
ERDOÐAN ALAYUMAT/DİHABER/HATAY
Suriye’de başlayan savaşla birlikte Özgür Suriye Ordusu (ÖSO), El Nusra (Tahrir El Şam), DAİŞ gibi çete gruplarının 2011 yılından bu yana geçiş güzergahı ve lojistik merkezi haline getirildi Reyhanlı. İlçe, aradan geçen zaman ile birlikte adeta İdlib kentinin bir ilçesi haline geldi.
Reyhanlı’ya hareket ederken yolun hemen sağ tarafında boylu boyunca uzanan ve tartışmaları da beraberinde getiren metrelerce yükseklikteki duvarlar dikkat çekiyor. Duvarların yanında belli aralıklarla kurulmuş gözetleme kuleleri bulunuyor. En çok dikkat çeken şey ise sınırın hemen öte yakasında duvara metrelerce uzaklıkta dikilmiş villalar. Villaların El-Nusra karakolları ve yine örgütün yöneticileri için yapıldığını öğreniyoruz. Türk yetkililerin sınırın hemen yanı başında üst düzey çete yöneticileri için yapılan villalara ses çıkarmaması şaşırtıyor. Sınırı, yolun hemen ilerisinde uzanan duvarları dikkatle izlediğimi gören ve büyük bir ihtimalle beni kaçakçı sanan minibüs şoförünün gülerek “Buralara bu kadar masraf yapıp bunca duvar ördüler; ama herkes elini kolunu sallaya sallaya gidip geliyor” demesi ise sınırdaki geçişlere ne denli göz yumulduğunu gösteriyor. Kaçakçı olmadığımı, gazeteci olduğumu öğrenen şoför bu kez de başlıyor askerin gözünün önünde yaşanan mazot ve insan ticaretini anlatmaya...
Halk konuşmaya korkuyor
İlçedeki halkın yaşanan durumdan hoşnutsuzluklarının bir diğer sebebi ise yaşanan göç ile birlikte ilçede palazlanan silahlı çetelerin varlığı. Görüştüğümüz esnaf ve yurttaşlar, kamera çekimi ya da fotoğrafa kesinkes karşı çıkarken, bu durumun sebebini de “Ters bir şey söylesek devlet alıp tutuklayacak. O olmasa da buradaki çeteler öldürecek” sözleri ile açıklıyor.
Efrîn’e saldırı olursa göç başlar
TSK’nin olası bir Efrîn saldırısını sorduğumuz halk ve esnaflar ise, “Türkiye’nin yandaşları olmalarına rağmen bu diğer çete grupları buralara geldi artık iş yapamaz olduk. Yeni bir savaş ya da saldırı ile artık tamamen yok olacağız” diyor. İlçede tarımsal ürünleri taşımacılığı yapan bir esnaf, hazırlıklar nedeniyle sınır hattında tarımsal faaliyet yapamayacak duruma gelindiğini vurgulayarak, “Yeni bir saldırı olursa ben ilçeden göç etmek zorunda kalırım” derken, çarşıda dükkan işleten bir başka esnaf ise, “Evde oturur açlıktan ölürüm” diyor.
Çeteler açık faaliyet yürütüyor
İlçede gezerken TSK’nin ittifak kurduğu ve Suriye’de katliam, tecavüz gibi insanlık dışı uygulamalar ile adını duyuran ÖSO’ya bağlı El-Nusra gibi çete örgütlerin varlığını görmek zor değil. Suriye savaşının başlamasıyla birlikte silahlı çetelerin üssü haline getirilen ilçede kaymakamlık verilerine göre 47 dernek kurulurken, bu derneklerin tamamının faaliyet alanı ise çete gruplarının bulunduğu Suriye’deki alanlar ve bu çeteler ile dayanışma. İlçede irili ufaklı kurulan bu derneklerin önlerinde ya da içlerinde uzun sakallı erkeklerin varlığı dikkat çekerken, hemen hemen her derneğin önünde ise bir çok plakasız araç bekliyor. Çoğu yardımlaşma adı altında kurulan bu derneklerdeki geçici eğitim merkezlerinde dini eğitimlerin verildiği ve çete gruplarının propagandasının yapıldığı belirtilirken, buraya ise kişilerin camları siyah otobüsler ile taşındığı görülüyor.
İlçenin hemen hemen her yerinde görülmesi mümkün eğitim ve sağlık merkezlerinin önünde bekletilen plakasız araçların ilçe sakinlerinde yarattığı tedirginlik göz ile görülürken, buralara komşu olan yurttaşlar ise evlerinin önünde beklemeye dahi çekiniyor. İçeride kimin olduğunu sorduğumuz çevredeki esnaf ve yurttaşlar, “Burada dinci grupların bulunduğunu devlet de, tüm Reyhanlı da gayet iyi biliyor” diyor.
Çok sayıda hastane kuruluyor
İlçede, dikkat çeken bir diğer detay ise hastaneler. İlçede söz konusu örgüt mensuplarınca açılıp işletilen dernekler kapsamında onlarca geçici sağlık merkezinin kurulduğu görülürken, ilçe girişindeki sınıra yakın bir noktada 150 yataklı yeni bir hastane kuruluyor. İlçede faal durumda bulunan özel bir hastanenin hemen yanında yeni bir hastane de kurulurken, ilçe merkezi ve sınır kapısı arasında bulunan sınır hattına yaklaşık 100 metre ötede bir tepeye geçici sahra hastanesi kurulacak.
İlçede bulunan ve güvenlik gerekçesiyle isminin açıklanmasını istemeyen bir kaynak ise, bu hastanelerin Efrîn işgalinde kullanılacağı ve tüm silahlı grupların burada tedavi edilip tekrardan karşıya gönderileceğini belirtti.
Yurttaşların artık kendilerini evlerinde bile güvende hissetmedikleri ilçede kurulan onlarca sağlık ve eğitim merkezleri, hemen hemen her gün ilçe merkezinden yaşanan sevkiyatlar ve grupların ilçe ve sınıra sıfır noktasına konuşlanmasına başlamasıyla, Reyhanlı için Efrîn işgali için geri cephe mi yapılıyor sorusunu akıllara getiriyor.