Ofis AZC Plaza önünden Koşuyolu Parkı Yaşam Hakları Anıtı önüne kadar gerçekleştirilen yürüyüşte, kadınlar düdüklerle tacizleri protesto etti. “Susmadık susmayacağız tecavüze sessiz kalmayacağız” pankartının taşındığı yürüyüşte, “Çocuk gelin yoktur, çocuk tecavüzü vardır”, “Dewlet destê xwe ji zarokê me bikşîne”, “Tecavüzcü, inkarcı, asimilasyoncu devlet, Kürdistan’dan defol”, “Roboskili çocuklar bayram değil adalet istiyor”, “Çocuklar yarınlarımızdır”, “Çocuk katilleri yargılansın”, “Tecavüze çocuk istismarına karşı yürüyoruz”, “Tecavüzcü polis Kürdistan’dan defol”, “TMK mağduru çocuklar özgür bırakılsın”, “Toprağımdan benden çocuğumdan uzak dur”, “Bedenime dokunma” dövizleri taşındı.


Tecavüze barikat

Kadınlar yürüyüşte “Çocuklara uzanan eller kırılsın”, “Tacizci erkek, koruyan devlet”, “Polis lojmanı tecavüz yuvası”, “Zarokên me jiyana me ne”, “Tecavüze susmak ortak olmaktır”, “Bizlere değil, tecavüze barikat”, “Erkek vuruyor devlet koruyor”, “Tecavüzcü devlet hesap verecek”, “Devlet bayramını al başına çal”, “Kürdistan faşizme mezar olacak” sloganlarıyla çocuk istismarına ve çocuk katliamlarına olan öfkesini dile getirdi.
Polis engellemelerine ve yaşanan gerginliklere rağmen kadınlar basın açıklamasını yapmak üzere Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önüne ulaştı. Kadınlar adına konuşan DİKASUM çalışanı Hülya Değirmenci, Türkiye’de her 5 çocuktan birinin cinsel istismara uğradığına dikkat çekerek, Kars'ta 9 yaşındaki Mert Aydın'ın cinsel istismara uğradıktan sonra vahşice katledilmesini, son olarak da Amed'de polis memurlarının üç çocuğa cinsel istismarda bulunduğunu hatırlattı.

Tecavüzcüleri teşhir edelim

Olaya ilişkin açılan soruşturmanın üzerinden 10 ay geçmesine rağmen herhangi bir ilerleme sağlanamadığına işaret eden Değirmenci, “Soruşturmaya takipsizlik kararı verilmiştir. Soruşturma sürecinde ve sonrasında çocuklara herhangi bir destek sunulmamıştır” şeklinde konuştu.
Taciz ve tecavüz kültürünün büyük bir tehlike olarak çocukları beklediğini ve sayısını bilinmeyen nice çocuğun sistematik bir şekilde cinsel istismara uğradığını ve bunu kimseye anlatamadığını sözlerine ekleyen Değirmenci, tecavüzcülerin Türkiye’nin her yerinde serbest dolaştıklarını söyledi.
Geçen yıl 23 Nisan törenlerinden sonra Öğretmen Sabır Ceyhan isimli şahsın okulundaki bir öğrencisine cinsel istismarda bulunduğu davanın bir yıldır karara bağlanmadığını da dile getiren Değirmenci, “Tanık olduğumuz tecavüzlere karşı sessiz kalmak, insanlığa karşı hesap veremeyeceğimiz sonuçları doğuracaktır. Kentimizdeki herkesi, tacize, tecavüze uğrayan çocukları değil, tecavüzcü erkekleri teşhir etmeye çağırıyoruz” dedi. Hülya son olarak, tecavüz kültürünün bir diğer mağduru olan eş ve çocuklarının uğradığı tahribatların giderilmesi için tüm kurumları ve toplumu duyarlı olmaya çağırdıklarını ifade ederek, “Çocuklar uyurken sessiz olunur, ölürken veya tecavüze uğrarken değil” şeklinde belirtti.

JINHA/AMED