Yüzsüzlükte kırmadığı rekor, almadığı Oscar kalmayan şu hayatta anlaşabileceği en iyi insan Orhan Miroğlu denen metan gazı, çöplüğü olan Galip Ensarioğlu, geçen gün Farqîn’de yazılan ırkçı duvar yazıları ile ilgili konuşmuş. “Sürekli uyarıyoruz ama tam olarak engelleyemiyoruz” demiş ismi galip, gerçekte ise mağlup arkadaş. Galip sadece onları durduramıyor, kendisini de ha keza öyle. Sürekli kendine, Kürtlüğüne sırt çevirmekten iflah olmaz noktaya gelmiş. Engelleyemediği ihalelerdir. Saçma sapan masallarını başkasına anlatsın.
***
Kendisi eski YÖK başkanıydı. Şimdi nerede derseniz, keyfi yerinde. Varşova büyükelçisi olmuş. Hangi ara oldu, nasıl şey oldu onu bilmiyorum, ama asıl merak ettiğim bu adam faşizmden nasıl oluyor da başını kaldırıp elçilik yapıyor? Kendisi Yusuf Ziya Özcan. Farqîn halkını katlederek “Asker ve polislerimizi yuhalayan sivilleri alınlarının ortasından vurup indirmediğimiz sürece terör bitmez” demiş. Bunları facebook sayfasında da paylaşmış. Düşünün bu adama üniversiteler teslim edilmiş. Şimdi de dış ilişkiler. Gerçi böyle ayağa böyle çorap…
Bu anlamda sıkıntı yok! Ultra faşistimizin demeçleri bununla da sınırlı değil. Paris Katliamına da oh olsun diyor. Yusuf Ziya, beyni yerine böbrekleri ile düşünen, boşaltım sistemi ile solunum yapan, karada yaşayan tek hücreli bir canlı olmaya doğru hızla giderken, bol şans diliyorum. İnsanlıktan çıkışı, tüm insanlığa hayırlı olsun…
***
Cinnet albümüne taptaze bir ırkçı faşist ile devam edelim. AKP izmir vekili Necip Kalkan…
Arkadaşları ona Akştayn diyor. Yapılan zeka ve vatan sevgisi ölçümlerinde hep birinci çıkıyormuş. Yemin töreninde boynuna asılan bayrak olduğu ve hiç çıkarmadığı söyleniyor. Peki, Telli oğullarından Necip, kürsüye neden bayrakla çıkmış derseniz? Hikayesini okuduğumda yüreğim yandı. Allak bullak oldu midem! Hüzünlenmemek elde değil. Çünkü 24 yıldır bu anı bekliyormuş. Eğer siz de gözyaşlarınızı sildiyseniz devam edelim. Çünkü daha fantastik kısım geliyor.
Necip şöyle diyor: “1991 yılından Leyla Zana başında 3 renk ile mecliste yemin etti. Çok zoruma gitti. 24 yıldır bu anı bekledim. Ben de buna cevap vermek istedim.” Öncelikle, tek kelimeyle bravo!
Kurban olduğum 3 renk nelere kadirmiş. Kafaya taktığı ve misillemesini beklediği şeye bak! Paranoyak, şizoid, kompulsif, histerik… Ne desen eksik kalır bu adamın ruh bozukluğu karşısında! Şimdi bu son yemin töreninde, umarım bu sefer Leyla Zana’nın gözlüğüne falan takmamıştır. Yoksa bu adam bir 24 yıl daha bekler. Böyle bekleye bekleye en son belki bitki olur da, azot döngüsünde bir işe yarar. Akıl – fikir diliyorum.
***
Vahşi kapitalistlerin sosyalizm güzellemesi devam ediyor. Dünyanın bilgisini elinde tutan en zengin insan ünvanlı Bill Gates, uzun zamandır kendini iklim olaylarına vererek günah çıkartmaya devam ededursun, sosyalizmin kurtuluş olduğunu söyledi. Ali Koç’ta çıkıp, kapitalizm sorundur, aşılmalı dedi. Son bir hafta içinde adını bilmediğim daha birkaç kişi daha benzer beyanatlarda bulundu…
Kapitalizm tam da bu değil mi? Yani söylemde bir tutarlılık var. Onun tutarsızlığı tutarlılığıdır. Haliyle sorun yok.
Kapitalist prêzede söz bitmez. Heyecana gerek yok!