QSD Sözcüsü Mustafa Bali, tutuklu DAİŞ çetelerinin yargılanması için BM denetiminde bir mahkemenin kurulmasının en iyi yöntem olduğunu söyledi. QSD’nin tutukladığı çetelerin Almanya’ya getirilmesi konusunda ise hararetli bir tartışma var.
YPG ve YPJ’nin ana bileşeni olduğu Suriye Demokratik Güçleri (QSD), Cizre Hamlesi kapsamında Derêzor’da DAİŞ çetelerine son öldürücü darbeyi vurmaya hazırlandığı bir dönemde, ABD Başkanı Donald Trump’ın Avrupa ülkelerine seslenerek “Tutuklu DAİŞ’leri alın ve yargılayan” talebi, uluslararası alanda yoğun bir şekilde tartışılıyor.
QSD Sözcüsü Mustafa Bali, DAİŞ çetelerinin teslim edilmesi için Birleşmiş Milletler’in harekete geçmesini isterken, Alman medyası ve siyasi kesimleri ise Kuzey ve Doğu Suriye’de tutuklu Alman vatandaşı DAİŞ çetelerini almaya yanaşmayan Federal Hükümetini sorumluluğa davet ediyor.
Bali’den özel mahkeme talebi
Trump’ın Suriye’de QSD’nin yakaladığı DAİŞ çetelerinin vatandaşı oldukları ülkeler tarafından geri alınması için Avrupa’ya yaptığı çağrının yankıları sürüyor. Trump Almanya, İngiltere ve Fransa gibi Avrupalı müttefiklerinin DAİŞ’lileri geri alıp yargılamaması halinde söz konusu 800 çetesini serbest bırakmak zorunda kalacaklarını belirtmişti.
DAİŞ’in elindeki son toprak parçasını da özgürleştirerek Suriye’deki halklar adına zaferi yakın bir dönemde ilan edecek olan QSD’nin Sözsüsü Mustafa Bali, DAİŞ’li yabancı çetelerin Suriye’de yargılanması amacıyla uluslararası özel mahkeme kurulması için Birleşmiş Milletler’e çağrı yaptı. Bali, DAİŞ’lilerin bırakılmayacağını da belirtti.
Alman haber ajansı DPA’ya demeç veren Bali, şimdiye kadar DAİŞ’lilerin ülkelerinden geri alma yönündeki taleplere bir dönüş olmadığını da sözlerine ekledi.
DAİŞ çetelerini şu anda Kuzey Suriye’de yargılamanın mümkün olmadığını ancak BM çatısı altında bir çözümün ise herkesi memnun edeceğini söyledi.
Reuters’a konuşan QSD kontrolündeki bölgelerin Dış İlişkiler Sorumlusu Abdulkerim Ömer ise “DAİŞ’lileri serbest bırakmayacağız. Bunu asla yapmayız” ifadesini kullandı.
Ancak DAİŞ’lilerin vatandaşı oldukları ülkeler tarafından geri alınması gerektiği fikrine katılan Ömer, “Birçok ülke bunlarla işini bitirdiğine karar vermiş gibi duruyor. ‘Bırakalım da burada kalsınlar’ der gibiler. Ama bu çok büyük bir hata” dedi.
Ömer, Kuzey Suriye’ye dönük Türkiye tarafından düzenlenecek bir işgal saldırısı durumunda ise DAİŞ’lilerin bulundukları hapishanelerde kaçabilecekleri ve bu durumda bir kaosun çıkabileceğini vurguladı. Ömer, bölgedeki hapishanelerde tutulan yabancı çete ve bu çetelerin mülteci kamplarındaki eş ve çocuklarının sayısının her geçen gün arttığını belirtti. Hapishanelerde yaklaşık 50 ülkeden 800 kadar çetenin tutulduğunu söyleyen Ömer, kamplardaki aile ferdi sayısının ise 2 bin 200’den fazla olduğunu ifade etti.
Tutuklu çeteler Almanya’da yoğun tartışma konusu
QSD’nin elindeki Alman vatandaşı DAİŞ çetelerini Federal Hükümet almamak için kendine göre gerekçeler yaratırken, söz konusu çetelerin alınması için yoğun bir tartışma da gündemde.
Almanya’nın en büyük eyaleti Nordrhein Westfalen’ın (NRW) İçişleri Bakanı Herbert Reul, Der Spiegel’e yaptığı açıklamada “Yurt dışında tutuklu Alman cihatçıları geri almak zorundayız, bunun başka yolu yok. Ne Almanya ne de Nordrhein Westfalen Eyaleti bunu reddedebilir” dedi. Reul bunun için gerekli hazırlıkları yapmak gerektiğini belirtti.
Yeşiller Partisi’nden Omid Nouripour da Alman DAİŞ’lileri Almanya’ya geri alıp burada yargılanmalarını sağlamanın temelde doğru olduğunu söyledi. Nouripour Alman Ceza Yasası’nın bu kişilerin Almanya’da yargılanması için yeterli imkanları sunduğunu belirtti.
Alman İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Hristiyan Sosyal Birlik Partili milletvekili Stephan Mayer ise DAİŞ’lilerin toplu halde geri alınmasının söz konusu olmadığını belirterek, bu kişilerin bulundukları ülkelerde Alman vatandaşı olduklarını ispat etmeleri gereğini ileri sürdü.
Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) partili siyasetçi Armin Schuster de DAİŞ’lilerin toplu olarak geri alınamayacaklarını söyledi ve her vakanın ayrı ele alınması gerektiğini kaydetti.
Pazartesi günü de Almanya Dışişleri Bakanlığı, Suriye’de bir temsilciliklerinin olmadığını savunarak söz konusu çetelerini Almanya’da yargılanamayacaklarını ileri sürmüştü. Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas da DAİŞ’lilerin ülkeye getirilmesinin “Fevkalade zor” olduğunu söylemişti.
Basın sorumluluğa davet etti
Alman basını ABD Başkanı Donald Trump’ın Suriye’de tutuklu çetelerin Avrupa ülkeleri tarafından alınması yönündeki talebini sayfalarına taşıdı.
Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) Trump’ın çağrısı konusunda özetle şu yorumda bulundu: “Hiç olmazsa DAİŞ’lerin da pişmanlık duydukları ve ülkelerine dönmek istedikleri anlaşılıyor. Kimse onların isteğine kulak tıkamıyor. İdam cezasının kaldırılmış olması hiçbir hukuk devletinin insan hakkında nihai karar verme hakkı olmadığını gösterir. Almanya sorumluluğuna sahip çıkmakla diğer ülkelere de suç işleyen vatandaşlarını teslim almaları için mesaj vermiş olur.”
Leipziger Volkszeitung ise “Trump Suriye’den çekilme kararıyla Kürtleri tedirgin etti. Bu bakımdan Almanya, Fransa ve İngiltere’ye yaptığı DAİŞ militanlarını geri alma çağrısı Kürtlere gönderilmiş yarı ciddi bir dayanışma mesajı olabilir. Ancak Trump’ın şüphe götürür girişimi bu konuda harekete geçilmesi gerektiğini de unutturmamalı. Almanya ve diğer Avrupa ülkeleri sorumluluklarına sahip çıkmalıdırlar” ifadesini kullandı.
Almanya neden almak istemiyor?
Almanya Federal Hükümeti’nin DAİŞ’lileri almak istememesi değişik yorumları da birlikte getiriyor. “Federal Hükümet, DAİŞ’lileri güvenlik nedeniyle istemiyor” şeklinde bir yorum olduğu gibi “Federal Hükümetin DAİŞ’lileri alması, suçluların iadesi anlamında resmi prosedürlerin devreye konulmasını gerektiriyor. Ayrıca karşı tarafın tanınmasını da beraberinde getirdiği için Almanya bundan çekiniyor” şeklinde bir başka yorum da var. Son yorum gerçeğe biraz daha yakın görünüyor. Zira, Mart 2017’de Federal İçişleri Bakanlığı Almanya’daki PKK yasağını genişleterek, YPG/YPJ ve PYD ile flama ve bayraklarını da yasak kapsamına almış, bu yönlü genelgeyi eyaletlere göndermişti. Suçlu DAİŞ çeteleri kendi vatandaşları olsa da bunları karşı taraftan istemek, Almanya’yı zorlayacak gibi.
‘AB ortak karar alamaz’
Öte yandan Trump’ın Suriye’deki DAİŞ’lilerin alınmasıyla ilgili talebi şu ana kadar Avrupalı müttefiklerinden büyük oranda olumsuz yanıt aldı. Trump’ın sözlerini değerlendiren Avrupa Birliği (AB) Güvenlik ve Dış Politika Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini de konuyla ilgili AB’nin ortak bir karar alamayacağını söyledi. Brüksel’deki AB dışişleri bakanları toplantısının ardından konuşan Mogherini, konuyu her ülkenin kendi içinde ele alması gerektiğini ve yasaların ülkeden ülkeye farklılık gösterdiğini söyledi.
Mogherini, DAİŞ çetelerinin Suriye’de doğan çocuklarının nasıl ele alınacağı gibi sorunun hassasiyet içerdiğini, bu konunun da Trump’ın taleplerine bakılmaksızın AB içerisinde tartışıldığını söyledi.
Lüksemburg Dışişleri Bakanı Jean Asselborn bu sorunun bilincinde olduklarını ancak mantıklı bir çözüm bulmak için konunun tartışılması gerektiğini, Twitter üzerinden gündeme getirilmemesi gerektiğini belirterek Trump’ı eleştirdi. Avusturya Dışişleri Bakanı Karin Kneissl ise Trump’ın talebine anlam veremediğini, DAİŞ çetelerinin serbest bırakılmasının kimsenin yararına olmadığını söyledi.
HABER MERKEZİ
‘Fransa’ya gelen DAİŞ’liler yargılanacak’
Fransa Adalet Bakanı Nicole Belloubet, “Suriye’deki Fransız vatandaşı DAİŞ’li teröristlerin durumunu tek tek inceleyeceğiz. Fransa’ya gelenleri de yargılayacağız” dedi. Belloubet, France 2 televizyonunda yaptığı açıklamada, ABD’nin Suriye’den çekilme kararıyla bölgede yeni bir jeopolitik durumun oluştuğunu ifade ederek, ülkesinin tavrında bir değişiklik olmadığını belirtti. “Suriye’deki Fransız DAİŞ’li teröristlerin durumlarını tek tek inceleyeceğiz” diyen Belloubet, ülkeye gelenlerin de yargılanacağını ifade etti. Suriye ve Irak’ta, Fransa kökenli yaklaşık 150 DAİŞ’li olduğu ve bunların 50’sinin YPG tarafından tutuklandığı belirtiliyor.
PARİS