
Cizre'de bir binanın bodrum katında 17 gündür hastaneye kaldırılmayı bekleyen yaralılardan haber alınmayalı 10 gün oldu. 9 kişinin yanarak bir çocuğun ise devlet güçlerince açılan ateşle can verdiği bir diğer bodrumdaki yaralılardan da 3 gündür haber alınamıyor. Kentte halkın temel ihtiyaçlarını karşılaması için nöbetçi olan fırın, eczane ve marketler de önceki günden bu yana "ikinci bir emre kadar" kapatıldı. Cizre'ye gitmek siteyen sağlıkçılar, dün bir kez daha engellendi. HDP'li vekiller ile sağlıkçılardan oluşan bir heyetin Cizre'ye girmesine de dün saat 17.00'ye kadar müsaade edilmedi.
Şırnak'ın Cizre ilçesinde Türk işgal güçlerinin saldırıları 57. gününe girdi. 17 gün önce Cudi Mahallesi'nde devlet güçlerinin saldırılarında yaralanan ve bir binanın bodrum katında mahsur kalan yaralılar hala hastaneye kaldırılamadı. Kendileriyle en son 30 Ocak'ta İçişleri Bakanlığı'nda yetkililerle konu hakkında görüşmelerini sürdüren HDP milletvekillerinin irtibat sağladığı 15 yaralı, hastaneye kaldırılamadığı için yaşamını yitiren 7 kişinin cenazesi ve yaralılara bakan 9 kişinin bulunduğu bodrumla irtibat sağlanılamayan 10. güne girildi.
Tüm girişimler engellendi
Cizre Belediyesi'ne ait ambulansların binaya gidip yaralıları almak için tüm girişimleri devlet güçleri tarafından "Çatışma var" denilerek engellendi. 9 gündür TTB ve SES üyesi sağlıkçıların yaralıların alınması için Cizre'ye girişi engellenip ambulansları polis tarafından "eksik evrak" gerekçesiyle bağlanırken, yarıların alınması gündemiyle günlerdir Mardin'de bulunan HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş'ın "Ben ve beraberimdeki gönüllü sağlıkçılar gidip yaralıları almak istiyoruz" çağrısına da hükümet kanadından bir karşılık verilmedi. TTB ve SES üyesi gönüllü sağlıkçılar dün de Cizre'ye girmek için girişimlerde bulundu.
İkinci vahşette 3. gün
Cudi Mahallesi'nde üç gün önce üst katlarında çıkan yangından dolayı 9 kişinin yanarak can verdiği 1 çocuğun ise kapının önüne çıktığı sırada devlet güçlerince açılan ateşle katledildiği 27 yaralının bodrumunda mahsur kaldığı binadan da haber alınamayan 3. güne girildi. En son binadan bilgi aktaran Cizre Halk Meclisi Eşbaşkanı Mehmet Tunç binanın etrafının zırhlı araçlarla sarıldığı, yaralılara "teslim ol" çağrısı yapıldığını ve binanın önünde ne olup bittiğini görmek için çıkmaya çalışan 16 yaşındaki Abdullah Gün isimli çocuğun açılan ateş sonucu katledildiğini söylemişti.
İkinci bir emre kadar kapatıldı
Kentte kuşatma daha da derinleşerek devam ediyor. Halkın temel ihtiyaçlarını karşılaması için nöbetçi olarak açık olan az sayıda fırın, market ve eczane de önceki günden bu yana devlet güçlerince "ikinci bir emre kadar" kapatıldı. İhtiyaçlarını karşılamak için sokağa çıkan çok sayıda yurttaş ise gözaltına alınarak "sokağa çıkma yasağını ihlal" ettikleri iddiasıyla para cezasına çarptırıldı.
Şebekelere kimyasal atıldı
Türk güçleri geçtiğimiz günlerde de kentin altyapısını hedef alarak, "PKK'liler kullanıyor" iddiasıyla kentin kanalizasyonlarını ve su kanallarını kapatmıştı. Devlet güçlerinin şimdi de kanalizasyonlara bilinmeyen bir kimyasal madde attı. Biber gazı kokusuna benzer bir koku yayan madde, evlerin mutfak ve banyolarındaki su giderlerinden evlerin içini sardı. Kanalizasyon suları Alibey Mahallesi'nde patlayan şebeke suyuna karıştı. Şebeke suyunu içen yurttaşlarda boğaz ağrısı meydana geldi. Suyun koktuğu belirtilirken, belediye yetkilileri şebeke suyundan örnek alarak tahlil yapmak üzere Cizre Devlet Hastanesi'ne götürdü. Yurttaşların zehirlenme tehlikesine karşı şebek
7 cenaze götürüldü
Sur Mahallesi'nde önceki gün kimliği tespit edilemeyen 3 kişinin cenazesi bulundu. Cenazelerin bulunduğu haberinin gelmesinin ardından cenazelerin bulunduğu Site Sokak'a belediyenin cenaze aracı sevk edilirken, devlet güçleri tarafından sokağa "çatışma var" iddiasıyla sokulmadı. Daha sonra ise cenazeler polis tarafından alınarak önce Cizre Devlet Hastanesi'ne ardından da otopsi işlemleri için Şırnak Devlet Hastanesi'ne gönderildi.
Dün de sokak ortasında 4 cenaze bulundu. Cenazelerden 2'si Huzur Sokak'ta, diğer 2'si ise Paraşüt Sokak'ta bulundu. Cizre Belediyesi'ne ait ambulans ve cenaze araçlarıyla alınan cenazeler, Cizre Devlet Hastanesi'ne getirildi.
Hukukçular ve yaralıların aileleri
Yaralıların aileleri ile Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD) ve Mezopotamya Hukukçular Derneği (MHD) üyesi avukatlar, dün Nusaybin'den Cizre'ye doğru yola çıktı. Hukukçular yola çıkmadan önce Mitanni Kültür Merkezi önünde yaralı aileleri ile birlikte açıklama yaptı. Avukat Ruşen Rotinda Polat, tüm hukuk yollarını denediklerini, ancak sonuç alamadıklarını, Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) de skandal bir karar vererek, yaralılar olup olmadığının bilinmediği ve avukatları suçlarcasına sorular yönelttiğini hatırlattı. Polat, AYM'nin sorularının cevabını almak için Cizre'ye müvekkilleri olan yaralıların yanına gitmek istediklerini söyledi. Devlet güçlerinin yolu açması için taleplerini Mardin Valiliği'ne ilettiğini aktaran Polat, "Yolu açın, gidelim müvekkillerimiz yaralı mı değil mi, görelim. Mahkemeye gereken delillerimizi sunalım" şeklinde konuştu.
Açıklamanın ardından hukukçular ve yaralı aileleri Cizre'ye gitmek için yola çıktı.
Cizre girişinde engellenmeleri üzerine bir süre burada girişimlerde bulundu. Duruma tepki gösteren avukatlara asker ve özel harekat polisleri, "Kaymakamın emri Cizre'ye girişler yasak" diyerek engel oldu. Avukatların konuya ilişkin belge istemeleri üzeri ise belge verilmeyerek, "Bu şifahen söylenen bir şey, belge filan vermiyoruz. Gitmediğiniz takdirde müdahale edeceğiz" denildi. Bunun üzerine avukatlar Nusaybin'e dönmek zorunda kaldı.
HDP ve DBP heyeti de
Cizre’de mahsur kalan yaralıların kurtarılması için HDP ve DBP’lilerden oluşan bir heyet kuruldu. Mardin’de basın açıklaması yapan heyet, yaralıların binalardan çıkabilmesi için güven sorununun aşılması gerektiğini söyledi ve Cizre’ye gideceklerini açıkladı. DBP Eşbaşkanı Kamuran Yüksek, heyetin yürüteceği faaliyete ilişkin şunları söyledi: "Cizre’de günlerdir onlarca yaralı insan var, onların hastaneye sevk edilmesi için yoğun bir çaba içerisindeyiz. Hükümet başta orada yaralı olmadığını, ambulansların ulaşamadığını söyledi. Bir kent abluka altında. Kente giriş çıkışlar yasak. Cizre’ye gitmek istiyoruz. Cizre’de birkaç evde mahsur kalan yaralı insanlarımızı hastanelere taşımak istiyoruz. Sivil heyetimizi oluşturmamızın ve gitmek istememizin nedeni budur. Hükümet o binalara 10 kez ambulans gönderildiğini, ama çatışma çıktığını ifade ederek bunu gerçekleştiremediğini kamuoyuyla paylaştı. Biz aynı çerçevede bilgiler almadık. Biz gidip orada çalışma yürütmek istiyoruz. Eğer bir engel varsa bunu ortadan kaldırmak istiyoruz. İddia ettikleri gibi ‘Ambulans gönderiyoruz, ama çıkmak istemiyorlar’ şeklindeki durumu da netleştirmek, eğer çıkmıyorlarsa gidip ikna etmek istiyoruz. Keza öyle olmadığı yönünde bilgiler var, bunları paylaştık. Burada tedavi görmek isteyen, çıkmak isteyen bir gencin kapıda vurulduğunu paylaştık. İnsanlar, ‘Can güvenliğimiz olmadığı için biz ambulanslara gidemiyoruz’ diyorlar. Koridor açılırsa insanlarla temas kurmak, ikna etmek istiyoruz. Oradaki drama, krize son vermek istiyoruz.”
Kamuran Yüksek, HDP milletvekilleri Celal Doğan, Dengir Mir Mehmet Fırat, İdris Baluken, Dirayet Dilan Taşdemir ve Mithat Sancar ile gönüllü sağlıkçılardan oluşan heyet, Cizre'ye hareket etti.
Heyetin kente girişi engellendi. Nusaybin yolunu kullanarak Cizre'ye giden heyet, Şırnak Mardin il sınırında bulunan Oyalı Kavşağı'nda polis-asker tarafından durduruldu. Haber hazırlanırken heyetin bekleyişi sürüyordu.
ŞIRNAK
Nur’dan Türk ordusu geçti
Nur Mahallesi’nden çekilen fotoğraflar, halkı zorla göç ettirmek isteyen devlet güçlerinin saldırılarında yarattığı yıkım gözler önüne seriliyor. Nur Mahallesi Varol Sokak’tan çekilen fotoğraflar, saldırılarda neredeyse tahrip olmamış evin kalmadığını gösteriyor. Onlarca evin yıkıldığı mahallede, devlet güçlerinin, halkın elektrik ve suya ulaşmasını engellemek için elektrik trafoları ve su depolarını hedef aldığı görülüyor.