‘Histeri’ değil şiddet!
Kadın Haberleri —

Kadın mücadelesi
- Toplumsal cinsiyet şiddetine uğrayan kadınların yüzde 93’ü sağlık merkezlerine gidiyor, ancak yüzde 5’i tespit edebiliyor.
- Uzmanlar, şiddete uğrayanların sık doktora başvurusunu "histeri" olarak yanlış yorumlamamak gerektiğini vurguluyor.
- Adli tıp uzmanı Miguel Lorente: “Sağlık sistemleri, mağdurları en savunmasız anlarında yalnız bırakıyor. Toplumsal cinsiyet şiddeti, tedavisi olan bir halk sağlığı sorunudur ve bunu sona erdirebilecek tek yer sağlık sistemidir.
REWŞAN DENİZ
Toplumsal cinsiyet şiddeti, yalnızca fiziksel yaralar bırakmıyor; baş dönmesi, anksiyete, uykusuzluk gibi fiziksel ve psikolojik belirtilerle kendini gösteriyor. Ancak bu semptomlar, çoğu zaman “histeri” ya da psikosomatik bozukluk olarak yanlış teşhis ediliyor. Uzmanlar, sağlık sisteminin bu belirtileri doğru teşhis ederek mağdurları tespit etme ve destekleme konusunda kilit bir rol oynayabileceğini vurguluyor. İspanya Aile Hekimliği Derneği’nin (Semergen) Granada’daki kongresinde konuşan adli tıp uzmanı Miguel Lorente, “Toplumsal cinsiyet şiddeti, tedavisi olan bir halk sağlığı sorunudur ve bunu sona erdirebilecek tek yer sağlık sistemidir” diye belirtiyor.
Yalnızca yüzde 5’i tespit ediliyor
Toplumsal cinsiyet şiddetine uğrayan kadınlar, sağlık merkezlerine sık sık ve çeşitli şikayetlerle başvuruyor. Baş ağrısı, sırt ağrısı, genitoüriner sorunlar, vajinal enfeksiyonlar ya da kronik pelvik ağrı gibi fiziksel belirtilerin yanı sıra, baş dönmesi, anksiyete, uykusuzluk, yeme bozuklukları ve nörolojik sorunlar gibi psikolojik semptomlar da yaygın. Ancak bu belirtiler genellikle şiddetle ilişkilendirilmiyor. Semergen’in verilerine göre, kadınların yüzde 93’ü sağlık merkezlerine gidiyor, ancak birinci basamak hekimleri bu vakaların yalnızca yüzde 5’ini tespit edebiliyor. Kalan yüzde 95, genellikle daha ciddi sağlık sorunlarıyla acil servislere ulaşıyor. Lorente, “Farklı nedenlerle sık sık doktora giden bir kadın, histerik sanılmamalı; muhtemelen toplumsal cinsiyet şiddeti mağdurudur” diyor.
Tespit kolay zaman kısıtlı
Dünya Sağlık Örgütü’nün 2021’de İspanya’da uygulanmaya başlayan WAST anketi, toplumsal cinsiyet şiddetini tespit etmek için iki basit soru öneriyor: “Çift ilişkiniz nasıl? Sorunları nasıl çözüyorsunuz?” Bu sorular, doktorların şüpheli durumları araştırmasını ve gerekirse doğrudan “Partnerinizden şiddet gördünüz mü?” sorusunu sormasını sağlıyor. Ancak, birinci basamak sağlık hizmetlerinde doktor açığı ve zaman kısıtlamaları, bu protokollerin uygulanmasını zorlaştırıyor. Günde 40-50 hastaya bakmak zorunda kalan doktorlar, ek görevler için yeterli zaman bulamıyor.
Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölge Direktörü Dr. Hans Henri P. Kluge, “Verilerimiz, kadın ve kız çocuklarının sağlığını ve refahını korumaya ve cinsiyete dayalı şiddeti sona erdirmeye yönelik siyasi taahhütlerin güvenli ve erişilebilir bakıma dönüşmediğini gösteriyor. Sağlık sistemleri, mağdurları en savunmasız anlarında yalnız bırakıyor. Politikacıların laf kalabalığının ötesine geçip, özellikle zaman açısından kritik olan tecavüz sonrası hizmetler ve güvenli kürtaja erişim de dahil olmak üzere, DSÖ tarafından önerilen bakım paketini tam olarak uygulamaları gerekiyor” diye belirtiyor.
Hizmette politika eksikliği
İspanya Sağlık Bakanlığı'nın Madrid'de düzenlediği üst düzey bir etkinlikte tanıtılan "Bakım, cesaret, değişim: Kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddeti sona erdirmede sağlık sektörünün liderliği" başlıklı rapor, DSÖ Avrupa Bölgesi'nde 15 yaş ve üzeri kadın ve kız çocuklarının yüzde 28,6'sının yaşamları boyunca fiziksel ve/veya cinsel şiddete maruz kalacağını vurguluyor. Rapor, cinsel saldırı ve/veya yakın partner şiddetine uğrayanların derhal sunulması gereken temel sağlık hizmetlerinde önemli politika eksikliklerini vurguluyor.
Bölgedeki 53 üye devletten:
* Sadece 7'si (yüzde 13) güvenli kürtaj hizmeti
* 17'si (yüzde 32) acil kontrasepsiyon
* 17'si (yüzde 32) HIV maruziyet sonrası profilaksisi
* 20'si (yüzde 38) cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara karşı profilaksi.
* 20'si (yüzde 38) ruh sağlığı değerlendirmesi
* 23'ü (yüzde 43) ruh sağlığı yönlendirmesi sunuyor.
‘Sana inanıyorum’ demek iyileştirir
Raporun yazarı ve DSÖ/Avrupa'nın Cinsiyet, Eşitlik ve İnsan Hakları Teknik Sorumlusu Melanie Hyde, "Yıllardır hayatta kalanlarla yakından çalışan ve kendisi de bir hayatta kalan olarak, sağlık sisteminin her bölümünün şefkat ve yetkinlikle yanıt vermesinin ne kadar kritik olduğunu biliyorum" dedi ve ekledi: “Biliyoruz ki, şiddet mağdurları, sağlık çalışanlarına bunu açıklamasalar bile, şiddetle ilgili rahatsızlıklar için sağlık hizmetlerinden yararlanırlar. Bu nedenle, sağlık sisteminin her seviyesindeki sağlık çalışanlarının farklı şiddet türleri, bunların sağlık üzerindeki etkileri ve yargılamadan nasıl yanıt verileceği hakkında bilgi sahibi olmaları çok önemlidir. Güvenilir bir sağlık çalışanından 'Sana inanıyorum ve sana yardım etmek için buradayım' sözünü duymak bile iyileşme sürecinde çok yol katedebilir.”














