Çin’de kadınların ayaklarını bağlamak güzellik sembolü olarak görülürken, birçok kadın bu ‘gelenek’ nedeniyle yaşamını acı içinde geçirdi.

‘Güzellik’ adı altında kadını nesneleştiren eril zihniyet, Çin’de kadınların ayaklarına işkence yaparak birçoğunun engelli olmasına neden oldu. Bir ‘gelenek’ haline getirilen bu işkence sonucu binlerce kadın ayakları küçük görünsün diye işkenceye maruz bırakıldı. Çocuk yaşta ayak parmakları kırılıp, sıkı bandajlarla bağlanarak, ayaklarının büyümesi engellenen kadınların ayaklarına Lotus (Nilüfer) ya da Zambak ayak adı veriliyordu. Ayak bağlama, 10’uncu yüzyılda Çin’de güzelliğin ve statünün sembolü olarak değerlendirilirdi. ‘Lotus ayaklar’ olarak da bilinen, ayak bağlama 1911 yılında yasa dışı ilan edilmeden hemen önce 20. yüzyılın başında gözden düşer. Ayak bağlama süreci, genellikle dört ile dokuz yaş arasındaki kız çocuklarının ayakları tamamen gelişmeden hemen önce gerçekleşirdi.

Birçok kadın engelli yaşadı

Ayak bağlama işlemi genelde kış aylarında kız çocuklarının ayakları soğuktan hissizleşince gerçekleşir. Bağlama işlemi sırasında ayakları yumuşatmak için sıcak hayvan kanı ve bir bitki karışımının içine ayakların konulmasının ardından ayak tırnakları mümkün olduğunca geriye yaslanır. Ardından her ayağın parmakları geriye doğru yatırılır ve aşağı doğru bastırılır. Ayak parmakları kırılana kadar ayak tabanları sıkıştırılır. Bir sonraki aşama ise, ayağa uygulanan kemerin kırılması ve altında ayak tırnaklarına baskı uygulayarak ayağın etrafına bandaj sarılması olarak devam eder. Bandajlar daha da gerginleştirilmeden çıkarılır ve ayak düzenli olarak yıkanır. Bu işlemden dolayı birçok kadın hayatlarının devamında engelli yaşamak zorunda kaldı.

Artık yasak

Çinli kadınların ayaklarının uzun yıllar boyunca sıkışıp kaldığı ‘minik’ ayakkabılar artık olmasa da o dönemin izlerini taşıyan yaşlı Çinliler bulunuyor. Biejie şehrindeki bu yaşlı kadınlar, uzak köylerde ayaklarının bağlı olduğu son kişiler. 


 PEKİN