Kürdistan'da savaş suçu işleyen AKP hükümeti, 90'lı yılları aratmayan uygulamalara imza atmaya devam ediyor. Bu yönelimlerden en ağırı olan kadınlara yönelik cinsel şiddet, AKP döneminde yaşamını yitiren YJA Star gerillası Kevser Eltürk'ün (Ekin Wan) bedenine dahi olmak üzere yaşamın her alanında yüzünü yeniden göstermeye başladı.

Figen Şahin isimli genç kadının Adana'da gözaltına alındıktan sonra polislerin cinsel işkencesine uğraması ve çekilen çıplak fotoğraflarının sosyal medyada paylaşılmakla tehdit edilmesi, Urfa Emniyeti'nde Ş.Ç ve L.T. adlı genç kadınların cinsel taciz, işkence ve saldırıya maruz kalması, birlikte birçok kadın siyasetçinin cezaevi girişinde ince arama adı altında çıplak aramaya ve tacize maruz kalması ile birlikte en son Amed'de gözaltına alınan Şükran Yıldız ile Gülizar Akad'ın maruz kaldığı cinsel işkence, kamuoyu yansıyan bu yönelimlerin bazı örnekleri oldu.


Artık tartışılmaya başlandı

Özellikle kadınların karşı karşıya kaldığı bu tür davalarla uzun yıllardır ilgilenen insan hakları savunucusu avukat Eren Keskin, öncelikle kadına yönelik cinsel işkencenin her zaman siyasi iktidar tarafından uygulandığını vurguladı.

Bu işkencenin açıklanmasının çok zor olması nedeniyle birçok kadının maruz kaldıkları bu tür durumları açıklamaktan korktuğunu dile getiren Keskin, "Cinsel işkence, çok zor açıklanan bir işkencedir. Çünkü kadınlar utanıyor, korkuyor, dışlanmışlık hissediyorlar. Ama kadınların bilinçlenmesi ve örgütlenmesiyle bu durum yavaş yavaş tartışılmaya, açıklanmaya başladı" dedi.


Cinsel suçlar cezasız kaldı

"Kadına yönelik cinsel işkence, en fazla Kürdistan'da bir savaş politikası olarak 90'lı yıllarda uygulandı ve ancak bunların hepsi cezasız kaldı" diyen Keskin, cezasızlık politikası nedeniyle güvenlik güçlerinin bunu uygulamaktan kaçınmadığını kaydetti. 

Keskin, Kürdistan'da yaşanan saldırı ve katliam girişimlerine paralel olarak kadınlara yönelik bir işkence biçimi olarak cinsel işkencenin bugün de arttığını kaydetti.


Değer yargıları hedefleniyor

Bu yönelime, toplumun ahlaki değer yargılarını ayaklar altına almak amacıyla başvurulduğunu söyleyen Keskin, "Bu değer yargılarının en ortasından vurmaktır amaç. Bu nedenle cinsel işkence devam ediyor. Cinsel işkence ne yazık ki bir devlet politikasıdır" dedi. Keskin, kadına yönelik saldırı ve işkencenin örgütlü bir mücadele ve kadının daha fazla siyasete girmesiyle durdurulabileceğini aktararak, "Coğrafyamızda bunu en iyi şekilde Kürt kadını yapıyor. Siyasete katılarak, kendi taleplerini dile getirecek. Başka bir yolu yok" şeklinde konuştu. 


 DİHA/ADANA





Cinsel işkence' protesto edildi


Amed'in Ergani ilçesinde, kadınlara yönelik cinsel işkence protesto edildi. 

Eylemde açıklama yapan SELİS Kadın Derneği’nden Tülay Bingöl, kadınların tehdit, tecavüz ve şiddet politikalarına boyun eğmeyeceğini ve direneceklerini belirtti.

Bingöl, ülkede kadın katliamlarının 'sıradanlaştığını' söyleyerek, "Her gün değil, artık anlık olarak kadınlar katlediliyor. Kadına, nasıl konuşacağından nasıl güleceğine ve kaç çocuk doğuracağına kadar karışılıyor. Bu kadın tiplerine uymayan kadınlar ise İŞİDvari bir şekilde işkenceyle tehdit ediliyor" dedi. 

Eylemde, şiddet ve cinsel işkencelere sessiz kalınmayacağı mesajı verildi. 


 AMED