
Ölümle yüz yüzeler
Cezaevlerindeki işkence taciz, sürgün ve hak ihlallerinin artışına dikkat çeken Sarıyıldız, ihlallerin hasta tutsaklar üzerinde olumsuz etki yarttığını vurguladı. Sarıyıldız, ‘’Yüzlerce arkadaşımız şu an kanser hastalığıyla cezaevinin kötü koşullarında mücadele etmeye çalışıyor. Yine değişik hastalıkları bulunan yüzlerce arkadaşımız bu olumsuz şartlarda hayatta kalmaya çalışıyor. En son yapılan araştırmada, ağır hasta olan 660 arkadaşımız bulunmaktadır, bunlardan 100’e yakını da ölümle yüz yüzeler. Bu durumun bütün toplumu rahatsız etmesi ve halkın bu yaşananlara karşı sesini yükseltmesi gerekir” dedi.
Serbest bırakılmalı
Sarıyıldız, çözüm sürecinin bir gereği olarak, hasta tutsakların serbest bırakılması gerektiğinin altını çizdi. Hasta tutsakların durumuna ilişkin Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’la gerçekleştirdikleri görüşmeye değinen Sarıyıldız, şunları aktardı: “Arınç’ın hasta tutsakların durumlarından haberdar olmaması ve hayretler içinde kalması bize samimi gelmedi. Kendisine de ilettik, hasta yoldaşlarımız özgürlüklerine kavuşmadan kimsenin samimiyetine inanmayız.’’
Cezaevleri öldürüyor
BDP Şırnak Milletvekili Selma Irmak ise, Türkiye’deki zindanların insan sağlığı ve psikolojisini tahrip ettiğini dile getirerek, “Türkiye cezaevleri insanları yavaş yavaş öldüren şartlarla donatılmış ve bu amaçla inşa edilmiş mekanlardır. Bununla birlikte Kürdistan ve Türkiye topraklarında bulunan cezaevlerinin koşulları farklılıklar göstermektedir. Yine siyasi tutsakların kaldığı mekanların koşulları daha da ağırlaştırılmış biçimdedir’’ diye belirtti.
‘Kamuoyu sessiz kaldı’
Hasta tutsakların durumunu her gün sokaklara çıkıp haykırmak gerektiğini kaydeden Irmak, “Son dönemlerde tabutları cezaevlerinden çıkardığımız yoldaşlarımız oldu ve bütün kamuoyu buna karşı sessiz kaldı’’ dedi. Hasta tutsakların cezaevlerinde bedenini yavaş yavaş eritilip ölüme mahkum etmesine asla izin vermeyeceklerini belirten Irmak, “Cezaevlerinden çıkacak her tabutun sorumlusu kamuoyu ve bu uygulamalara sessiz kalan tüm kesimlerdir. Zindanlardan çıkacak tabutlar, dışarda olan insanların vicdanlarının tabutu olacaktır” diye konuştu.
Adli Tıp en vicdansız kurum
Son yıllarda yaratılan kötü koşullar nedeniyle cezaevlerinde hasta tutsakların sayılarının giderek arttığına işaret eden Irmak, cezaevlerindeki Adli Tıp Kurumu ve doktorların ideolojik ve siyasi yaklaştıklarını, hasta tutsakların tedavi edilmediğini belirtti. Acilen ameliyat olması gereken tutsakların, ameliyat olması için alması gereken sevkler aylarca sürdüğüne işaret eden Irmak, “Bu sistemin içindeki kurumlardan en vicdansız kurum olma özelliğini taşımaktadır. Çok ağır hasta yoldaşlarımıza verilen adli tıp raporuna rağmen devletin hukuktan yoksun mahkemeleri, son günlerini aileleriyle birlikte geçirmeleri gereken hastaların tahliyesine izin vermemektedir” dedi.
Komisyon kurulacak
Irmak, hasta tutsakların özgürlüğüne kavuşması için her türlü eylemsellikte bulunacaklarını vurgulayarak, bu konudaki BDP bünyesinde tüm sivil toplum örgütlerinin de yer aldığı bir komisyon kuracaklarını ve kapsamlı bir rapor hazırlayarak, yasal düzenlemelerin yapılması talebiyle ilgili bakanlıklara sunacaklarını aktardı. Irmak, ‘’Var olan mekanizmanın kaldırılması, Adlı Tıp Kurumu’nun devreden çıkarılması gerekmektedir. Bu bağlamda sorunların giderilmesi ve koşulların düzeltilmesi için elimizden geleni yapacağız” diye ekledi.
VELAT ÖZER/DİHA/ŞIRNAK