Özellikle gözaltına alınan politik kadınlara yönelik tecavüz işkencesinin ise, Türkiye ve Kürdistan’da bireysel değil sistematik olarak uygulandığını Gözaltında Cinsel Taciz ve Tecavüze Karşı Hukuki Yardım Projesi’nin raporları ortaya koyuyor. Raporlara göre, 1997- 2012 Temmuz ayına kadar en az 362 kadın, ‘tecavüz ve taciz işkencesi’ne uğradığı için hukuki yardım talebinde bulundu. Raporlara göre, tecavüze maruz kalan 82 kadından 2’si tecavüze uğradıktan sonra intihar etti ve bir kadın işkence sonucu katledildi. 14 yaşındaki genç bir kadın tecavüze uğradıktan sonra akrabaları tarafından ‘namus’ gerekçesiyle katledildi. 1 kadın işkencenin uzun vadeli etkisi sonucu Aralık 1999’da yaşamını yitirdi. 



Tecavüz işkencesi yapanlar!


Raporlara göre, 10-18 yaş grubundan 44 ve 18-67 yaş grubundan 317 kişi tecavüze uğrarken, tecavüz suçunu işleyenlere ilişkin ise şu bilgiler yer alıyor: “Polis: 264, jandarma/asker: 93, özel tim: 17, gardiyan: 43, itirafçı: 4, gazeteci:1, adli tutuklu: 24, belediye başkanı: 1, adliye görevlisi/bekçi: 1, diğer kamu görevlileri: 3.” Raporlara göre, ‘Tecavüz işkencesi’ne 266 Kürt, 87 Türk, 1 Alman, 4 Roman, 1 Bulgar, 1 Avusturyalı kadın maruz kaldı. Raporlara göre, Türkiye’de 1997-2012 yılları arasında gözaltında tecavüz, işkence ve tacize maruz kalan 167 kadın dava açtı.
İnsan hakları savunucusu ve Gözaltında Cinsel Taciz ve Tecavüze Karşı Hukuki Yardım Projesi’nin avukatlarından Eren Keskin,  “Savaşlarda kullanılan bir savaş yöntemidir ‘cinsel işkence’.Bize bugüne kadar 362 kadın başvurdu başvuran kadınların yüzde 80’i Kürt kadınlar ve bu kadınların çoğu yıllardır gizledikleri bir şeyi bazıları yeni yeni açıklıyorlar. Çok zor açıklanan bir işkence yöntemi” diyen Keskin, “Kürdistan’da uygulanma amacı daha da farklı. Bütün savaşlarda olduğu gibi kadınlar, bir savaş ganimeti olarak görülüyorlar” şeklinde konuştu.
Son dönemde İstanbul Emniyet Müdürlüğü TMŞ Müdür Yardımcılığı’na Sedat Selim Ay’ın atanmasının son derece dikkat çekici olduğunu, ancak Ay’ın işkence ve tecavüz konusunda tek isim olmadığını söyleyen Keskin, şunları belirtti: “Birçok katil yönetimlerde; belediye başkanı, emniyet müdürü, milletvekili olabilmiş durumda. Birçok tecavüz işkencesini uygulayan asker, makamını yükseltti. Bu nedenle bunu bir devlet politikası olarak tartışmak gerekiyor. Sedat Selim Ay görevden alınabilir ama onun durumunda birçok insan hala görevdeler.” 



Milyonlarca kadına tecavüz edildi
1. ve 2. Dünya Savaş’ında milyonlarca kadının tacize ve tecavüze uğradığını, bu savaşların ardından kurulan Tokyo ve Nürnberg mahkemelerinde ‘taciz’ ve ‘tecavüzün’ savaş suçu olarak değerlendirilmediğini hatırlatan Keskin, Bosna ve Ruanda çatışmalarından sonra bu konunun tartışılmaya başlandığını ve Roma Statüsü, Uluslararası Ceza Mahkemeleri’nin ‘cinsel işkenceyi insanlığa karşı suç’ olarak kabul ettiğinin altını çizdi. Keskin son olarak şunları belirtti: “Türkiye’nin bazı uluslararası sözleşmeleri imzalamıyor olmasının tek nedeni Kürt meselesidir. Türkiye Uluslararası Ceza Mahkemeleri’ne taraf olsa, olduğu anda binlerce kadın, insanlığa karşı suç nedeniyle TC devleti aleyhine başvurular yapacak. Bunların hepsi insanlığa karşı suç kavramında kabul edilmesi gereken şeyler. Cinsel işkence bir devlet politikasıdır ve tekil değildir. Sedat Selim Ay da tek işkenceci değildir.”

DİHA/İSTANBUL 




İnsanlık suçları aklanmaz
AİHM’de işkenceden hüküm giyen Sedat Selim Ay’ın İstanbul Emniyet Müdürlüğü TMŞ Müdür Yardımcılığı’na terfi ettirilmesi, kadın örgütleri tarafından protesto edildi. Protesto eylemi İstanbul Emniyeti önünde gerçekleşti. EMEP ve SDP’li kadınlar, İmece Kadın Sendikası, Ev İşçileri Dayanışma Sendikası, ÖDP’li kadınlar, Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM), Yeni Demokrat Kadınlar, Sosyalist Feminist Kolektif, EHP’li Kadınlar, Halkevci kadınların katıldığı basın açıklamasında pankartlar açıldı, sloganlar atıldı. Yoğun polis ablukası altında eylem yapan kadın örgütleri adına açıklamayı yapan Hülya Osmanağaoğlu, Sedat Selim Ay’ın terfi ettirilmesini, işkenceye-tecavüze uğrayan kadınlara, çocukları katledilen ailelere doğrudan tehdit ve toplumsal muhalefete gözdağı olduğunu belirtti. Osmanağaoğlu, “İnsanlığa karşı işlemiş suçlar hiçbir zaman aklanamaz. Bu zihniyetten hesap soruyoruz” dedi.
Açıklama sonrasında Sedat Selim Ay’ın cinsel işkencelerine uğrayan SKM Sözcüsü Birsen Kaya ise, İstanbul Emniyet Müdürlüğü içerisinde onlarca insanın işkenceye ve cinsel şiddete maruz kaldığını söyledi. Kaya, “Biz burada İstanbul Emniyet Müdürlüğü karanlık delhizlerinde ve koridorlarında işkenceye maruz kalanların, katledilenlerin sesi kaybolmasın diye geldik” dedi. Cinsel işkencenin sistematik olduğunu söyleyen Kaya, Türkiye’nin tarihinin işkence, ölüm, kaybetme, katletmelerle dolu olduğunu belirtti.