
Statükonun bir dönem irticayla mücadele adı altında devreye koyduğu planların aynısının bugün AKP eliyle Kürtlere karşı uygulandığına dikkat çeken Kaplan, Başbakan Erdoğan’ın altında imzasının bulunduğu 2006 tarihli “Bölücü faaliyetlere karşı eylem planı” başlıklı andıcın adım adım uygulandığını söyledi. “O belge açıkça Kürtleri susturma belgesidir ve yürürlüğe girdiği tarihten bu yana Kürt demokratik muhalefetini sindirmek, susturmak, etkisiz hale getirmek için her türlü hukuk dışı yöntem ve araçlarla fütursuzca uygulanmaktadır“ diyen Kaplan, şöyle devam etti: „Kürtleri susturma projesinin bugünkü ayağında Kürt basını hedef alınmıştır. 3 Aralık 1994’te Özgür Ülke Gazetesi bombalandı, havaya uçuruldu. Birkaç gün sonra bu bombalamanın belgesi ortaya çıktı ve dönemin Başbakanı Tansu Çiller’in imzasını taşıyan “terör örgütünün yayın organı bertaraf edilmelidir” belgesi deşifre oldu. Ama özgür basın uğradığı bunca saldırıya rağmen susturulamadı. Tansu Çiller’in 1994’te yarım bıraktığı işi, Kürt basınını susturma planını bugün AKP sonuçlandırmaya çalışmaktadır. Bugün yapılan operasyonların 1994’teki saldırılarla hiçbir farkı yoktur.”
ANKARA