Cinsel sömürünün meşrulaştırılması

Forum Haberleri —

fuhuş protesto/foto:AFP

fuhuş protesto/foto:AFP

  • Fuhuşu, bir ‘ekonomik faaliyet’ olarak savunmak, kadın haklarını hiçe saymak, köklü bir vahşi kapitalist cinsel sömürü mantığını meşrulaştırmak anlamına gelir.

ALİ ARAYICI

Fransa'da, ‘seks işçiliğini’ suç olmaktan çıkaran ve "müşterilerin suç sayılmasının ve para karşılığı müşterilere cinsel ilişki için kadın sağlayanlara karşı olan yasanın kaldırılmasını" içeren Seks İşçileri Yasası (PPL), fuhuşu yasaklayan yasanın yürürlüğe girmesinden tam 10 yıl sonra, parlamentoya sunuldu. Cinsel istismarla etkin mücadele etmeyi amaçlayan değiştirilmiş tasarının, 10 Şubat'ta Senato'da kabul edilmesi, sol kanat içinde tartışmaları beraberinde getirdi.

Fransız Komünist Partisi (PCF) Ulusal Sekreteri Fabien Roussel ile Kadın Hakları ve Feminizm Komisyonu Başkanı Shirley Wirden, önerilen Seks İşçileri Yasası'na karşı çıktı. Fuhuş sistemiyle aktif mücadele etme, toplumu kapitalizm ve ataerkillikten kurtarma ihtiyacını vurguladı. Yasanın, para karşılığı müşterilere kadın sağlayarak fuhuşa aracılık suçlarını ortadan kaldırdığını ve cinsel yolla bulaşan hastalıkları meslek hastalığı olarak tanıdığını savundu. Roussel ve Wirden, bu yasa "2016 öncesi mevzuatı yeniden yürürlüğe koyarak seks işçilerine 16 yaşından itibaren RSA'ya (Fransız asgari gelir yardımı) erişim hakkı tanımakla kalmayacak, 16 yaşındakiler de dahil olmak üzere, fuhuş yapmayı diğer faaliyetler gibi ekonomik bir faaliyet haline getirecek. Bu, asla kabul edilemez. İlerici, devrimci ve özgürlüğü savunan solu temsil ettiğini iddia eden parlamenterlere yakışmayan bir davranış ve onlar için utanç verici bir durumdur” diyor.

Cinsel sömürüyü yaygınlaştırıyor

Seks İşçileri Yasası (PPL), sol kanattan farklı seslerin yükselmesini beraberinde getirdi. Bu yasanın çıkmasına Yeşiller Partisi (EELV) önderlik etti. Seks işçileri dernekleri, EELV senatörü Anne Souyris ve milletvekili Andy Kerbrat ile iş birliği yaparak bu faaliyeti suç olmaktan çıkardı. Fransız Haber Ajansı'na (AFP) konuşan Souyris, "inanıyorum ki bu yasa, ilk kez küresel soruna biraz daha bütünsel bir bakış açısı getiriyor. İnsanların başına gelenlerin gerçekliğinden yola çıkıyor" dedi. Souyris, "bu yasa hiçbir şekilde fuhuşu teşvik etmekle ilgili değil" diyerek, şöyle devam etti: "İnsanları şiddetten korumak ve mümkün olduğunca haklarını geri kazanmalarını sağlamakla ilgili. İş hukuku tarafından korunurken çalışmaya devam etmelerine veya bunu yapmayı kendi seçeneğiyle bırakmalarına olanak tanıyor. Öncelikle seks işini suç olmaktan çıkarmakla ilgili."

Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü’nden Sarah-Marie Maffesoli ise bir basın toplantısında, "Bu, koşulları ne olursa olsun, dünyadaki tüm seks işçilerinin talep ettiği şey: Haklarını tanıyan bir yasa" dedi. Uluslararası Af Örgütü'nden Sébastien Tuller de bu görüşü destekledi: "Müşterilerin suçlu sayılmasından 10 yıl geçtikten sonra, seks işçilerinin sağlık ve güvenliğini daha iyi düzenlemenin, korumanın ve şiddetle mücadele etmenin bir yolunu bulmaya acil ihtiyaç var."

Üstelik, Tuller söz konusu önerilen Seks İşçileri Yasası’nın "tarihi bir ilk adım" olduğunu ve "daha fazlasının yapılması gerektiğini" savundu. Genel olarak önerilen yasa, oturma ve çalışma izni olmayan belgesiz göçmen kadınları desteklemeye, onları ayrımcılık ve sömürüden korunmaya, para karşılığında kadın satıcıları tarafından yapılan cinsel taciz ve şiddeti önlemeye odaklanıyor.

Savunmasız kadınlar etkileniyor

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konferansı'na (AGİT) göre; yalnızca cinsel sömürü amacıyla yapılan insan ticareti yıllık yaklaşık 100 milyar dolar gelir sağlıyor. Bu gelirin büyük bir kısmı, erkeklerin kaçırılan kadınlarla cinsel ilişki için yaptıkları ödemelerden geliyor. Bu kişilerin çoğu Doğu Avrupa ülkelerinden ve çatışma halindeki ülkelerden geliyor. Rusya-Ukrayna'daki savaşın başlamasından bu yana, insan ticareti giderek daha çok arttı.

Komünist Partisi (PCF) Ulusal Sekreteri Roussel ve Kadın Hakları Komisyonu Başkanı Wirden, "PCF'nin fuhuş sistemine karşı mücadelede, solun temel taşlarından biri olmasından ve derneklere destek sağlamasından gurur duyuyoruz. Pozisyonumuz her zamanki gibi büyük bir kararlılıkla sürüyor: Kadın bedenleri piyasanın keyfine göre alınıp satılan mallar değildir. Sınıf mücadelesi ile kadın özgürlüğü mücadelesi ayrılmaz bir şekilde birbirine bağlıdır" dedi. PCF tarafından desteklenen feministler, AİHM, AP ve BM Kadınlara Yönelik Şiddet Özel Raportörü tarafından da destekleniyor. Feminist örgütler ve mağdurlar, yasanın uygulanmasında daha çok kaynak ve siyasi irade çağrısında bulunuyor. Bu çıkış programlarına (yabancı mağdurlar için oturma izinleri de dahil) erişimin kolaylaştırılması, sosyal uyum için mali yardımın (AFIS) artırılması, müşteriler ve kadın satıcılarla mücadelede daha kararlı bir duruş sergilenmesi isteniyor.

Fuhuş yapan seks işçileri, doğrudan kâr elde etme ve insan ticaretiyle ilgilenmedikleri zaman, cinselliği tecavüz kültürüyle ve özgürlüğü liberalleşme ile karıştırıyor. Kişinin bedenini ve cinselliğini özgürce kontrol etme hakkı, bir pazar veya sözleşme çerçevesinde anlaşılamaz. Fuhuş, kadınları ve bedenlerini pazara yerleştiriyor. Cinselliğe aşırı derecede liberal bir bakış açısını teşvik ediyor ve cinsel eyleme konu olabilecek basit bir "hizmet" gibi, ticari bir değer kazandırıyor. Bu bakış açısı, özellikle en çok dışlanmış kadınların cinsel istismarının normalleştirilmesinin yolunu açıyor. Savunmasız, göçmen ve azınlık gruplarından kadınlar ve insan ticareti mağdurları; fuhuş sisteminin başlıca hedefleri. Bu, cinsel sömürüye dayanan ve tek amacı, erkeklerin dile getirdiği cinsel eylemlere olan talebi karşılamak için ataerkil ve şiddet içeren insanlık dışıdır.

Kapitalist sömürü mantığı

Merkez sağ, aşırı sağ, ırkçı ve faşist partilerin milletvekilleri; düzenli olarak fuhuşun suç olmaktan çıkarılması ve genelevlerinin yeniden açılmasını gündemde tutuyor. Çok az da olsa, sol partilerin içinde de bazı milletvekilleri bu projeyi destekliyor. Bu durum, Belçika ve İspanya'da genelevleri ile ilgili benimsenen felaket niteliğindeki yasal yaklaşımları yansıtıyor. Bunun etkisi, kadın ticaretiyle uğraşan, cinsel sömürücü faaliyetlerini sahte serbest meslek düzenlemelerinin arkasına gizlenen yetkililerin 'zorlama' varlığını kanıtlayamaması durumundan yararlanan; kadın ticareti yapan insanlıktan yoksun 'pezevenkler'in giderek daha da çoğalmasını sağlıyor. Bütün bunlar, aralarında binlerce reşit olmayan kız çocuğunun da bulunduğu savunmasız, yabancı kadın ve kız çocuğuna yapılan cinsel şiddet ve tacizlerin cezasız kalması pahasına oluyor.

Özellikle de sol bloktan sosyalist ve yeşillerin içinde bulunduğu bazı milletvekilleri başta olmak üzere, merkez ve aşırı sağdan parlamenterlerin; fuhuşu diğer ekonomik faaliyetlerle aynı seviyede bir ekonomik faaliyet haline getirmek istemi kabul edilemez. Böyle bir dönemde, Komünist Partisi (PCF) Ulusal Sekreteri Roussel’in “insan bedeninin kutsallığını her zamankinden daha çok savunulmalıyız” vurgusu çok önemlidir. Roussel’in de isaret ettigi gibi, hiçbir koşulda fuhuşun bir değişim nesnesi, sadece bir meta haline gelmesine asla izin verilmemeli. Fuhuş yapmayı, bir ‘ekonomik faaliyet’ olarak savunmak, kadın haklarını hiçe saymak, piyasanın mahremiyet alanına müdahalesini kabul etmek ve böylece köklü bir vahşi kapitalist cinsel sömürü mantığını meşrulaştırmak anlamına gelir.

Bu cinsel kölelik karşıtı modele yönelik sürekli tehditler karşısında PCF, her zaman kadın haklarını, bütünlüğünü ve her alanda tam özgürlüğünü savunacak. Toplumsal yapıyı kapitalizm ve ataerkillikten kurtarmak, kadınlara yönelik cinsel şiddete kesinlikle son vermek, toplumun tüm alanlarında kadın ve erkek arasında tam eşitliği sağlamak için mücadele etmeye devam edecektir.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.