• Seyda Akçil, şehadetlerin, bu mücadelenin çok ağır bedeller ödenerek yürütüldüğüne dikkat çekerek, "Bir kez daha söylüyoruz: Onlara minnettarız" dedi.

 

Şehadetlerin, bu mücadelenin çok ağır bedeller ödenerek yürütüldüğünü gösterdiğine dikkat çeken Seyda Akçil, şunların altını çizdi: "Biz, onların ödediği ağır bedeller sayesinde ayakta kaldık. Onların sayesinde insan olmanın yoluna girdik, kendimizi tanıdık; yüreğimizde ve zihnimizde bir bilinç oluşturduk. Bir kez daha söylüyoruz: Onlara minnettarız.”

Êlih’te anmaya katılan yurttaşlar, duygu ve düşüncelerini AW'den Abdullah Esen'e anlattı. Şehit annesi Fatma Suna, şehitlerle gurur duyduklarını belirterek, şunları ifade etti: “Artık bu kanın durmasını umut ediyoruz. Cenazelerimizin birçoğu kayaların ve taşların altında kaldı. Devlet, ailelerin çocuklarının cenazelerini almaya gitmesine dahi izin vermiyor. Benim oğlum da birkaç yıl önce şehit düştü. Cenazesini getirdik. Kız kardeşim ve erkek kardeşim de şehit. Bugünkü şehit, amcamızın oğludur. Biz de daha dün şehit düştüğünü öğrendik.  ‘Barış olacak, onlar gelecek’ diyorduk ama dün onun şehit düştüğü haberi bize ulaştı. Kürtler el ele tutmalı ve vazgeçmemeli.”

Şirin Ekinci de şehitlerin, bütün toplumun değerleri olduğunu söyleyerek, şöyle konuştu: “Hepsi bizim çocuklarımız. Hepsi şeref yolunda yürüdü. Her zaman söylüyoruz: Barış, huzur ve kardeşlik olsun. Şehitlerimizin hepsi bizim için aynıdır. Onlarla gurur duyuyoruz. Ölünceye kadar mücadelelerini sahipleneceğiz. Kalanların da barışı görmesini umut ediyoruz.”

Bu yoldan pişman değiliz

Birkaç ay önce Rojava'da kızı şehit düşen Suheyla Ekinci, şunları dile getirdi: “Onlarla elbette gurur duyuyoruz ama yüreğimiz de yanıyor. Böylesine ağır koşullar karşısında kendimizi toparlayamıyoruz. Yine de diyoruz ki; Kürtlerin onurlu evlatlarının canı sağ olsun. Dağların başındaki gerillaların canı sağ olsun. Umarım onların zaferi olur. Bunların son şehitler olmasını umut ediyoruz. Şehitlerin hepsi bizim çocuklarımızdır. Bizim için hiçbirinin diğerinden farkı yok. Yine de bu yoldan pişman değiliz. Bu sürecin de başarıya ulaşmasını, gerillalarımızın emeğinin boşa gitmemesini umut ediyoruz. Her zaman yüreğimizde bir umut var; umutsuz değiliz.”

Kendimizi tanıdık, bilinçlendik

Seyda Akçil ise şehit ailelerinin yaşadığı acıya tanık olduklarında büyük üzüntü ve hassasiyet duyduklarını belirterek, duygularını şöyle dile getirdi: "Halkın kendi değerlerine sahip çıkması da çok büyük ve onların buraya gelmesi de çok kıymetli. Bugün Êlih kendi şehitlerine sahip çıkıyor. Onlarla gurur duyuyor, onlara minnettar ve borçluyuz. Açıklanan şehitler, bu mücadelenin çok ağır bedeller ödenerek yürütüldüğünü gösteriyor. Biz, onların ödediği ağır bedeller sayesinde ayakta kaldık. Bir yandan çok üzgünüz; diğer yandan bedelsiz bir mücadele de olmaz. Eğer bu mücadele olmasaydı bugün çok farklı bir durumda olacaktık. Onların sayesinde insan olmanın yoluna girdik, kendimizi tanıdık; yüreğimizde ve zihnimizde bir bilinç oluşturduk. Bir kez daha söylüyoruz: Onlara minnettarız.” ÊLIH

***

Cenazesi 9 yıl sonra teslim edildi

HPG’li Serhat İmre’nin (Serhat Botan) cenazesi, 9 yıl sonra ailesine teslim edildi. Aile, cenazeyi Wan’daki Karşıyaka Mezarlığı’nda “Şehîd namirin” sloganı eşliğinde toprağa verdi.

Wan’ın Seyrantepe Mahallesi’ndeki Kimsesizler Mezarlığı’na defnedilen HPG’li Serhat İmre’nin (Serhat Botan) cenazesi, DNA testlerinin sonuçlanmasının ardından ailesi tarafından teslim alındı. Serhat Îmre, 2017'de Bedlîs’te Türk askerleriyle yaşanan bir çatışmada şehit düşmüş, cenazesi Kimsesizler Mezarlığı’na götürülerek buraya defnedilmişti.

Wan’da yaşayan İmre ailesi, cenazeyi teslim alabilmek için ilgili kurumlara başvurmuştu. Başvurularına önceki gün yanıt verildi. Aile ile sivil toplum kuruluşları ve siyasi parti temsilcileri cenazeyi teslim aldı. Cenaze, Karşıyaka Mezarlığı’nda toprağa “Şehîd namirin” sloganı eşliğinde verildi. Defin işleminin ardından tüm şehitler için bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu ve dualar okundu. WAN