Almanya’da yaşayan ve çeşitli iddialardan veya cezalardan dolayı cezaevlerinde tutulan binlerce kişi bulunmaktadır. Bunların arasında bulunan yabancıların sayısı da az değildir. Zaman zaman tutuklulardan mektup alıyoruz. Bu tutuklular kendilerine özgü sorunları için bizden cevap beklerken, kendilerine kitap, dergi ve cd gibi yayınları göndermemizi rica etmekteler. Onların bu taleplerine ne yazık ki cevap olamıyoruz. Çünkü mevcut Alman Ceza İnfaz Kanunu’na göre herhangi bir kişi, tutuklu bulunan herhangi birisine istediği zaman ve istediği herhangi birşeyi, gerekli makamlardan önceden izin ve onay almadan, gönderemez. Tutukluların Avukatları üzerine istekleri için baçvuru yapmaları şarttır.
Önemli bulduğumuz bu konuya biraz daha açıklık getirmek ve tutukluların hangi haklara sahip olduklarını kısaca belirtmek için bunu köşemizin yazısı olarak düzenlemeyi uygun gördük:
Tutuklu vatandaşların hakları:
Tutukluların hakları, ceza soruşturmalarının ve davalarının etkilenmemesini sağlama mülahazasıyla, hükümlülerinkine oranla çok kısıtlı tutulmuştur. Gerek soruşturmanın sürdüğü sırada, gerek davanın açılışını izleyen dönemde ziyaretler yetkili mahkemenin iznine bağlıdır (soruşturmanın sürdüğü sırada, tutuklama hakimliği haberleşme ve ziyaret denetimini savcılığa bırakmış ise, ziyaret için savcının izni de yeterli olabilmektedir). Ziyaret sırasında, soruşturmayla ilgili konular konuşulamamaktadır. Görüşmede, bir cezaevi görevlisi ile bir tercüman bulunmaktadır. Tercüman, soruşturmayla ilgili bir konunun açılması halinde, bu durumu derhal cezaevi görevlisine bildirmek zorundadır. Ayrıca, tutuklunun haberleşmesi de mahkeme tarafından denetlenmektedir. Bu çerçevede, soruşturmanın selameti için sakıncalı görülen yazı ve benzeri malzeme tutukluya verilmemekte, tutuklunun yazdıklarına el konulabilmektedir. Tutuklunun Almanca dışında bir dille yazdığı veya kendisine gelen bir mektup, tercümana incelettirilmekte, sakıncalı bir husus olup olmadığı araştırılmaktadır. Tutuklu ilke olarak telefonla konuşturulmamakta, ancak başka bir haberleşme olanağı olmadığı takdirde veya çok önemli bir gerekçeye bağlı olarak, telefon imkanı tanınabilmektedir.
1) Ziyaret, mektuplaşma ve telefon görüşmesi imkanları:
Yabancı kökenli hükümlü ve tutukluların kendi anadillerinde görüşme, mektuplaşma ve telefon görüşmesi yapma hakları vardır. Bu hak, ancak kanunun belirttiği olağanüstü durumlarda sınırlanabilir. Keyfi sınırlandırmlar için mutlaka bir avukatı devreye koymak gerekir.
Alman Ceza İnfaz Yasası’nın 24. maddesine göre, her hükümlünün ayda bir saat ziyaretçisi ile görüşme hakkı vardır. Bu süre, cezaevlerine ve eyaletlere göre değişmektedir. Ayrıca, hükümlünün izin kullanamaması veya dışarıya izinli çıkamaması halinde, bu sürenin ayda 4 saate kadar çıkartılması da mümkündür. Bunun dışında, hükümlünün topluma yeniden kazandırılmasını sağlayacak, iyileşmesine, şahsiyetinin gelişmesine hizmet edecek ziyaretler infaz kurumunca teşvik edilir. İnfaz kurumları, evli çiftlerin veya ortak çocuk sahibi kimselerin ziyaret süresinde biraz daha esnek davranabilmekteler. Yine, aynı yasanın 25. maddesi, hükümlünün hapishane düzen ve güvenliğini tehlikeye düşürmesi veya ailesinden olmayan bir ziyaretçinin hükümlü üzerinde olumsuz etkiler yapması gibi durumlarda, cezaevi müdürüne ziyareti yasaklama yetkisi verilmektedir.
Alman ceza infaz sisteminde, hükümlülerin mektuplarında veya telefon konuşmalarında Almanca dilini kullanma zorunluluğu yer almamaktadır. Ancak bununla beraber, İnfaz Yasası’nın 31. maddesi, hapishane yönetimine yabancı dillerde gelen ve giden mektuplara el koyma yetkisini tanımıştır. Hem mektubu yazanın, hem de mektubu alanın Almanca bilmemesi halinde, hapishane yönetiminin Almanca konusunda ısrar etme hakkı tartışmaya açılabilir. Hapishane yönetimi haklı gerekçelerle, mesela suç işlenmesi söz konusu ise, belirli kişilerle yazışmayı yasaklayabilir. Bu tür uygulamalar, yani telefon ve mektuplaşma konusunda Eyaletler ve hatta infaz kurumları yer yer farklı olabilmektedir. Ancak buna rağmen hükümlülerin telefonla görüşmelerine izin verilirken, telefon konuşmasının kontrol edilmesi halinde, görüşmeden önce bu durumun hükümlüye bildirilmesi gerekmektedir. Böyle bir kontrol, yazışma ve ziyaretler konusunda da olduğu gibi, cezaevi yönetimi açısından haklı gerekçelere dayandırılmalıdır.
(Haftaya devam edecek…)
YEK-KOM Beratungsstelle/
Adres: Graf Adolf Str.
70a,40210 Düsseldorf
hukukyardim@gmx.net
Tel: 0211 830 29 25
Ceza ve Tutukevlerindeki Haklar -1