
Cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine her gün yenisi eklenirken, AKP Hükümeti ise cezaevlerindeki doluluğu tutukluluk rejimine dönüşen yasaları değiştirmek yerine yeni cezaevleri ile aşmaya çalışıyor.
Türk Başbakan Recep T. Erdoğan'ın gittiği her yerde "müjde" olarak duyurduğu yeni cezaevlerine ilişkin Adalet Bakanı Sadullah Ergin geçtiğimiz günlerde açıklama yaptı. Ergin, cezaevlerindeki doluluğu örnek göstererek, bunun için 153 yeni cezaevi açılacağını duyurdu. Cezaevlerinde bulunan tutuklu ve hükümlü sayısının AKP Hükümeti döneminde ciddi oranda artış göstermesi ise dikkat çekiyor. AKP'nin iktidar olduğu 2002 yılında cezaevlerinde bulunan tutsak sayısı 59 bin 187 olurken bu sayı 2012'de 125 bin 100 kişi oldu.
Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü'nün en son 31 Mayıs 2012 tarihinde açıkladığı istatistiklerine göre, bunlardan 111 bin 921'i adli, 8 bin 995'i siyasi, 2 bin 391'i "çıkar amaçlı suç örgütü mensubu", bin 793'ü ise suç grubu bilinmeyen tutsaklar. Cezaevlerinde bulunan 125 bin 100 tutsağın 115 bin 556'sı kapalı ceza infaz kurumlarında, 8 bin 816'sı açık ceza infaz kurumlarında, 728'i ise çocuk ceza infaz kurumlarında kalıyor. İstatistiklere göre, cezaevlerinde 8 bin 518 tutsak ise kapasite fazlası durumunda.
Yenileri yolda!
Türkiye'de 328'i kapalı olmak üzere toplam 377 cezaevi var. Adalet Bakanı Sadullah Ergin, 5 yıl içinde 153 yeni cezaevi yapacaklarını duyurdu. Bunlardan 41'inin yapımı devam ediyor. Yeni yapılan cezaevi ile birlikte 106 bin 831 kişilik ek kapasite ile daha artmış olacak. Cezaevlerinin toplam kapasitesi 2013'te 145 bine, 2014'te 172 bine, 2015'te 185 bine, 2016'da 192 bine, 2017'de de 215 bine çıkartılacak.
AKP hükümetinin cezaevlerine ilişki izlediği politikaları Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Genel Sekreteri Metin Bakkalcı, DİHA'ya değerlendirdi.
İhtiyaç yaratılacak
Bakkalcı, cezaevlerinde tutuklu hükümlü sayının kısa bir dönemde bu kadar artmasının ülkedeki bütün alarm sistemlerini çalıştırması gerektiğinin altını çizerek, "2005'ten sonra bu ülkede ne oldu ki bu kadar artış oldu? Buna bir çare bulmamız gerekirken, Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in yeni cezaevi söyleminin anlamı 2018 yılına kadar cezaevlerindeki nüfus oranının 250 bine dayanması demektir. Bu kapasiteyi niye arttırıyor? Demek ki, bir ihtiyaç yaratılacak. Bu ihtiyaç nasıl yaratılacak? Demek ki sistemin kendini yeniden üretebilmesi açısından yeni bir artışın olması gerekiyor. Bu öteki denilen kişilerin daha fazla cezaevine girmesidir. Bu dünyada örneğine rastlanacak bir şey değildir" değerlendirmesinde bulundu.
Bakkalcı, Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in "yeni cezaevleri yapılacak" söylemini çok kolay söylediğini belirterek, "Bunu ne kadar kolay bir şekilde açıklıyor. Bunun için ülke olarak ayağa kalkmamız, silkinmemiz gerekiyor. Bu bir kabus senaryosudur. Bunun özünde insanı yok etmek var. İnsanları birilerinin dünyasının dışına itmek var" dedi.
DİHA/ANKARA