Yaşları 17 ile 30 arasında değişen çalışanların kimi üniversite okuyan, kimi üniversiteye hazırlanan, kimisi de aile ekonomisine katkı sağlaması için okuldan alınan kadınlardan oluşuyor. Sabah 6'da işe başlayan kadınlar, gün boyu yoğun bir çalışmanın ardından akşam 16'da işlerini tamamlıyor. Kadınlar daha önceden sera içinde bulunan toprağa serpilen tohumlardan elde edilen çeşitli çiçek fidanlarını, yerlerinden çıkarıp, küçük siyah poşetlere doldurdukları toprakların içine dikerek, tekrar sulanmak üzere el arabaları ile seralara taşıyor.


Çalışma ve sohbet bir arada

Ekipler şeklinde gün boyunca çalışan kadınlar, paydos ettikleri öğlen arasında ise şarkılar söyleyerek, maniler okuyor.
Serada çalışan kadınlardan 20 yaşındaki Sosyal Hizmetler bölümü öğrencisi Asiye Kaçmaz,  yaptıkları işten kazandığı para ile hem öğrenimine hem de aile bütçesine katkı sunduğunu belirtiyor.  Serada sadece iş yapmadıklarını, kadınlar ile sohbetler ettiklerini, birbirlerinin dertlerini, sıkıntılarını da paylaştıklarını kaydeden Kaçmaz, "Kimi zaman tartışıyoruz, kimi zaman eğleniyoruz, kimi zaman üzülüyoruz ama hepsini birlikte yapıyoruz" dedi.
20 yaşındaki Emine Barut ise amaçlarının para kazanıp, aile ekonomisine katkı sunmak olduğunu söyledi. Çiçek yetiştirmenin keyifli olduğunu belirten Barut, "Çevremizi güzelleştirmek için en güzel çiçekleri ekiyoruz. Bu şekilde aileme katkıda bulunuyorum. Kazandığım parayı özgür bir şekilde harcayabiliyorum da" dedi.

Kadın doğa ile barışık

Fidanlıklar Şube Müdürü Zemzem Fedai Bali ise son yıllarda kadınlarla çalışmayı hedeflediklerini belirterek, “Özellikle kadınlara istihdam alanı sağlamayı hedef edindik. Erkeklerdense kadınların elleri toprakla çok uyumlu. Bu durum kadının doğa ile barışık olması ile ilgili. Kadınlar ile beraber güzel bir çalışma yürütüyoruz" dedi.



MELTEM OKTAY/DİHA/AMED