İnsan hakları savunucuları, İstanbul, Ankara ve İzmir’de yaptıkları eylemlerde Sivas Katliamı faili Ahmet Turan Kılıç’ın sağlık sorunları gerekçesiyle serbest bırakılırken diğer hasta mahpusların bırakılmamasına ”çifte standart” diyerek tepki gösterdi.
İnsan hakları savunucuları “Neden Ahmet Turan Kılıç af ile bırakılıyor da yüzlerce ağır hasta ve yaşlı infazında ertelenme bile yapılamıyor?” diye sordu.
İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu’nun hasta tutukluların serbest bırakılması talebiyle Galatasaray Meydanı’nda yapmak istediği F Oturumu’nun 410. hafta eylemi, bir kez daha polis tarafından engellendi. Engelleme üzerine açıklama İHD Şube binası önünde yapıldı. Hasta tutsakların fotoğraflarının taşındığı eylemde, “Hasta mahpuslar serbest bırakılsın” ve “Tecrit öldürür dayanışma yaşatır” pankartları açıldı. Bu haftaki eylemde kafasında platin bulunan epilepsi hastası Veli İlhan Özdemir’in durumuna dikkat çekildi. İHD Hapishaneler Komisyonu Üyesi Taylan Bekin, “Sürekli ilaç kullanarak ve diğer tutukluların yardım ve desteği ile yaşamaya çalışan Özdemir’in yaklaşık 3 yıl daha bu eziyet ve işkenceye dayanamayacağını belirten eşi, sağlık koşulları dikkate alınarak bir an evvel cezaevinden çıkartılmasını istemektedir” dedi.
Bekin, Sivas Katliamı faili Ahmet Turan Kılıç’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından sağlık sorunları gerekçe gösterilerek serbest bırakılmasını ise ”çifte standart ”olarak tanımladı. Bekin, şunları söyledi: “Oysa aylarca kelepçeli ve yatağa bağlı bir halde yaşam mücadelesi veren birçok politik tutuklu bu haktan yararlanamamaktadır. Biz insan hakları savunucuları olarak, Özdemir’in kendi ihtiyaçlarını dahi karşılayamazken ve sürekli epilepsi nöbetleriyle yaşam mücadelesi veren bir insanın cezaevi koşullarında tutulmasının işkence olduğuna inanıyoruz. Bu işkenceye ve iktidarın çifte standardına son verilsin, Veli İlhan Özdemir ve onun durumunda olan binlerce hasta tutuklu serbest bırakılsın.”
Neden sadece o bırakılıyor?
Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, eylemlerinin 282. haftasında İHD Ankara Şube önünde bir araya geldi. Eylemde konuşan İHD Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Üyesi Nuray Çevirmen, geçtiğimiz hafta Tekirdağ F Tipi Cezaevi’nde mide kanaması geçiren ancak götürüldüğü hastanede “yer olmadığı” gerekçesiyle geri gönderilen tutuklu Hüseyin Polat’ın ölümüne dikkat çekerek, “Yüzlerce hasta mahpus cezaevinde ölümün kıyısındayken hala cezaevlerinde tutuluyor. Bir elin parmaklarını geçmeyen mahpuslar ya ölümün kıyısına geldiklerinde bırakılıyor ya da kısa bir süreliğine cezası erteleniyor. Ama yalnızca kısa süreliğine infazları erteleniyor. Bunların büyük bir kısmı cezaevinden çıktıktan sonra yaşamını yitiriyor” şeklinde konuştu.
Çevirmen, Sivas Katliamı sanıklarından Ahmet Turan Kılıç’ın da Cumhurbaşkanlığı affı ile serbest bırakıldığını belirterek, “Neden Ahmet Turan Kılıç af ile bırakılıyor da, yüzlerce ağır hasta ve yaşlı infazında ertelenme bile yapılamıyor?” diye sordu.
Cezaevi yetersiz kalıyor
Ankara’da da Antalya L Tipi Kapalı Cezaevinde kalan hasta tutuklu gazeteci Devrim Ayık’ın durumuna dikkati çekti. Çevirmen, “Khron, bağırsak zehirlenmesi hastalığı vardır. Devrim Ayık, konulan teşhisin nadir olarak görülen bir hastalık olduğundan, tedavisinin tam olarak yapılamadığını beyan etmektedir. Hastalığından kaynaklı olarak diyetisyenlerin verdiği şekilde beslenme programına uyması gerekmesine rağmen, cezaevinde olmasından kaynaklı olarak bu diyet programına uyulamamakta ve cezaevi bu konuda yetersiz kalmaktadır” bilgilerini paylaştı. Ayık’ın yüzde 76 engelli olduğunu söyleyen Çevirmen, “Yaşamını cezaevinde devam ettiremeyecek kadar hasta olmasına rağmen ne tedavisi yapılıyor ne de infazı erteleniyor. Cezaevinde yaşamını yitirmeden bir an önce kalıcı tedavileri tam teşekküllü bir hastanede yapılmalı ve acil olarak infazı ertelenmeli, serbest bırakılmalıdır. Devrim Ayık’ın bu durumuna seyirci kalınamaz, ilgili tüm kurum ve kuruluşlar bir an önce harekete geçmelidir” çağrısında bulundu.
İHD İzmir Şubesi üyeleri de hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek ve serbest bırakılmaları talebiyle Konak’ta bulunan Başbakanlık binası önünde açıklama yaptı. Açıklamada, “Susma, suça ortak olma ölüyorlar” ve “Ağır hasta mahpuslar ölüyorlar” yazılı pankartlarının açıldı. Ege Tutuklu Hükümlü Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TUHAYDER), Halkların Demokratik Partisi İzmir İl Örgütü, Barış Anneleri Meclisi ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin de katıldığı açıklamada, kolon kanseri Devrim Ayık’ın durumuna dikkat çekildi.
İSTANBUL/ANKARA/İZMİR