Adana Kadın Platformu, “Suç değil, meşru müdafaa, Çilem serbest bırakılsın” dedi. Mahkeme heyeti, Doğan'ın tahliye talebini kabul etmedi, duruşmayı 8 Nisan'a erteledi.
Adana'da geçtiğimiz yıl 8 Temmuz'da şiddet gördüğü eşi Hasan Karabulut'u meşru müdafaa hakkını kullanarak öldüren Çilem Doğan hakkında açılan davanın ilk duruşması Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesi görüldü.Adana Kadın Platformu destek için adliye önünde açıklama yaptı.
Öldürmek zorunda kaldı
Basın açıklamasını yapan Av. Cemre Topal, Çilem Doğan'ın eşi Hasan Karabulut'u daha önce de defalarca yaptığı gibi kendisini fuhuşa zorlaması, üzerine kapıyı kilitlemesi, şiddet uygulamaya başlaması ve kendisini öldüreceğine dair sözleri üzerine yaşadığı yoğun korku neticesinde ölmemek için öldürmek zorunda kaldığını ifade etti.
Duruşmayı Adana Kadın Platformu bileşenleri ve HDP PM üyeleri ile Adana ve il eşbaşkanları da takip etti.
Polisler ihbarları dikkate almadı
Kimlik tespitinin ardından Çilem Doğan savunma yaptı. Hasan Karabulut'un kendisine defalarca şiddet uyguladığını ve bedenini satmaya zorladığını anlatan Doğan, "Ölmekten korktuğum için elim silaha gitti. Ölmemek için öldürmek zorunda kaldım" dedi.
Eşinin akrabalarıyla birlikte çek senet çetesi kurduğunu ve bundan polisin haberdar olduğunu kaydeden Doğan, defalarca polise ihbar ettiğini ancak polislerin bir şey yapmadığını söyledi. Adem adında bir polisin sürekli eşi ile görüştüğünü ve kuryelik yaptığını kaydeden Doğan, şiddet gördüğüne dair yaptığı başvurulara rağmen, işlem yapılmadığını aktardı. Doğan, eşinden ayrılmak istediğinde ise kardeşi ve annesiyle tehdit edildiğini, bu nedenle boşanamadığını ifade etti.
'Canımı alacak gibi bekliyordu'
Doğan yaşanan o anları ise şu sözlerle anlattı: "Azrail evde canımı alacak gibi bekliyordu. Olaydan bir gün önce bir numara aradı. Adamın şirket hattını aramış. Nerdesin dedim. Bekle geliyorum dedi. Beni öldürmesini bekledim. Sabah saat 8'de kapım kırılırcasına çalıyordu. Hasan çalıyordu. Öleceğimi bilmeme rağmen açtım. Bana, 'götür l.n bu çocuğunu odaya' dedi. Bu adam kesin polislerle konuştuğumu öğrendi, dedim. Öldürecek beni. Yatak odasına geçtim. Silahını yastığının altına koydu. Çamaşırlarını astım. Niyetim zaman kazanmaktı. Yatak odasını kilitledim. Bana, 'hazırlan gidiyoruz. 3 kadın bir de sen' dedi. Saçımdan sürükledi, tekmeledi. Silah düştü, patladığını bile anlamadım. Çocuğumu aldım çıktım. Tekrar üstüme geldi bir boğuşma yaşadık. O sırada kaç defa ateş açtığımı hatırlamıyorum. Yaşam mücadelesi veriyordum. Ben vurunca yatağın yanına düştü. Altından kalkmak için mücadele ettim."
Doğan, bu sözlerinin ardından mahkeme heyetine "Karar vermeden önce bir yakınınızı benim yerime koyun, öyle karar verin" ricasında bulundu.
Öğle arasının ardından mahkeme heyeti, Çilem Doğan'ın tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı 8 Nisan'a erteledi.
'Hep kadınlar mı ölecek' demişti
Doğan, olay günü gazetecinin sorusuna, "Hep mi kadınlar ölecek, biraz da erkekler ölsün" sözleri ile hafızalarda yer etmişti. İlk duruşmasına çıkan Doğan, Karataş Hapishanesi'nden kadınlara şöyle seslenmişti: "Yalnız değiliz, yalnız değilsiniz. Haklılığımızın sonuna dek arkasındayız. Gelecek günler hepimizin elleriyle gelecek."
ADANA