Türkiye Meclisi Başkanı Cemil Çiçek, Kürtlerin gaspedilen haklarının iadesine yönelik verdikleri mücadele karşısında savaşa başvuran Türk devletinin çıkmazına karşı "ulasal mutabakat" önerdi. PKK'nin silah bırakmasını, BDP'nin izole edilmesini vaaz eden öneriler demetini kimi belirsiz reform vaatlerini örten Çiçek, devlet politikası etrafından herkesin birleşmesini istedi. 11 maddelik ''Teröre Karşı Ulusal Mutabakat'' önerisini kendisinin kaleme aldığını belirten Çiçek, uzu vadeye yayılan bir savaş stratejisi için konuya hükümetler üstü, siyasi partiler üstü bakılmasını savundu.
Çiçek, Türk medyasının Ankara temsilcileri ile TBMM'de bir araya geldi. Çiçek, ulusal çıkar, devletin bekasının güvence altına alınmasına yönelik tedbirler ile milletin huzur ve refahının yükseltilmesi çabalarının birbirini destekleyecek şekilde yürütülmesini gerekli kıldığını söyledi. Devletin bekasının her şart altında korunması çabalarıyla kişisel hak ve özgürlüklere saygının daha da güçlendirilmesi arasındaki olmazsa olmaz nitelikteki dengenin gözetilmesinin, öncelikli hedefi teşkil ettiğini belirten Çiçek, şunları kaydetti: ''Milli bir mutabakata dayanan ve bu alandaki uluslararası normlara uygun çok yönlü kapsamlı ve kapsayıcı nitelikte tedbirler alınması gerekmektedir. Terörle mücadelede etkin ve kalıcı başarının sağlanmasında ulusal bir mutabakat ortamının tesisi büyük önem taşımaktadır. Bu çerçevede, başta siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları ve ülkemizin birlik ve bütünlüğünün korunmasında büyük fedakarlık sergileyen şehit yakınları ile terör kurbanlarının aileleri olmak üzere, toplumun her kesimini kapsayacak daha etkin bir ulusal mutabakatın tesisi gerekmektedir. Bu şekilde teröre karşı güçlü bir ortak toplumsal tepki sergilenebilecek, terörle mücadeledeki birlik ve beraberlik daha da güçlendirilecektir.''
TBMM Başkanı Cemil Çiçek, "Türkiye'nin terör sorunu var ve bu da devlet sorunudur. Ve bunu da herkesin böyle kabul etmesinde fayda var'' diye konuştu.

Hükümetler üstüdür
''Kıbrıs sorunu, Türkiye'nin mili bir sorunudur. İktidarlar değişir, farklı görüştekiler iktidar olur ama Kıbrıs konusundaki ülkenin bakış açısı genelde değişmez. Terör meselesi de artık Türkiye için mili bir meseledir'' ifadesini kullanan Çiçek, şöyle devam etti: ''Terör tek bir partinin, güvenlik güçlerinin, yargının değil hepimizin canını yakan bir sorundur. Onun için ben terör meselesini milli bir mesele olarak görüyorum ve terörle mücadeleyi de böyle algılıyorum. Bu aynı zamanda partiler üstü, hükümetler üstü bir meseledir."
Çiçek'in tartışmaya açtığı 11 maddelik ''Teröre Karşı Ulusal Mutabakat'' ilkeleri şunlar:
- Şiddeti ve terörü benimseyen hiçbir anlayış veya hareket tarzı kabul edilemez. Bu nedenle, hangi maksatla olursa olsun, terör ve şiddet yöntemlerine başvurulmasını, bunun mazur gösterilmesini, desteklenmesini ve teşvik edilmesini reddediyoruz. Bu anlayışla terör örgütlerine katılmış herkese, yasalar tanınan imkanlardan yararlanarak silahlarını bırakmaları çağrısında bulunuyoruz.
- Terör, devletin bekasını ve bireysel hak ve özgürlükleri tehdit eden ve toplumun tüm kesimlerinin katılacakları çok yönlü mücadeleyi gerekli kılan bir sorundur. Bu sorun sadece güvenlik tedbirleriyle çözülebilecek bir nitelik taşımamaktadır. Bu çerçevede, terörle mücadele hükümetin, TBMM'de yer alan veya TBMM'de temsil edilmeyen tüm siyasi partilerin, sivil toplum kuruluşlarının ve toplumun her kesiminin ortak bir sorumluluk anlayışı çerçevesinde birlikte ve uyum içerisinde hareket etmelerini gerektiren bir görevdir.
- Bu anlayış doğrultusunda terörle mücadele demokratik hukuk devletinin temel ilkeleri ve insan haklarına saygı sınırları çerçevesinde yürütülecek, bu temelde yaklaşım çerçevesinde benimsenecek tedbirler partiler üstü bir anlayış ve yaklaşımla ve her halükarda tüm siyasi mülahazaların dışında tutularak bu konudaki toplumsal dayanışmayı sergileyecek surette ele alınacak ve uygulanacaktır.
- Her türlü terör eylemi ve şiddete karşı çıkılması hükümetin ve siyasi partilerin olduğu kadar tüm demokratik kuruluşların, sivil toplum örgütlerinin ve bütün yurttaşların da görevidir. Bu çerçevede tüm sivil toplum kuruluşlarının ve bütün yurttaşların özellikle gençlerin ve kadınların terör eylemlerine ve terörizmin her türüne karşı duruşlarını toplumsal dayanışmayı ortaya koyacak mahiyetteki barışçı ve demokratik yöntemlerle sergilemeleri büyük önem taşımaktadır.
- Terörle mücadele devletin, vatandaşının can ve mal güvenliği ile temel hak ve özgürlüklerinin korunması konusundaki anayasal görevi ve bu çerçevede ilgili yasaların güvenlik güçlerine verdiği yetki doğrultusunda kararlılıkla sürdürülmeye devam edilecektir. Bu bağlamda güvenlik güçlerinin ihtiyaç duyacakları imkan ve yeteneklerin geliştirilmesi öncelikli öneme haizdir.
- Daha demokratik, daha eşitlikçi ve daha özgürlükçü bir devlet toplum ilişkisi tesisi için yurttaşlarımızın bireysel hak ve özgürlüklerini çoğulculuk anlayışı çerçevesinde ve daha geniş bir bakış açısıyla güvence altına alacak yeni bir anayasa toplumun tüm kesimlerinin katılımı ve mutabakatı da sağlanmak suretiyle süratle hazırlanacaktır.
- Güneydoğu Anadolu bölgesinin temel sorunlarından biri ekonomik kalkınmadır. Kalkınma hedefi bütüncül bir yaklaşımla ele alınacak bu doğrultuda toplumsal ve kültürel yaşamdan idari yapılanmaya, ekonomik kalkınmadan bölgesel gelişmeye kadar bir dizi, iktisadi ve kültürel tedbir etkin bir şekilde uygulamaya konulacaktır. Bu tedbirlerin uygulanmasında üniter ve ulus devlet yapısına, idarenin bütünlüğüne ve idari vesayet ilkelerine zarar vermeyecek şekilde, yerel yönetimlerin daha güçlü bir idari ve mali yapıya kavuşturulması yaklaşımı benimsenecektir.
- Terörle mücadelenin bir diğer önemli veçhesi de etkin uluslararası işbirliğinin sağlanmasıdır. Bu bağlamda gerek ülkelerle temaslarda, gerek bölgesel ve uluslararası örgüt ve platformlarda, terörle mücadelede sergilenen işbirliği ve ülkemizde bu alanda milli bir mutabakat çerçevesinde yürütülen ortak mücadelenin anlatılması için birlikte çalışılacaktır.
- Şehit ailelerinin, terör mağdurlarının ve bunların yakınlarının durumlarının daha da iyileştirilmesi için gerekli tedbirler alınacaktır.
- Bu mutabakata taraf olan siyasi partiler ve STK olarak, bu mutabakattaki ilkeler doğrultusundaki her türlü işbirliğine partiler üstü bir yaklaşımla yaklaşacağımızı ilan ediyoruz.
- Bu çerçevede bütün yurttaşların başta olmak üzere temel hak ve özgürlüklerini korumak ve daha da geliştirmek için birlikte çalışacağımızı beyan ediyor ve toplumun tüm kesimlerini bu mutabakatta ifadesini bulan yaklaşımı benimseyip desteklemeye devam ediyoruz. n ANKARA

Bursa'da farkları sildiler

Bursa’da Türk siyasi partilerin il başkanları, yaptıkları ortak basın açıklamasıyla PKK'ye karşı "birlik ve beraberlik" mesajı verdi.
Toplantıya AKP Bursa İl Başkanı Sedat Yalçın, CHP Bursa İl Başkanı Metin Çelik, MHP Bursa İl Başkanı Hasan Toktaş, BBP Bursa İl Başkanı Ömer Ünsal, DSP Bursa İl Başkanı Necmettin Şengül, SP Bursa İl Başkanı Selim Sait Terzioğlu ve DP Bursa İl Başkanı Ahmet Yıldırım katıldı.
AKP İl Başkanı Sedat Yalçın, “Ülkenin bütünlüğüne yönelik terör hareketliğinin lanetlenmesi, bu tür yaklaşımlar karşısında siyasi partiler olarak beraber olduğumuzu göstermek istedik. Birliğimizi, beraberliğimizi ifade etmek için yazılı metin hazırladık” dedi.
CHP Bursa İl Başkanı Metin Çelik, “Bursa’da terör örgütüne karşı sinerji oluşturmak istedik. Böyle sinerjinin gerekli olacağı konusunda hemfikir olduk” ifadelerini kullandı.
BBP Partisi Bursa İl Başkanı Ömer Ünsal, “Birlik ve beraberliğimizi kimse bozamayacaktır. Bozmaya cesaret de edemeyecek” şeklinde konuştu.
MHP Bursa İl Başkanı Hasan Toktaş ise, herkese birlik ve beraberlik mesajı vermek istediklerini söyledi.
Toplantı sonrası Bursa’daki 7 siyasi il başkanı ortak karar aldı. Yapılan yazılı açıklamada, özetle “Terör örgütü, insanlık tarihinin hiçbir döneminde emellerine ulaşamadığı gibi bugün de ulaşamayacaktır. Ortak basın açıklamasında siyasi farklılığı kenara bırakarak, parti farkı gözetmeksizin terörün çözümü konusunda el ele verdik. Teröre karşı çözüm yolları üreterek tedbir alınması konusunda elimizi taşın altına koyuyoruz. Bir asır öncesinde olduğu gibi çağrıda bulunuyoruz: ‘Gelin yine birlik olalım. Teröre çözüm bulalım’ diyoruz. Boşa geçirilecek zaman yoktur. Bize düşen görev, huzuru ve güveni tesis etmektir” denildi.