ve Ahrar uş-Şam çeteleri arasında şiddetli çatışmalar dün de devam etti. QSD güçleri'nin kasabanın girişine kadar ilerleme sağladı. Gazetemiz baskıya girdiği saatlerde şiddetli çatışmalar devam ediyordu. 


Rus bombardımanları şiddetlendi

"Suriye'de ateşkes olsa da bombardımanlara devam edeceğiz" diyen Rusya'nın savaş uçakları da bölgedeki El Nusra ve Ahrar uş-Şam Ezaz ve Tel Rıfat'daki mevzilerini yoğun bir şekilde bombaladı. Rusya, Ezaz'daki 2 hastaneyi kullanılamaz hale getirince çeteler yaralılarını Kilis'e götürmek durumunda kaldı. 


 HABER MERKEZİ





Davutoğlu'na yanıt: Ezaz'dan çekilmeyeceğiz!


Türk Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun tehditlerine yanıt veren QSD ve MSD, "Çete örgütleri yenene kadar durmayacağız. Ezaz'dan da çekilmeyeceğiz" dedi.  

AKP Hükümeti Ezaz ve çevresini kafa kesen çete örgütlere teslim edene ve YPG ile müttefiklerinin ilerleyişini durdurana kadar saldırılarını sürdüreceğini açıkladı.  AKP'den dün bu içerikte çifte açıklama geldi. 


Davutoğlu asıl niyetlerini açıkladı

Hem Türk Başbakan Ahmet Davutoğlu hem de Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, hükümetlerinin asıl niyetini beyan etti. 

Davutoğlu hem Ukrayna’ya giderken uçakta hem de Kiev'de yaptığı basın toplantısında 'Ezaz’ın düşmesine izin vermeyeceğiz' dedi. 

Bu sözleriyle asıl amaçlarını da açıkça beyan eden Ahmet Davutoğlu konuşmasının devamında 'YPG Fırat’ın batısına Efrîn’in doğusuna geçemeyecek. YPG’ye gerekli olan yerde gerekli müdahale yapılacak. Minag havalanından çekilecekler, çekilmezlerse orası kullanılamaz hale getirilecek'  tehditlerini savurdu. 

Meclis'e bilgi veren Türk Savunma Bakanı İsmet Yılmaz da benzer açıklamalar yaparak 'YPG Minag Havaalanı’ndan çıkıp Ezaz ve çevresini terk edene kadar topçu atışlarının süreceği'ni duyurdu. 

 Ezaz'da ilerleyişini sürdüren YPG ile Ceyş El-Suwar'ı bünyesinde barındıran Demokratik Suriye Güçleri (QSD), 11 Şubat'ta stratejik önemdeki Minag üssü ile çevresindeki köyleri Türkiye destekli El Nusra, Ahrar uş-Şam çetelerinden alarak önemli bir kazanım elde etmişti. AKP şimdi bu bölgeleri QSD güçlerinden alarak yeniden güdümündeki çetelere teslim etmek için uğraşıyor. 


QSD: Yenene kadar durmayacağız

Ancak Türk devletinin yoğun saldırı altındaki QSD kesinlikle geri adım atmayacaklarını belirtiyor. QSD komutanlarından Tarık Ebuzeyt, "Türkiye istediği kadar saldırsın, biz teröristlerle mücadeleye devam edeceğiz. Ne olursa olsun bu savaşı durdurmayacağız. DAİŞ'i ve diğer terörist örgütleri bölgeden temizleyeceğiz" dedi. 


MSD:  Geri adım atmayacağız

QSD'yi de bünyesinde barındıran Demokratik Suriye Meclisi (MSD) Eşbaşkanı İlham Ehmed de Davutoğlu'nun açıklamalarına tepki gösterdi.

Türk Başbakan'ın Ezaz'dan sanki kendi ülkesinin bir parçası gibi söz ederek 'düşmesine izin vermeyiz' dediğine dikkat çeken Ehmed, Davutoğlu'na "Peki bu hakkı nerden aldın?" diye sordu. Bu açıklamaların Suriye'nin Türk devleti tarafından işgal edildiğinin göstergesi olduğunu vurgulayan Ehmed, "Türkiye'nin bölgeye müdahalesi yaşanan kaosu daha fazla derinleştirmekten başka işe yaramıyor" dedi. 

Davutoğlu'nun tehditlerine de yanıt veren MSD Eşbaşkanı saldırılara rağmen geri adım atmayacaklarının altını çizerek "Suriye halkları özgürleşinceye kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Ezaz'da da mücadele etme hakkımız var. Dışarıdan kimse bize sınır çizemez. Nerede çete gruplar varsa, MSD ve QSD oralarda mücadelesini sürdürecek" dedi. 


Rojava tek ses: Direneceğiz

Öte yandan Rojava'daki Kürt siyasi partileri de  Türk ordusunun Halep ve Efrîn'e yönelik saldırını ortak bir açıklamayla sert bir dille kınadı.Kürdistan Yeşiller Partisi, Kürdistan Değişim Partisi, Kürdistan Yenilikçi Hareketi, Kürdistan Emekçiler Partisi, Suriye Kürtleri Sol Partisi ve Rojava Ulusal Birliği'nden yapılan açıklamada, "Saldırılara karşı Kürt halkı korkusuzca direnmeye devam edecektir" denildi. 


Şehba Meclisi: QSD temizliği sürdürsün

Şehba Bölgesi Yürütme Meclisi de Türk devletinin işgal güçlerinin saldırılarını nefretle kınadı. Ceyş El-Suwar ve QSD'den bölgelerini çetelerden temizleme operasyonlarına devam etmesi talebinde bulunan Meclis, Türkiye'yi ise Kürdistan'daki katliamları gizlemek adına dışa yönelmekle suçladı.


AB de 'dur' dedi


ABD ve Fransa'nın ardından Avrupa Birliği ile Rusya'dan da Türkiye'ye "bombardımanları durdurun" çağrısı geldi. 

Türkiye'nin Ezaz'da ilerleyen YPG ve QSD'ye yönelik saldırıları tepki çekiyor. Saldırılar "DAİŞ'e alan açmak" olarak görülüyor. Önceki gece ABD ve Fransa, Türk hükümetinden YPG mevzilerine yönelik saldırının "hemen durdurulmasını" istemişti. 


Ateşkes kararı hatırlatıldı

Çağrılara rağmen ateşi kesmeyen Türk devletine dün ise Avrupa Birliği ile Rusya'dan tepki geldi.  

AB Güvenlik ve Dış Politika Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini geçen hafta Türkiye'nin de katıldığı Münih zirvesinde Suriye'de ateşkes ilan edilmesi kararı alındığını hatırlatarak "Sadece birkaç gün önce, Türkiye dahil hepimiz bir masanın etrafına oturduk ve gerilimi azaltmak ve ‘şiddeti durdurmak’ için adım atmaya karar verdik. Savaş açıkçası beklediğimiz bir şey değil" dedi. 

AB Dönem Başkanı Hollanda’nın Dışişleri Bakanı Bert Koenders de "Şiddetin durdurulması için bir plan yaptık ve sanıyorum herkes buna riayet etmek zorunda" diye konuştu.


Zaharova:  Kabul edilemez

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova da Türkiye'nin bombardımanlarını "kabul edilemez" olarak nitelendirdi. 

Dün Russia Today (RT) televizyonunun canlı yayınında konuşan Zaharova, ABD ile uluslarası toplumu da Türk devletinin yaptılarını görmezden gelmekle suçladı. 

Rus yetkili ayrıca Türkiye'nin bombardımanlarının Şam yönetimince Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne taşındığını  belirterek, " Bu konunun BMGK’de görüşülmesi için ısrarlı olacağız“ dedi. 






Siviller hedefleniyor 


Türk ordusunun yoğun bombardımanları sonucu hayatını yitiren sivillerin sayısı artıyor. Dêr Cemal'de iki çocuğun hayatını kaybetmesiyle sivil kayıpların sayısı 4'e yükseldi. 

Türk ordusunun dün gerçekleştirdiği saldırılarda Ezaz'a bağlı Dêr Cemal kasabasında biri 10 yaşında iki çocuk yaşamını yitirirken, onlarca sivil de yaralandı. Hafta sonu yapılan saldırılarda 2 sivil ile 2 savaşçı hayatını kaybetmiş, aralarında çocuk ile kadınların da bulunduğu çok sayıda kişi de yaralanmıştı. QSD savaşçıları Kilis sınırına 24 km uzaklıkta bulunan Dêr Cemal ve Minag bölgelerinde şehit düşmüş, sivil kayıplar ise Efrîn’e bağlı Meryemîn köyünde yaşanmıştı. 


Anne öldü çocukları yaralı

Pazar günü Türk ordusu obüsler ve misket bombalarıyla Fatima Qamis isimli bir anayı katletmiş ve çocuklarını da yaralamıştı. Fatima’nın kardeşi Mihemed Qasim ile 12 yaşındaki yeğeni Mihemed Qasim El-Umer de aynı saldırıda yaralandı. Küçük çocuğun hayati tehlikesi devam ediyor. Hastanede tedavi gören yaralılardan Sebhe Ehmed daha 4 yaşında, Ebîr Elî ise sadece 12'sinde. 


Vurulan köylüler Erdoğan'a tepki gösterdi

Kendi yarasına aldırmadan hastanede oğlunun başında bekleyen Mihemed Qasim ise "Bunun hesabını Erdoğan nasıl verecek?" diye sordu. Erdoğan'ı "ikinci Hitler" olarak nitelendiren Meryemînli Hesen Şêx Hesen de "Erdoğan vahşice bizi bombaladı" dedi.


Efrînli yetkililer yaralıları ziyaret etti

Öte yandan Efrîn Kantonu yetkililerinden oluşan bir heyet Türk ordusunun saldırıları sonucu yaralananları hastanede ziyaret etti. Efrîn Kantonu Yasama Meclisi Eşbaşkanları Hêvîn Reşîd ve Mihemed Sehîd Yûsif başkanlığındaki heyet yaralılara acil şifalar dilerken, Türk ordusunun saldırılarına da tepki gösterdi.  


Can kaybı artabilir endişesi

Türk ordusunun saldırıları gazetemiz baskıya girdiği saatlerde (18:00) devam ediyor. Ağır bombardıman nedeniyle can kaybının artmasından endişe ediliyor. Ayrıca Ezaz bölgesi ile Efrîn Kantonu'nda saldırılar nedeniyle evler dahil olmak üzere binalarda ağır hasar meydana geldi. Köylerde yıkımın maliyetinin yüksek olduğu öğrenildi.