- DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, tırmanan hayat pahalılığı, yüksek enflasyon ve gerileyen reel ücretlerin yurttaşları borç batağına sürüklediğini belirterek konuyu Türkiye Meclisi gündemine taşıdı.
Türkiye, 2023'ün ikinci yarısından itibaren yeni bir ekonomik program uygulamaya başladı. Enflasyonu düşürmeyi hedefleyen program çerçevesinde talebi kontrol altına almak amacıyla vatandaşın geliri baskılandı. Yine de enflasyon bir türlü istenen düzeye inmedi, yüksek seyrini korudu. Her türlü mal ve hizmetin fiyatı artarken geliri azalan vatandaşın, giderleri alabildiğine yükseldi. 2027-2029 yıllarını kapsayan yeni Orta Vadeli Program’da (OVP), 2026 yılı enflasyon tahmini revize edildi. Daha önce yüzde 16 olan tahmin, yüzde 28,4’e yükseltildi. Enflasyonda tek hane hedefi de 2029'a kaldı. OVP’ye göre 2029 enflasyon tahmini yüzde 9.
Borçla sürdürülen hayat
Yurttaş, bu ortamda yaşamını daha çok borçlanarak sürdürüyor. Vatandaşların, bankalara ve finans kuruluşlarına olan bireysel kredi ve kredi kartı borcu, 21-28 Ağustos haftasında yaklaşık 130 milyar TL daha artarak 7 trilyon 284 milyar TL’ye yükseldi.
Söz konusu haftada bireysel kredi borçları 30,9 milyar TL artarak 3 trilyon 645 milyar TL’ye; kredi kartı borcu da 99 milyar TL artarak 3 trilyon 639 milyar TL’ye çıktı.
Tüketicilerin, bireysel kredi ve kredi kartı borçları yıl başından bu yana toplam 1 trilyon 425 milyar TL arttı. Bu artışın 606 milyar TL’si bireysel kredilerden, 819 milyar TL’si de kredi kartı borçlarından kaynaklandı. Bireysel kredilerde yüzde 20, kredi kartı borçlarında yüzde 29 oranında büyüme yaşandı.
Yasal takibe alınan borç miktarı, yalnızca bir haftada 5 milyar 663 milyon lira artışla 838 milyar 968 milyon liraya ulaştı.
Bakan Şimşek'e sordu
DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi vererek, borcun geçim derdindeki yurttaşlar için artık adeta "ikinci bir gelir kapısı" haline geldiğini kaydetti. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) 21 Ağustos 2026 verilerini paylaşan Çiçek, bankacılık sektörünün kâr ve mevduat rekorları kırdığı bir dönemde, milyonlarca emekçi ve emeklinin icra tehdidi altında yaşam mücadelesi verdiğini belirtti. Sosyal devlet mekanizmalarının zayıflamasının ve gelir eşitsizliğinin borç krizini daha da derinleştirdiğini ifade eden Çiçek'in, Bakan Mehmet Şimşek'e yönelttiği sorulardan bazıları şöyle:
* Bakanlığınızın yasal takibe alınan borçtaki artışa ilişkin yaptığı herhangi bir çalışma veya etki analizi bulunmakta mıdır?
* Tüketici kredilerinin 2 trilyon 559 milyar TL’sini ihtiyaç kredilerinin oluşturduğu dikkate alındığında, ihtiyaç kredilerinin hangi amaçlarla kullanıldığına ilişkin Bakanlığınızın elinde bir veri bulunmakta mıdır? Bu kredilerin ne kadarı temel tüketim ve geçim giderlerini karşılamak amacıyla kullanılmaktadır?
* Yurttaşların önemli bir bölümünün gıda, kira, fatura, eğitim ve sağlık gibi zorunlu harcamalarını kredi kartı veya tüketici kredileriyle karşılayıp karşılamadığı konusunda Bakanlığınız tarafından yapılmış bir araştırma bulunmakta mıdır?
* Dar gelirli yurttaşların borçlarının yeniden yapılandırılması, faiz yükünün azaltılması veya belirli koşullarda kamu desteği sağlanmasına yönelik herhangi bir çalışma yürütülmekte midir?
* Bankacılık sektöründe oluşan yüksek kârlılık ve mevduat hacminin karşısında, yurttaşların artan faiz ve borç yükünü azaltmaya yönelik bir kamu politikası neden uygulanmamaktadır?
* Yasal takip nedeniyle ücretlerine, emekli aylıklarına veya diğer düzenli gelirlerine haciz uygulanan yurttaşların sayısı kaçtır? Bu kişilerin gelir gruplarına göre dağılımı nedir? ANKARA