
Korku dolu bir yaşam...
Bu ve buna benzer dava ve süreçlerin gözaltına alınan ya da tutuklanan çocuklarda kendini güvensiz hissetmelerine, polis, devlet, cezaevi gibi kavramların endişelenmelerine neden olduğunu ifade eden Bek, “Gözaltına alınma, polis tarafından dövülme gibi bir korku ve endişe içerisinde yaşıyorlar. Yeni bir yargılama, yeniden cezaevine girme endişesi ya da sürekli polis tarafından baskı altında yaşamaları neticesinde elbette başta toplumsal ve siyasal nedenler olmak üzere bu çocukların dağa çıkmasında etkili oluyor. Yasal düzenlemeler yapılmış olsa da anlaşılan o ki bu amaçlar hasıl olmamış. Yasal düzenlemelere rağmen çocukların dağa çıkması ve gençlerin legal alanda kendilerini güvensiz hissetmesinin önüne geçilebilmiş değil” dedi. Ülke ve toplum açısından gençlerin bu şekilde yaşamını yitirmesinin bir kayıp olduğunu söyleyen Bek, bunun önüne geçilebilmesi için köklü yasal değişikliklere ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Suçlu damgası vuruluyor
Son aylarda gündeme gelen Dersim’in Hozat İlçesi'ndeki fişleme olaylarının sadece oraya özgü bir durum olmadığını, bunun her yerde yapıldığına işaret eden Bek, “Bugün Çukurova'ya da diğer illerde bu tür olaylara katılan çocuk sürekli polisin baskısını üzerlerinde hissediyorlar. Yolda polis ile karşılaştıklarında oradan uzaklaşma ihtiyacı duyuyor. Düzenli bir işte çalışamıyorlar, eğitimlerini sürdüremiyorlar. Öncelikle bu çocuklar üzerinde suçlu muamelesinin kaldırılması gerekiyor" dedi.
METİN İNAN / DİHA/ADANA