DENİZ TEKİN/MA/ANKARA

Türkiye'deki bir çok cezaevinde uygulamaya konulan "ayakta askeri nizamda sayım yapılması" uygulamasına dayanak gösterilen Adalet Bakanlığı genelgesi ortaya çıktı.

Adalet Bakanlığı Ceza Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü'nün, tutukluların "belli bir nizamda ayakta görülecek şekilde sayımın yapılması" için Şubat’ta gönderdiği genelgede siyasi tutuklulara özel önem gösterilmesi istendi.

Adalet Bakanlığı Ceza Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü'nün talimatıyla Şubat ayında Türkiye'deki bir çok cezaevinde uygulamaya konulan "ayakta askeri nizamda sayım yapılması" uygulamasına dayanak gösterilen bakanlık genelgesi ortaya çıktı. Özellikle siyasi tutukluların kaldığı cezaevlerinde devreye konulan bu uygulama nedeniyle birçok hak ihlali yaşanıyor. Birçok cezaevinde uygulamayı onur kırıcı bulan tutuklular, gardiyanlar tarafından feci şekilde darp edilip, saçlarından çekilip tek kişilik hücrelere konularak haklarında disiplin soruşturması başlatılmıştı. Özellikle Osmaniye 1 ve 2 Nolu, Erzincan E Tipi, Elazığ T Tipi ve Karaman cezaevlerinde ayakta sayıma karşı çıkan birçok tutuklu yaralanmış, bazıları başka cezaevlerine sevk edilmişti. Bu uygulama nedeniyle yaşanan hak ihlalleri Meclis gündemi ve insan hakları kurumlarının raporlarına da yansımıştı. Yine tutuklular bu dayatma nedeniyle açlık grevi ve görüşe çıkmama gibi eylemler başlatmıştı.

Siyasi tutuklulara dikkat!

Genelgede, “sayım yapacak personele yönelik saldırı, rehin alma gibi eylemlerin önlenmesi” amacıyla sayımların odanın alt katında belli bir nizamda ayakta görülecek şekilde alınması emri verildi. Genelgede, ayakta sayım sırasında çıkacak olası olaylara karşı özellikle siyasi tutuklulara dikkat edilmesi uyarısında bulunuldu. Adalet Bakanlığı Ceza Tevkif Evleri Genel Müdürü Şaban Yılmaz imzasıyla 7 Şubat 2018'de tüm illerdeki Cumhuriyet Başsavcılıklarına gönderilen "77204178-207.99/1723/19321" sayı "Ceza İnfaz Kurumlarında Sayımlar" konulu yazı şöyle:

 “Ceza İnfaz Kurumlarında yapılan sayımlarda uygulama birliğinin sağlanabilmesi için bazı hususların hatırlatılmasının faydalı olacağı değerlendirilmektedir.

Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzüğün ‘Arama,  Güvenlik,  Tatbikatın ve Sayımın’ başlıklı 46. Maddesinin 6'ncı fıkrasında ‘Sayımlar, Tüzüğün 22'nci maddesinde belirtilen görevliler tarafından, 4'lü vardiya hizmetinin uygulandığı kurumlarda sabah, akşam ve gece olmak üzere günde 3 kez, diğer vardiya hizmetlerinin uygulandığı kurumlarda ise her vardiya değişiminde yapılıyor.’ Yedinci fıkrasında ‘İdare tarafından uygun görülmesi durumunda, her zaman sayım yapılabilir. Olağanüstü durumlarda kurum en üst amirinin talebi, Cumhuriyet Başsavcısının oluru ile dış güvenlik görevlileri sayımlara katılabilir.’

 Sekizinci fıkrasında ‘Sayımlar, yatma planları da göz önünde bulundurularak odalarda yapılır. Sayımın yapılış şekli, kurum güvenliğinin tehlikeye düşürmeyecek bir biçimde odada bulunan hükümlülerin sayısı, dikkate alınarak idare tarafından belirlenir.’

 Dokuzunca fıkrasında ‘Arama ve sayımlar sırasında insan onuruna saygı esastır’ hükümleri yer almaktadır. Ayrıca ceza infaz kurumlarında sayımlar insan onuruna saygı çerçevesinde ne şekilde yapılacağı kurum idaresince belirlenerek anılan tüzüğün ilgili maddeleri uyarınca yapılmaktadır. Bu kapsamda;

 1- Personele yönelik saldırı, rehin alma gibi eylemleri önlemek amacıyla sayımların, odanın alt katında tüm hükümlü /tutuklular belli bir nizamda ayakta görülecek şekilde alınması,

 2- Hastalığı bilinen veya doktor tarafından yatak istirahati verilen hükümlü /tutukluların ise sağlık durumları göz önünde bulundurularak ayakta ya da fiziki mekan zorunluluğu şartı aranmaksızın sayılması,

 3- Son günlerde yaşanan terör olayları nedeniyle üzücü bir olaya sebebiyet verilmemesi için sayımlara yeteri kadar personel ile girilmesi,

 Hususlarında; bilgi ve gereği ile keyfiyetin mülhakatınız Cumhuriyet Başsavcılıklarına ve ceza infaz kurumu müdürlüklerine tebliğine önemle rica ederim."

Hasta tutsaklar 21 gündür açlık grevinde

Menemen R Tipi Kapalı Cezaevi’nde talepleri karşılanmadığı için 21 gündür açlık grevinde olan 4 ağır hasta tutsak ile görüşen Avukat Zafer İncin, Ehmedê Xemî ve Yusuf Bulut’un kullanması gereken ilaçları da kestiğini söyledi.

İzmir- Menemen R Tipi Kapalı Cezaevi’nde ağır hasta tutsaklardan Ergin Aktaş, Yusuf Bulut (68) ile Kuzey Suriyeli Dicle Bozan ve Ehmedê Xemî (18), tedaviye ulaşma haklarının kısıtlanması, maruz kaldıkları ayrımcılık ve uygulamalar nedeniyle 20 Nisan’da başlattıkları açlık grevi eylemlerini sürdürüyor. Açlık grevleri 21’inci gününe giren 4 ağır hasta tutukludan Dicle Bozan ile geçtiğimiz günlerde görüşen İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi avukatlarından Zafer İncin, tutukluların durumunu ve taleplerini aktardı.

Tedavi edilmiyorlar

Bozan ile yaptığı görüşmenin detaylarını aktaran Avukat İncin, "Bozan’ın bir ayağı kesik, bağırsakları dışarıda ve bir an önce tedavi olması gerekiyor" dedi. Şartlarının kötü olması nedeniyle tutukluların tedavi etmeyi de reddeden bir noktaya geldiğini aktaran İncin, “Taleplerini defalarca idareye iletmelerine rağmen idare herhangi bir adım atmadı ve durumlarında bir iyileşme görülmedi. İdarenin tutumundan kaynaklı mahpuslar açlık grevlerini sürdürüyor. Ve durumlarında değişiklik olmadığı sürece de ‘Biz kesinlikle açlık grevini sonuna kadar sürdüreceğiz’ diyorlar” şeklinde konuştu

İkisi ilaçlarını kesti

Durumun ciddiyetine dikkat çeken Avukat İncin, şöyle devam etti: “Özellikle Ehmedê Xemî ve Yusuf Amca’nın (Bulut) hastalıkları itibari ile ilaç da kullanmaları gerekiyor. Açlık grevinde oldukları için ilaç da kullanamıyorlar. Bu nedenle durumlarının çok çok kötü olduğunu söyleyebiliriz. OHAL sürecinden kaynaklı ciddi sıkıntıları var. Havalandırmaya çıkarılmamaları, odalarının birbirinden çok uzak olması, iletişim problemi, mektuplarının gönderilmemesi, dışarıya dönük yazışmalarının sansürlenmesi veya gönderilmemesi, tamamen insani ve tedavilerinin uygun şartlarda getirilmemesinden kaynaklı şikayetleri var. Açlık grevini sonlandırmak için insani taleplerinin karşılanmasını, insan gibi muamele gösterilmesini, onurlarını kırıcı davranışlardan vazgeçilmesini istiyorlar.”