Geçtiğimiz günlerde kuruluşunu ilan eden Ciwanên Azad kongresine katılan gençler, örgütlenmenin önemine dikkat çekerek,"Ciwanên Azad etrafında örgütlenmeliyiz" dedi.

Fransa'nın başkenti Paris'te, geçtiğimiz hafta sonu gerçekleştirdiği kongre ile kuruluşunu ilan eden Avrupa Kürt Gençlik Hareketi Ciwanên Azad, çalışmalarına başladı. Çok sayıda kişinin katıldığı kongrede, gençler sorunlarını tartışarak, çözüme dönük önemli kararlar aldı. Kongreye katılan gençlerden bazıları, muhafazakarlık ile kapitalist modernite arasında sıkışıp kaldıklarını söylerken, bazıları da özgürlüğü yanlış algıladıklarını ve bunun da birçok hatayı beraberinde getirdiğini dile getirdi. Kürt kurum ve kuruluşlarına büyük görevler düştüğüne de vurgu yapan gençler, "Ciwanên Azad'a büyük sorumluluk düşüyor. Bizim biraraya gelip örgütlenmemiz ve anadilimize sahip çıkmamız lazım. Derneklerimiz de çekim merkezi olmalı. Kurumlarımız bize sahip çıkmalı" şeklinde konuştu.  
Ciwanên Azad Kongresi'ne katılan Kürdistanlı gençler, yaşadıkları sorunları ve çözüme yönelik görüşlerini gazetemize anlattı.

'Sahte özgürlük' arayışı

Mithat Kaya: Avrupa'da yaşayan Kürt gençlerin en büyük sorunu bir araya gelip örgütlenememedir. Birçok gencimiz kurtuluşu sahte bir özgürlük arayışında buluyor. Toplumun en büyük yaralardan birtanesi uyuşturucu ve fuhuş bataklığına saplanan gençler. Gençlerimizin yüzü ülkeye dönük olmalı. Tüm bu çalışmalar için ciddi bir yoğunlaşma ve sorumluluk anlayışı gerekli. Ciwanên Azad'ın bu gençlere ulaşıp örgütlemesi gerekiyor.  
Rojvan Maraş: Etrafımız kapitalist modernitenin tuzaklarıyla çevrilmiş durumda. Selefiler, El Nusra, Fetullah Gülen Cemaati gibi örgütler gençlerimizi kendi halkına karşı kullanmak için ellerinden geleni yapıyor. Tüm bu saldırıları boşa çıkarmanın tek yolu, daha fazla örgütlülüktür. Bunun için de gençlerimiz, Ciwanên Azad etrafında örgütlenmeli.

Gençlere dönük proje yok
Ferit Demir: Avrupa'daki kurumlarımız burada doğup büyüyen gençlerimizin ihtiyaçlarını gidermede başarısız kalıyor. Gençlere yönelik projeleri yok. Derneklerde kültürel çalışmalar yetersiz düzeyde olduğu için, birçok genç derneğe gelmek istemiyor. Kültürel ve siyasal faaliyetler yürüten kurumlarımız tarihimizi öğretebilmeli.
Sozdar Sevim: Birçok arkadaşım Kürt olduğu halde bunun farkında değil. Birçok yurtsever aile çocuklarını bilinçli bir şekilde dernek ortamlarından uzak tutmak istiyor. Kürtlüğüne sahip çıkan üniversiteli Kürt gençleri sürekli polisin tehditleri altında, ajanlık dayatmaları oluyor. Tüm bunların karşısında, daha fazla örgütlenmemiz gerekiyor. Kürt gençleri olarak kültürümüzü ve anadilimizi yaşatma gibi sorumluluklarımız var.

Eylemlere katılma yetersiz
Sevda Yatar: Avrupa'da yaşayan Kürt gençlerinden çoğu, özgürlüğü çok çarpık bir şekilde yorumluyor. İnsanın kendi ülkesine ve diline sahip çıkması en anlamlı özgürlüktür. Anadil aynı zamanda bir savunma silahına da dönüştürülmeli. Ülkede mücadele eden gençlerimizle empati kurabilmeliyiz. Onlar kelle koltukta bir mücadele içerisindeyken, bu rahat ortamda bir çok gencimiz yasal eylemlere katılma gereği hissetmiyor.
Jiyan Akdoğan: Avrupa'da yaşayan gençlerimizin en temel sorunu, iki kültür aralarında sıkışmadır. Evde ailesiyle Kürtçe konuşan bir genç dışarda ise, yaşadığı ülkenin diliyle kendisini ifade ediyor. Anadilini konuşamayan gençler günlük hayat içerisinde de başarı düzeyi göstermiyor. Derneklerin bu konuda daha aktif çalışmalar yürütmesi gerekiyor. Yine 'Avrupa'da yaşayan Kürt gençleri Rojava'daki devrime ne kadar müdahil oluyor?' sorusunu kendimize sormamız lazım.

Yüzümüz ülkeye dönük olmalı

Arin Hüseyin: Rojava Devrimi, aynı zamanda kalbi Kürdistan için atan herkesin devrimi olmalıdır. Ne yazık ki, burada yaşayan Kürt gençlerinde bu heyecanı göremiyorum. Rojava'da hergün genç arkadaşlarımız şehit düşerken, buradaki gençlerimiz farklı yaşam arayışlarının peşinde koşuyor. Birçok Kürt genci Avrupa'da örgütlenerek Rojava'ya gönderilerek kendi halkına karşı savaştırılıyor.
Şilan Kocaman: Başta Rojava'da olmak üzere, Kürdistan'ın dört bir yanındaki haksızlıklara karşı, gençler öncülük etmeli. Avrupa'da bize dayatılan sahte özgürlük vaatlerine kanmamalıyız. Ailelerimizin ve büyüklerimizin bu konuda bize daha fazla sahip çıkmaları gerekiyor. Derneklerde kültürel etkinliklerin yapılması lazım ki, genç arkadaşlarımız gelip katılsınlar, birbirlerini tanısınlar ve örgütlü bir güç olsunlar. Kürtçeyi günlük yaşamda kullanabilmemiz için kurslara ihtiyacımız var.
Metin Doğan: En büyük eksiğimiz örgütlenip bir araya gelememizdir. Gerek başkan APO, gerekse halkımızın bizden beklentisi oldukça fazladır. Fakat beklentilerini karşılamaktan epey uzak bir yaşam biçimimiz var.  'Başkanımıza bağlıyız' diyoruz. Fakat bu pratik hayata yansımasını bulmuyor. Her Kürt gencinin yüzü ülkesine dönük olmalı, mutlaka ülkesi için bir şeyler yapabilmelidir.

Din bezirganlığı yapılıyor
Cesim Kaya: Din bezirganlığı altında gençlerimizi Rojava'ya ölüme gönderen zihniyeti kınıyorum. Aileler ve kurumlar, gençlerimize gerçek Müslümanlığı öğretmeli. Derneklerde bu konular üzerine toplantı, panel, eğitim çalışmaları yapılmalı. Türk devletinden hiçbir beklentimiz yok. Kendi sorunlarımızı çözecek güçteyiz. Yeter ki örgütlenelim ve düşmanın oyunlarını boşa çıkaralım.
Berfin Demircioğlu: Gençler istedikten sonra yapamayacağı şey yoktur. İmza kampanyası çerçevesinde 40 bin imza topladık. Bu bizde coşku yaratarak motive etti. Kürt gençleri sadece kendi aralarında değil, diğer uluslardanki gençlerle de iletişim kurmalı. Hala Kürdistan'ın neresi olduğunu bilmeyen çok insan var. Siyasi partiler içerisinde yer alarak lobi yapmalıyız. Yine derneklerde folklor, saz, gitar, tiyatro ve benzeri kursların verilmesi halinde inanıyorum ki, birçok genç seve seve derneğe gelecektir.



MEHMET ZAHİT EKİNCİ/PARİS