Türk devletinin Dersim'e yönelik özel savaş politikasının sinsi bir unsuru olarak rol üstlenen; Dersim'in Kürt olmadığı, BDP'nin bile terör uyguladığı yönündeki zırvalarını ve PKK'ye yönelik karalamalarının dozajını arttırması tepkiyle karşılanan CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün, HPG gerillaları tarafından gözaltına alındı. İlk kez bir TBMM üyesinin gerillalarca gözaltına alınması karşısında şok olan Ankara, daha çok olayın 'basit' tutulmasını yeğlerken, iki gün önce İzmir'deki 'teröre lanet' mitingine iştirak eden CHP panikledi. AKP Hükümeti, kınama mesajları ve güvenlik bürokrasisi aracılığıyla 'takipteyiz' açıklamalarıyla geçiştirmeye çalıştı. CHP, bu vesileyle HPG'nin elindeki Türk asker ve polisleri ile AKP'li yöneticileri hatırlatarak, Türk Hükümeti'ni Meclis oturumuna davet etti. HPG, dün sabah saatlerinde gözaltı olayını açıklarken öğleden sonra da Anakarargah Komutanlığı, Aygün'ün yoğun şikayetler üzerine gözaltına alındığını ve sorgusunun ardından serbest bırakalacağını açıkladı.
Kürdistan gerillaları, önceki gün bir ilke daha imza attı. CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün, Dersim-Ovacık karayolunda, bir grup gerilla tarafından gözaltına alındı. Türk devletinin uzun süredir Dersim'e yönelik özel savaş politikasının ana omurgasını oluşturan 'Dersimliler Kürt değil Zaza'dır. PKK bir Şafii örgütüdür' konseptinin yeni dönem temsilciliğine atanan Hüseyin Aygün, uzun süredir Kürdistan Özgürlük Mücadelesi'ni karalıyordu. Kendisini TDKP'li tanıttığı yıllarda PKK'yi pasif kalmakla, yeterince radikal eylemler yapmamakla suçlayan Aygün, uzun bir süredir de AKP Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner'in Alevi versiyonu rolünü üstlenmişti. Aygün, BDP'yi bile terörizm uygulamakla suçlayıp Türk devletinin Roboskî Katliamı'nın neredeyse meşrulaştıran sözler sarfediyordu. Türk devletinin Sünni Zazalar içinde "PKK yöneticileri Alevidir" propagandasına paralel olarak Alevi Kürtler içinde de "PKK Kürt Şafii örgütüdür"  şeklindeki propagandanın gönüllü yürütücülerinden biri olan Aygün, yurtsever Dersim halkı tarafından tepkiyle karşılanıyordu.

HPG: Yargılayacağız
HPG Anakarargah Komutanlığı, dün öğleden sonra şöyle bir açıklama yaptı: “12 Ağustos günü Dersim-Ovacık yolu üzerinde HPG dersim eyaleti güçleri tarafından CHP milletvekili Hüseyin Aygün gözaltına alınmıştır. Hüseyin Aygün, Kürdistan halkına ve gerillaya yönelik devletin özel savaş politikalarının bir yürütücüsü olduğu yönlü halkımızdan gelen yoğun şikayetler göz önünde bulundurularak; sömürgeci Türk devletinin Dersim’e ve Dersim halkımıza yönelik yürüttüğü özel savaşa, asimilasyoncu ve parçalayıcı politikalara, yine Dersim’de geliştirilmek istenen barajlara dikkat çekmek ve Hüseyin Aygün’ün bu kirli politikaların hizmetine girmemesi gerekliliğini hatırlatmak amacıyla göz altına alınmıştır. Gerekli idari ve hukuki işlemlerin tamamlanması ardından Hüseyin Aygün kısa bir süre içerisinde serbest bırakılacaktır.”

Türk devlet erkanı 'takipte'

Aygün'ün gözaltına alınmasının duyulmasının ardından önce Tunceli Valisi, Emniyet Müdürü, MİT ve askeri yetkilileri toplandı. Tunceli Valisi, kısa bir süre sonra Aygün'ün gözgaltına alındığını, kendisiyle birlikte olan danışmanı ve bir gazetecinin ise alınmadığını açıkladı. Vali, arama ve kurtarma faaliyetlerine başladıklarını belirterek, "Bölgenin genelinde zaten bütün alanda operasyonlar devam ediyor'' dedi.
İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin de Gümüşhane'de kıldığı teravihin ardından "Serbest bırakılanların başvurusu üzerine Tunceli polisimiz ve jandarmamızca bölgede her türlü arama faaliyetleri başlatıldı. Ön bilgimiz bu'' diyebildi.

CHP harekete geçti
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, hemen kurmaylarıyla parti genel mirkezinde toplandı, 5 milletvikilini de bölgeye gönderdi.
Merkezdeki toplantı devam ederken CHP Parti Sözcüsü Haluk Koç, ''İlk kez bir milletvekili terör örgütü tarafından alıkonuluyor, kaçırılıyor. Bu terörün bugün Türkiye'de ulaştığı boyutu bize gösteriyor" dedi. Koç, şunları söyledi: "Ciddi bir Türkiye sorunu ile karşı karşıyayız. CHP olarak biz üzerimize düşeni yapacağız. Ama şu ana kadar ne sayın Başbakan'dan ne sayın İçişleri Bakanı'ndan CHP sayın Genel Başkanı'na bu konuyla ilgili bir açıklama, bilgilendirme gelmedi, yapılmadı.''

Başbakan: İçişleri takipte
Türk Başbakan Recep T. Erdoğan ise iftar toplantısındaki uzun nutkunun ardından gazetecilerin sorusu üzerine şunları ifade etti: "Hüseyin bey şu anda kaçırılmış vaziyette. Konuyla ilgili olarak şu an İçişleri Bakanlığımız takip ediyor, takipte. Temenni ederim ki kısa zaman içerisinde, inşallah yakalanır veya serbest bırakılması sağlanır. Bu tabii bölücü terör örgütünün neler yapmak istediğini ortaya koyması bakımından çok önemli. Onun için, bunlar beklediğimiz şeyler ve güvenlik güçlerimiz takiptedir. İnşallah kısa zamanda netice alırız.''

Millet iradesini hatırladı
6 BDP'li üyesi Türk zindanlarından rehin tutulan TBMM Başkanı Cemil Çiçek ise CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'ün kaçırılmasını ''millet iradesine karşı yapılan en büyük saygısızlık'' olarak niteledi. Çiçek, yaptığı yazılı açıklamada, ''Ülkemizin birlik ve bütünlüğü ile huzuruna kasteden bölücü örgütün milletin temsilcisi olan bir Sayın Milletvekiline karşı yapmış olduğu bu eylem millet iradesine karşı yapılan en büyük saygısızlıktır. Nefretle kınıyorum'' ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu'na telefonlar
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu arayarak, sürecin yakından takip etiğini ''Bu, çok önemli bir olay'' dediğini aktarıldı. TBMM Başkanı Cemil Çiçek de Kılıçdaroğlu ile yaptığı telefon görüşmesinde geçmiş olsun dileklerini iletti ve olayı yakından takip ettiğini, konuyla ilgili Tunceli Valisi Mustafa Taşkesen'den bilgi aldığını söyledi. Türk Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel'in de Kılıçdaroğlu'nu aradığı bildirildi. Konuyla ilgili Jandarma Genel Komutanlığı'ndan bilgi aldığını belirten Orgeneral Özel, Kılıçdaroğlu'na olayın takipçisi olduğunu söyledi. Son olarak da Türk Başbakan Recep T. Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nu telefonla aradı. Başbakanlık yetkililerinden alınan bilgiye göre Başbakan Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'na, ''Olayı şiddetle kınıyorum'' mesajını iletti. Erdoğan ayrıca, ''Olayı, güvenlik birimleri ve ilgililer takip ediyor'' dedi.

CHP MYK toplandı
CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı. Toplantı sürerken, CHP MYK adına bir bildiri yayımlandı. Bildiride, ''Bu eylem, parlamenter demokrasimizi, TBMM'yi ve o iradeyi sorunlarımızın çözümü için tek yol olarak gösteren CHP'yi hedef alan bir meydan okumadır'' görüşüne yer verildi. Açıklamada, şunlar kaydedildi: "Hükümete düşen ilk görev milletvekilimiz Hüseyin Aygün'ü bir an önce sağlıklı bir şekilde özgürlüğüne kavuşturmaktır. TBMM'nin toplanmasının teröristlerin amaçlarına hizmet edeceği usanç ve utanç verici safsata ve bağnazlığına hükümet ve yandaşları derhal son vermelidir.''

Parti Sözcüsü konuştu
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, genel merkezde düzenlediği basın toplantısında gazetecilere MYK toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı. İktidar partisinin ülkeyi yönetemediğini savunan Koç, gelinen noktada bunun çok açık olduğunu söyledi. Koç, ''Başbakan ve iktidar, konunun vahametinin üzerini örtmeye çalışıyor. 'Her şey kontrolümüzde' açıklaması Sayın Başbakana ait'' dedi.
Aygün'ün kaçırılmasından önce, PKK tarafından 1990-2010 yılları arasında 154 kişinin kaçırıldığını belirten Koç, son bir yılda ise 145 kişinin kaçırıldığını ve geçici sürelerle alıkonulduğunu bildiklerini aktardı. Şu anda PKK'nin elinde 26 kişinin tutulduğunu, bunlardan 8'inin kamu görevlisi olduğunu ifade eden Koç, şunları söyledi: ''Bu tablonun özeti şudur kısaca: Doğu'da ve Güneydoğu'da saatlerce yolları keserek vatandaşlarımızı ve kamu görevlilerini kaçırabilmektedirler. Ulusal sınırlarımız içerisinde ellerini kollarını sallayarak, oradan oraya götürebilmektedirler. İstediği zaman getirip aynı yerde de serbest bırakabilmekteler. Oslo görüşmeleri kayıtları, Wikileaks ve Stratfor belgeleri ile Suriye ve Şemdinli'de yaşananlar dikkate alındığında, birleştirildiğinde, şu açıkça ortaya çıkmıştır: Terörle mücadele ve Kürt meselesi konusunda siyasi irade AKP hükümetinin elinde ne yazık ki değildir. Doğru olan tek mutabakat ve çözüm zemini TBMM çatısıdır.''

Aygün ailesi: Operasyon yapmayn
CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'ün ailesi de, Aygün'ün bir an önce serbest bırakılmasını istedi. Aygün'ün ailesi adına yapılan yazılı açıklamada, Aygün'ün, gerek milletvekilliği döneminde gerekse vekillik öncesi avukatlığı dönemimde her zaman insan hakları mücadelesi verdiği, Kürt sorununun diyalog ve demokratik yöntemlerle çözümünden yana olduğu belirtildi. Açıklamada, şunlar kaydedildi: ''Şiddet karşıtı düşünceleriyle tanınan bir kişinin bu anlamda maruz kaldığı olaydan ötürü büyük üzüntü içerisinde bulunmaktayız. Türkiye'de yaşanan Kürt sorunu, Alevilerin sorunları ve tüm sorunların tek çözüm adresinin demokrasi olduğu bilinmelidir. Biz Hüseyin Aygün'ün ailesi olarak, yaşanan şiddet ortamından mağdur olan herkesin acısını paylaşıyoruz ve Dersim halkının iradesinin bir temsilcisi olan Hüseyin Aygün'ün bir an önce bizlere kavuşması için serbest bırakılmasını istiyoruz.''
Aygün'ün eşi Emine Aygün ve ailesi, Türk devlet yetkilileriyle de görüşerek, operasyonların yapılmamasını istedi.

HABER MERKEZİ