Bir yıldır yasın devam ettiği Roboskî'de aileleri en fazla yaralayan ise acılarıyla alay eden Türk Başbakan Recep T. Erdoğan'ın açıklamaları. Cenazeleri toprak altında el ele tutuşmuş halde bulunan Aslan Encü, Hamza Encü ve Celal Encü'nün aileleri Erdoğan'a isyan etti.


Hep gözlerimin önünde

Oğlu Aslan Encü'nün (1994) ilkokulda iken çekilmiş bir fotoğrafını göstererek söze başlayan anne Zahide Encü, bir yılın kahır, hüzün ve dertle geçtiğini belirterek geceleri gözlerine uyku girmediğini söylüyor. Bir yıldır yaşadığı acının tarifinin olmadığını belirten anne, "Yatağa geçiyorum oğlum gelip yanı başıma oturuyor yaşıyor gibi. Deli olmak üzereyim oğlum hep gözlerimin önünde. Oğlumun karşıma geçip bana baktığını görüyorum. Gelip seccademin üzerinde oturuyor. Kimse demedi bunlar çocuktur. 14-15 yaşındalar, suçsuzlar demedi kimse. Ekmekleri için gittiler. Devletin önünü kesmediler. Devletin bankasını soymadılar. Bir lokma ekmekleri için bak bu sakat abisine (Engelli olan oğlunun resmini göstererek) bakmak için gitti. Bak bu yanındakiler de çocukları, 8 yıl geçti Türk devleti hiçbir tazminat vermedi. Parasız, maaşsız ve sakat. Aslanım evine bakmak zorundaydı. Evin reisiydi. 4 kız 3 erkek kardeşi ve yaşlı babasına bakıyordu. Mecburdu gitmeye. Mecbur olduğu için gidiyordu. Evimizde çalışabilecek başka kimse yoktu. Aslan 15 yaşındaydı, 16'sına giriyordu" diyor.

Elim kıyamette yakalarında olacak

Devlet güçlerinin çocukların kaçağa gittiğini bildiğini anlatan Zahide Encü, "Devlet 'günahtır, çocuktur' deseydi. Vallahi, billahi bu devlet bu çocukların 24 saat gittiğini biliyordu. Hemen üstlerindeydiler çünkü. Bu işi yapan bir düşünsün devlete ne yaptığını. Devleti yıktı o. Türk devletini yıktı bu katliamı yapan; ama biz yıkılmadık" dedi.
Oğlunun parçalanmış cenazesini elleriyle toplayarak torbalara doldurduklarını aktaran anne, "Ben ona çok teşekkür ediyorum! Verdiğimiz oylar karşılığında oğlumu torbalar içinde bize verdiği için" dedi.
"Ellerini vicdanlarına koyup bunlar çocuktur demediler" diye isyan eden anne, "34 kişinin üstünde bir çakı bile yoktu. Bize iftira etmesinler. Meclis'tekiler bu görüntüleri de görmüyor mu ? Neden Meclis'teler, yüzlerini bir Allaha dönsünler de bizim halimizi görsünler. Biz Kürtlerin halini bir sorsunlar. Bütün Meclis oturup ellerini vicdanlarına koysun. Bu çocukların hakkından hukukundan da Meclis'tekiler kaçarsa iki elim kıyamette yakalarında olacak" diye seslendi. 


Birer çiçektiler
1996 doğumlu Celal Encü'nün annesi Emine Encü ise katliam günü çocuğunun üzerinde bulunan kemeri özenle sakladığı poşetten çıkarıp göstererek, "Bu kemer onun kemeridir başka da birşey kalmadı ondan geriye" diyor. Anne Emine Encü, "Diğer eşyalarının hepsi yandı. Bir bu kaldı oğlumdan. Bu çocuğumu yaktılar, kimliğini getirsinler de ben de devlete sorayım sivil miydi değil miydi. Çocuğumuz evinin geçimini sağlamak için gitti başka işi mi vardı. Okul okuyordu ve efendi bir çocuktu. Başbakan da elini vicdanının üzerine bıraksın ve konuşsun" dedi.
"Her konuda dünyayı tehdit ediyor da bizim çocukların katillerini niye açıklamıyor" diye soran anne sözlerine şöyle devam etti: "İnsan gibi, büyükler gibi, 34 kişi öldürüldü desin. Birer çiçekti çocuklarımız hepsini katletti. Bu acıyı bir düşünsün öyle konuşsun. Önce yerlerini tespit ettiler ve sonra vurdular . İnsan o kadar savaş uçağını düşman devletlerin üzerine göndermez. Parçalarını bile göremedik bunu Allah'a havale ediyoruz."

Yanınıza kar kalmayacak

Celal Encü'nün babası M. Salih Encü ise, bütün dünyaya seslenmek istediğini belirterek, "Herkes elini vicdanının üzerine koysun ve bu katliamları durdursun. Cumhurbaşkanı, Başbakan, Hükümet, Meclis Başkanı Emniyet Genel Müdürü, Jandarma herkimse sanmasın ki bu katliamları yaptıklarında yanlarında kar kalacak. Öyle olmayacak. Nereye olursa olsun bunu götüreceğiz. Bütün dünyaya sesleniyoruz: Artık Türkiye devletine yardım etmesinler biz Kürtleri katlediyorlar" diye konuştu.

Bütün dünya biliyor

Hamza Encü'nün Ablası Tayibet Encü ise, kardeşinin askerden geldikten 2 ay sonra katledildiğini ifade ederek, "Evin geçimini o sağlıyordu. Hamza, Aslan ve Celal aynı anda bombardımanda katledildi. Başbakan kör değil ikide bir bunlar teröristti demesin. Bir bıçak bile yoktu üzerlerinde. Bütün dünya sivil olduklarını biliyordu. Bir sene doldu insanlıktan anlayan ve vicdanı olan herkesi duyarlı olmaya çağırıyoruz" dedi.


ABDURRAHMAN GÖK/M. ZEKİ ÇİÇEK / DİHA/ŞIRNAK