Oyun şu: Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde CHP-MHP-BBP bloku Tayyip Erdoğan’a karşı bir milliyetçi cephe oluşturdu. Alevileri bu cepheye çekmek istiyorlar. Hem de CHP eliyle bazı Alevi örgütlerinin yöneticilerine bir iki milletvekilliği sözü verip, Alevi tabanını MHP ve BBP’ye oy vermeye çağıracaklar. Ortak aday olarak da Türk-İslamcı ve aynı zaman da Alevi, Kürt ve Ermeni katliamlarını savunan MHP’nin kurucusu Alpaslan Türkeş’in danışmanı Ekmeleddin İhsanoğlu’nu gösterdiler.
Çünkü bu oyunla Alevilerden aslını inkar edilmesi isteniyor. Yani Alevileri Sivas’ta yakan, Gazi’de, Gezi’de kurşunlayan, Çorum’da, Maraş’ta soykırıma uğratmak isteyenleri aklamak istiyorlar.
Alevilere ölümü gösterip sıtmaya razı ettirecekler. Tayyip Erdoğan mı Ekmeleddin İhsanoğlu mu diyecekler. Sanki başka seçenek yokmuş da Alevileri İslamcı-Türkçü Erdoğan ile Türkçü-İslamcı Ekmeleddin arasında sıkıştıracaklar.
Bu oyunun başrolünde Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’si var. MHP ve BBP gibi faşist partilerle ortaklaşan Kılıçdaroğlu, Tayyip Erdoğan’a karşı başarılı olmak için Alevilere rüşvet dağıtıyor. Birkaç kişiye milletvekilliği, birkaç kişiye genel müdürlük vaadi veren Kılıçdaroğlu böylelikle kendisini de kurtaracağını sanıyor.
Yani Alevilerden Türk-İslamcı ve ırkçı MHP ve BBP’yi desteklemeleri isteniyor. Hem de neyin karşılığı olarak biliyor musunuz, bir iki Alevi örgüt yöneticisi CHP’den önümüzdeki dönem milletvekili olacak diye…
Yani düşünün, Avrupa’daki ya da Türkiye’deki bir iki tane Alevi Kurumunun yöneticisi milletvekili olacak diye Alevileri CHP eliyle MHP ve BBP gibi ırkçı partilere peşkeş çektirecek.
Şimdi bu Alevi kurumlarının tabanları ve genel olarak Alevi toplumun bu gerçeği iyi görmesi gerekiyor. Aleviler siyasal temsiliyetlerini kimden yana yapacaklarına kendileri karar vermeli. Ama Alevileri yakan, katleden, katliamları savunanların Alevileri temsil etmeyeceğini çok iyi bilmeleri gerekiyor. Yoksa bir iki Hızır Paşa çıkıp, Ankara’da Alevilerin katliam fermanlarına ortak olacak. Alevilerden aslını inkar etmesini isteyecek.
Bunun altını çizmekte fayda var. CHP’den seçim rüşveti olarak bir iki milletvekilliği ya da başka bir çıkar sağlayan Alevi kurum yöneticileri varsa bunu açıklamalı. Yoksa “biz herkese eşit mesafedeyiz, oyumuz Tayyip’e değil ama” deyip MHP-CHP-BBP faşist bloku işaret etmeleri ahlaki değildir. Alevi inanç ve felsefesine, ahlakına sığmaz. Bu Alevilerden aslını inkar etmesi anlamına gelir. Bu Dersim 38, Koçgiri, Maraş, Sivas, Çorum, Gazi ve Gezi Katliamlarının aklanması anlamına gelir.
Bu Berkin Elvan’dan Hasret Gültekin’e, Asım Bezirci’den Pir Sultan’a, Baba İshak’tan İbrahim Kaypakayalara kadar bütün Alevi direniş ve devrimci geleneğinin de inkarı anlamına gelecektir.
Alevi toplumu kendi siyasal hattını kendisi çizmeli. Ne Tayyip Erdoğan gibi totaliter bir adaya ne de onun yumuşatılmış hali olan Ekmeleddin’e muhtaç değildir. Selahattin Demirtaş gibi demokratik hak ve özgürlükleri savunan ve ezilenden yana olduğunu gösteren bir aday daha var.
CHP ve MHP’den Alevilere büyük tuzak
Aleviler üzerinde çok büyük bir oyun oynanıyor. Yıllarca her türlü baskı altında kendi kimliklerini ve varlıklarını savunmaya ve yaşamaya çalışan Alevilere oynanan oyun ise öncekilerden çok ama çok daha tehlikeli.