Cezasızlık dijital şiddeti artırıyor

Kadın Haberleri —

13 Mayıs 2021 Perşembe - 17:00

  • Toplumsal cinsiyete dayalı bir şiddet türü olan dijital şiddetin pandemi sürecinde hızla arttığına dikkati çeken psikolog Cemre Öztoprak, cezasızlık politikalarıyla sürdüğünü belirtti.

BERNA KİŞİN
MA/ANKARA

Pandemi döneminde internet ve sosyal medya kullanımındaki artışla birlikte kadına yönelik dijital şiddet suçlarında artış yaşandı. Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı’nın son verilerine göre dijital şiddete maruz kalan kadınların oranı erkeklere göre 27 kat daha fazla. Avrupa Parlamentosu FEMM Komitesi’nin araştırmasında, her 10 kadından birinin 15 yaşından itibaren siber tacize uğradığı kaydedildi. Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) yaptığı araştırmalar ise kadınların yüzde 73’ünün sosyal ağlarda tanımadıkları kimselerden taciz mesajları aldığını gösteriyor.

Tanıdık kalıplar

Psikolog Cemre Öztoprak, dijital şiddetin, herhangi birini teknolojik araçlar üzerinden kısıtlamak, rahatsız etmek veya aşağılamak üzere gerçekleştirilen tüm ifade ve davranışları içerdiğini belirterek, çeşitlerini şu şekilde aktardı: “Bazı kalıplar var, ‘Anlık fotoğraf/konum at’, ‘Gece çevrimiçi olmuşsun’, ‘Neden o kişiyi ekledin?’ gibi kalıplar. Bunlar hepimiz için tanıdık. Bu gibi söylemler özellikle flört ilişkilerinde sık karşılaştığımız dijital şiddet biçimleri. Sosyal medya hesaplarının kontrolü, şifrelerin verilmesi, fotoğraf/video için zorlama, kişiden habersiz telefonuna/bilgisayarına takip cihazları eklemek, devamlı mesaj atıp hızlı yanıt beklemek gibi tutumların hepsi bu şiddetin görünür kılındığı yerlere işaret ediyor.”
 
Sağlığı bozuyor

Dijital şiddetin sağlık sorunlarına neden olduğunu ifade eden Öztoprak, yaşa ve cinsiyete bağlı olarak değişkenlik gösterdiğine işaret etti. Öztoprak, “18 yaş altı çocuklarda gözlemlediğim; yeme ve uyku bozuklukları, odaklanma güçlüğü, okula devamda isteksizlik, erteleme davranışında artış, içe kapanma, kendini suçlama, obsesif davranışlar/söylemler ve intihar düşüncesi. Kadınlarda ise, yüksek düzeyde kaygı, endişe ve korku, güvensizlik, yalnızlaşma, değersizlik hissinde artış, odaklanma güçlüğü, isteksizlik, yeme/uyku bozuklukları, içe kapanma, derin bir ‘iç kötülük’ duygusu, kendini suçlama, utanç ve intihar girişimi görülüyor” ifadelerini kullandı.

Ceza, hızı düşürürdü

Dijital şiddetin, toplumsal cinsiyete dayalı bir şiddet türü olduğunu vurgulayan Öztoprak, “Toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin yeni yayılma alanı çevrimiçi mecralar oldu. İktidarın şiddet faillerine karşı uyguladığı cezasızlık politikalarını sürdürmesi, bu gerçeği göz ardı ediyor. İstanbul Sözleşmesi’nde yer alan şiddetle mücadele için adımlar uygulansaydı, şiddetin çevrimiçi ortama yayılım hızının düşeceği ve kontrol edilebilir bir düzeyde tutulabileceği aşikardı” diye konuştu. 
 
Güvenli yollar geliştirilmeli

Öztoprak, kadın örgütlerinin sürdürmekte oldukları hak mücadelesine paralel olarak, dijital alanda güvenli kalmanın yolları ve güçlenme üzerine çalışmalar yürütmesi gerektiğini ifade etti. Özellikle pandeminin de etkisiyle dijitalleşmenin giderek arttığını söyleyen Öztoprak, “Bu konuda güvenli yazılımlar geliştirme ve bunların yaygınlaştırılması üzerine yapılacak her çalışmanın çok değerli olduğuna inanıyorum. Ayrıca dijital şiddet ile karşı karşıya olan kadınların sıklıkla kendilerini güvende hissetmedikleri için çevrimiçi mecralardan çekilme eğiliminde olduğunu söylüyor araştırmalar. Tüm şiddet türleri için geçerli olduğu gibi uzaklaşmaktansa durumu dile getirerek ve hak arama yollarına başvurma konusunda ısrarlı olarak bu şiddetin özellikle iç hukuktaki görünürlüğünü sağlayabileceğimize inanıyorum” dedi.  

İfşa zeminidir de

Son olarak kadınların sosyal mecralarda artık faillerini ifşaladığı döneme girdiğini ifade eden Öztoprak, “Kendi içinde riskleri olmakla birlikte özellikle Twitter gibi mecralar sessiz kalmak istemeyenlerin sesini duyurduğu ve kolektif bir tepki oluşturabildiği alanlara dönüşmüş durumda. Özetle kadınlar ve kadın örgütleri olarak sessiz kalıp geri planda durmaktansa sesimizi duyurabileceğimiz ve birlikte güçlendiğimiz alanları artırmamız gerektiğini düşünüyorum” ifadelerinde bulundu. 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.