İsviçre Gündemi
Bundan bir kaç ay önce gazetemizde İsviçreli Neo Nazilerin "Kurt Adam" örgütlenmesini haber yapmıştık. Söz konusu grubun internet üzerinden geniş bir örgütlenme ağına sahip olduğuna, başta Almanlar olmak üzere Avrupalı Neo Nazilerle sıkı işbirliği içinde olduklarına ve hatta silah eğitimi yaptıklarından da bahsetmiştik.
İsviçre'nin hatırı sayılır gazetelerinde sağ egemendir. Bizim dışımızda bir kaç gazete habere yer vermekle yetinmişti. Yabancılarla alakalı konularda, bire bin katan sağ basın nedense olayı görmezlikten gelmiş ve üzerinde durmamıştı. İsviçre'de başını Halk Partisi (SVP)'nin çektiği kesimlerin, yabancılara yönelik politikalarının ülkede Neo Nazi örgütlenmesini teşvik ettiğine, zemin hazırladığına ve büyük olasalıkla da önemli destekler kazandırdığına vurgu yapmıştık. İsviçre'nin Sonntagszeitung gazetesi önceki gün verdiği haberde, olayı başka boyutlara taşıdı. Gazete 8'i Türkiyeli, 10 kişinin katledildiği Alman Neo Nazi cinayetlerinin İsviçre bağlantılarının kesinleştiğini duyurdu. Gazete Alman Savcının cinayetlerde kullanılan Ceska markalı silahların 2000'nli yıllarda İsviçre'den getirildiği şeklindeki görüşlerine de yer verdi.
Haber İsviçre Neo Naziler ile Alman Neo Nazilerin işbirliğine ilişkin başka ayrıntılarla devam ettiriliyor. Dolayısıyla İsviçre Neo Nazi örgütlenmesinin hem bilinenlerden de eskiye dayandığı gerçeği, hem de bilinenden fazla köklü olduğu gerçeği ortaya çıkııyor. İsviçre bu gerçekle yüzleşmek durumundadır. Aksi halde İsviçre'nin gizli Neo Nazi örgütlenmesinin bir adası haline gelmesi kaçınılmazdır.
Bütün bu gerçekler ortada iken, ülkede Neo Nazilere ilişkin ciddi operasyonlar yapılmaması, konunun tartışılmaması dikkat çekmekle kalmayıp, önemli ve cephe alınamayacak kesimlere dayandığı şüphesini yaratmaktadır.
İsviçre'nin yabancı düşmanlığına ilişkin özellikle SVP'nin söylemlerine demokratik tolerans tanıması belkide Neo Nazi örgütlenmesinin güçlenmesinin en temel nedenidir. Yabancıları aşağılayan, hor gören, kötülüklerin anası ilan eden, açıkça düşman sayan söylemlerin neredeyse günlük gazetelerin sayfalarını süslediği bir ülkede, gelişmelerin başka yönde olması zaten beklenemezdi. SVP'nin ayırımcı, ırkçı söylemlerine rağmen giderek büyüyen bir parti olması, oylarını arttırması ve 1. parti konumunu sürdürmesi de önemli bir göstergedir.
Kimi kantonlarda yabancıların çocuk parkları, kütüphaneler, yüzme havuzları, gibi alanlara girmesini yasaklayacak kadar ileri giden bir ülkede, tarafsız ve demokratik bir yapıdan bahsetmek artık çok güçtür.
Özetle İsviçre her geçen gün İsviçreliler dışındaki herkese "düşman" olma alışkanlığı kazanıyor. İsviçre ırkçılık ve ayırımcılıkla ilgili çizgilerini netleştirmedikçe bu lekeden kurtulamayacak gibi gözüküyor.
Keşke yabancı kara parayı yıkamaktaki hüner, biraz da yabancıyı kabule yansısa….
Cinayetlerde İsviçre bağı