İmam Cömert, Semsûrlu bir Kürt. 10 yıldan fazladır Hamburg’da çiçekçilik yapan Cömert, toprağa ve doğaya olan sevgisinden bu işi meslek olarak yaptığını ve sevdiğini söylüyor. 

“Ülkedeyken de hep toprak ile haşır neşir oluyordum” diyen Cömert, bu işe nasıl başladığını ve çiçekçiliğin rengarenk dünyasını bizimle paylaştı.

“Aslen Semsûrluyum (Adıyaman)” diyen İmam Cömert, uzun yıllardır Hamburg’da yaşıyor. Daha önce döner işinde çalıştığını ifade eden Cömert çiçekçilik uğraşını şöyle özetliyor: “Döner sektöründen çıktıktan sonra çiçekçilik yapmaya başladım. Ailece bu işin içindeyiz. Çiçekçilik güzel bir meslek olduğu kadar yorucu da bir meslek. Sabahın çok erken saatlerinde kalkıp çiçek haline gidiyorum. Burada satın aldığımız çiçekleri dükkana getiriyorum. Çiçeklerin bulunduğu alanın sürekli serin olması gerekiyor. Süreç içerisinde birçok çiçeğin ismini öğrendim. Her mevsimin kendisine özgü çiçek çeşitleri var. Her çiçek kendi mevsiminin güzelliğini yansıtıyor. Ülkedeyken de hep toprakla, bağla, bostanla haşır neşir olduğum için bu işi severek yapıyorum. Çiçekler ülkeye olan özlemimi gideriyor.” 

Çiçek bakımı konusunda da öneride bulunan Cömert, “Çiçeklerin kurumaması için sürekli temiz suyun içinde olması gerekiyor. Düşen çiçek yaprakları suyun kirlenmesine sebep oluyor. Dolayısıyla bu da çiçeklerin kurumasını getirebiliyor. Çiçeklerin uzun ömürlü olması ve su alması için yatay kesmemiz gerekiyor. Aksi halde kısa ömürlü oluyorlar” diyor.


‘Çiçek almak bir kültür’

Çiçeklere talep konusunda Alman toplumu ile Türkiye ve Kürdistan’dan gelen göçmenleri kıyaslayan Cömert devamla şunları söyledi: “Alman toplumunda çiçek almak başlı başına bir kültür. Gerek kutsal günlerinde, gerekse tüm etkinliklerinde çiçekler önemli bir yeri teşkil ediyor. Ama aynı duyarlılığı Türkiye ve Kürdistan’dan gelen insanlar için söyleyemiyorum. Onlar daha çok anneler günü, sevgililer günü ve düğünler için çiçek alıyor.”

Yılbaşında daha fazla mesai yaptıklarını belirten Cömert, “Getirdiğimiz çamları dışarda hazırlıyoruz. Çoğu zaman eksi 15 dereceye varan soğukta çalışmak zorunda kalıyoruz. Sürekli suyla temas etmek zorunda kaldığımız için özel elbiseler giymek zorundayız. Özellikle yılbaşına doğru işlerin yoğunluğundan dolayı 3 yada 4 saat uykuyla yetiniyorum. Bu işe ilk başladığımda epey zorluk çektim tabii ki. Almancamın yeterli olmayışından dolayı müşterilerle sağlıklı bir iletişim kurmakta zorlanıyordum. Zamanla bu zorlukların çoğunu aştım diyebilirim” diyor.  


‘İşimi severek yapıyorum’

Eşi Sakine ve kız kardeşi Zeynep’in de dükkana gelip çalıştıklarını belirten İmam Cömert, onların emeği olmazsa bu işi yapamayacağını sözlerine ekliyor. Zorlukların yanı sıra çiçekçiliğin bir nevi insanları mutlu etme sanatı olduğuna dikkat çeken Cömert’in mesleki ile ilgili anlatımları devamla şöyle: “Gelen insanların çoğu Türkiye’den geldiğimiz için, bizi Türk olarak biliyorlar. Kürt olduğumuzu söyleyerek dilimiz döndüğünce ulus olarak yaşadığımız sıkıntıları da bu insanlarla paylaşıyoruz. Çiçekçilik mesleği aynı zamanda insanları mutlu etme sanattır da. Yaptığımız iş ne kadar zorlu da olsa, insanların gözlerindeki sevinç ve mutluluk yorgunluğumuzu gideriyor. Çiçekliğin yanı sıra Alman toplumu için kutsal sayılan günler için değişik dekoratif motiflerde hazırlıyoruz.” 

Yılbaşına doğru uykuya hasret kaldığını söyleyen Cömert, “Hafta sonları da gelip çalışıyoruz. Bu da bizim ekmek kapımız. Ama dediğim gibi işimi severek yapıyorum. İnsanlara çiçek satarak onları mutlu ediyoruz. Ama bizler de onların mutluluğu ile mutlu oluyoruz. Rengarenk çiçekler içerisinde günümüz nasıl geçiyor, onu bile unutuyoruz. Ömrüm el verdikçe her halde bu işi yaparım” diyor.


MEHMET ZAHİT EKİNCİ/HAMBURG