
Bugün (5 Şubat) gerilla Şehitliği belki de tarihinin en kalabalık günlerinden birisini yaşıyor. Kandil halkı saatlerce öncesinden burada bulunan Mehmet Karasungur Şehitliği’ne akın etti. Son bir görevi ifa etmek için…
Kerkük’ten Kandil’e bir gerilla cenazesi daha geliyor. Gerilla şehitliğiyle aynı ismi taşıyan müzede bir fotoğraf daha asılacak. Şehitlerin sayısı bir artacak. Gerillalar, karşılama ve tören hazırlığı yapıyorlar. Halk ise gündüz sıcağında bekleyişte…
Şubat’ın daha başları olmasına rağmen sanki bu yıl Kandil’e erken bahar geldi. Kara kıştan eser yok şimdi. En ücra damarlarına suyun ulaştığı ağaçlar şimdiden tohum açmaya başladılar bile. Tomurcuğa dönecek o tohumlar, eğer beklenmedik bir kar fırtınasına tutulmazlarsa elbet. Tıpkı geçen yıl olduğu gibi. Ama daha vakitleri var…
Bekleyişteyiz. Cenaze konvoyuyla hareket eden gazeteci arkadaşlarımızdan saat 13’te Kandil’de olacakları bilgisini alıyoruz. Ancak gerilla naşını taşıyan ambulans ve beraberindeki konvoy, tam 4 saatlik gecikmeyle ancak Kandil’e ulaşabiliyor.
Gün batımıyla birlikte hava iyice soğuyor ancak soğuk havaya aldıran yok. Yüzlerce gerilla ve dört parça Kürdistan’dan büyük bir kalabalık Armanc Kurdo’yu son yolculuğuna uğurlamak için bekliyor.
Akşam saat 17:00’de nihayet konvoy, yolda başka araçların da katılımıyla, dağın zirvesinden yuvarlanan kar topu misali büyüyerek gerilla alanına ulaşıyor. Kısa süreli bir bekleyişten sonra, cenaze omuzlara alınıyor, şehitliğe doğru sloganlarla yürüyüşe geçiliyor.
Güney’de ulusal bayram havası
Cenaze törenini izlerken, tuhaf bir duyguya kapılıyorum. Çünkü bu gerillaların Güney’e gidişlerine şahit olmuştum, Şimdi bir bir cenazeleri dönüyor gerilla alanlarına. Evet, DAİŞ’in Şengal’i işgali sırasında bölgeye giden ilk gerilla gruplarının heyecanına ve coşkusuna şahit oldum. Daha sonra Kerkük’e gidenlerin. Bir, iki, üç derken sayısını unutmuştuk Güney’e geçen gerilla birliklerinin…
Gerillalar, Güney Kürdistan’a geçtiklerinde adeta devrim havası esmeye başlamıştı. Bazı bölgelerde peşmergeler askeri selama durmuş, Kürt kadınları gerillaların geçtiği yollara çiçekler, güller atmıştı. Güney Kürdistanlılar çocuk, kadın, yaşlı demeden; gerillaların geçiş güzergahlarına akın etmiş, adeta ulusal bayram havası esmişti.
Bu genç kızların ve erkeklerin Şengal’de, Mexmûr’da, Hewlêr’de, Celewla’da, Xaneqîn’de, Daqoq’ta ve Kerkük’te nasıl direndiklerine şahit olduk. Tıpkı Serêkaniyê’de, Rabia’da, Hesekê’de ve Kobanê’de olduğu gibi.
Gerillalar, Mexmûr’u ve Hewlêr’i DAİŞ’e karşı savunmuş, Bölgesel Yönetimin Başkanı M.Barzani kendilerine “teşekkür” etmişti. Aynı hükümetin yetkilileri daha sonra kendileri için “misafir”, “niye geldiler”, “burada işleri ne”, “işgalci” dese de; onlar direnişten bir adım geri durmadılar. İşgale karşı direniş kalesi oldular.
Az ama dolu dolu yaşadı
Kürdistan’ı ve Kürtleri koruma sorumluluğuyla ve sevdasıyla dolu o kahramanların çoğu şimdi hayatta değil. Kanlarıyla suladılar Kürdistan’ı, canları pahasına da olsa geçit vermediler faşizme.
İşte, işgal günlerinde Kürdistan sevdasıyla yanıp tutuşan gerillalardandı Armanc Kurdo. Anne babasının verdiği isimle Talib Mahmûdî (Armanc Kurdo). En son O düştü toprağa. Kerkük’te DAİŞ faşizmine geçit vermeyenlerdendi. Daha yirmi dört yaşındaydı. Cenaze töreninde konuşan PKK Yürütme Komitesi üyesi Murat Karayılan, “az yaşadı ancak dolu dolu yaşadı” diyecekti Armanc için.
Yoldaşlarının anlatımına göre, Kerkük’te 29 Ocak’ı 30’a bağlayan gece DAİŞ ile yaşanan şiddetli çatışmalarda en önlerde savaşmış. “Yaralı bir peşmergeyi kurtarmak için” hayatını ortaya koymuş Armanc. Tam bir gerilla refleksi. Bir komutan, asla savaş alanında mevzide omuz omuza savaştığı birisine sırtını dönebilir mi? Böylesi anlarda kendisini değil, yoldaşını düşünmesi beklenir gerilladan. Buna benzer yüzlerce gerilla hikayesi vardır. Yaralı bir yoldaşlarını, hatta yaşamını yitiren bir yoldaşının cenazesi düşmanlarının eline geçmesin diye az mı kayıp vermiştir gerilla?
İşte aynı refleksle, aynı duyguyla hareket etmiş Armanc Kurdo. Peşmergeyi kurtarayım derken, vurulmuş, hastaneye kaldırılmış. 6 gün sonra son nefesini vermiş Armanc…
Aynı güzergahtan, kadınların çiçeklerle karşıladığı kasabalardan, PKK bayrağına sarılı, yüzlerce araçlık konvoy eşliğinde, bir sevgi seliyle geri döndü dağlarına, Kandil’e…
Dağlarıyla başları dik Onlar’ın, Kürtlerin de Onlar’la…
CİHAN ÖZGÜR