
Sıkıyönetimle birlikte katliamın yaşandığı Cizre'ye gitmek isteyen ancak engellenen HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Türkiye'nin felaketin kıyısında olduğunu söyledi.
9 gün önce sıkıyönetim ilan edilerek katliamla direnişi bastırılmak istenen Cizre'ye gitmek için 4 gün önce yola çıkan ve engellenen HDP Eşbaşkanı, İdil'de grup toplantısı yaptı. HDP'li bakanlar, milletvekilleri, birçok partili ve İdil halkının katıldığı toplantı, dün İdil Kültür Merkezi'nde yapıldı. Demirtaş'ın salona girmesi ile birlikte salonda bulunanlar "Bijî berxedana Cizîrê" sloganları attı. Halkı selamlayarak konuşmasına başlayan Demirtaş, "Bu toplantıyı Cizre'de yapmak istiyorduk. Bırakın toplantı yapmayı, içeriye bile giremedik. Bugün Cizre'de insanlık dışı bir uygulamayla karşı karşıyayız" dedi.
120 yıldır Cizre direniyor
Neredeyse 120 yıldır bu coğrafyanın buna benzer durumlarla karşı karşıya kaldığını hatırlatan Demirtaş, "Bu katliamlar son 8 gündür ortaya çıkmış değil. Osmanlı'nın son yıllarında başlayan, Mîr Bedirxan'dan bu yana bu halk bunlarla karşı karşıya. Bugün Cizre'de yaşananlar yüzyıllardır bu toprakların kaderidir. Bu zulmü normal karşılamadığımız için bunlara karşı barış mücadelesi veriyoruz" diye konuştu.
Barış bir slogandan ötedir
"Özgürlük arayışı demokratik siyasete büyük bedeller ödenmiş olmasına rağmen vazgeçmediğimiz, vazgeçmeyeceğimiz bir yaşam gerekçesidir" diyen Demirtaş, "Barışın ne kadar acil olduğunu yaşayarak öğrendik. Barış bizim için bir slogandan çok ötededir" dedi.
Saldırılar alçıklığın daniskası
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP'lilerin açıklamalarıyla birlikte Türkiye illerinde HDP binalarına yönelik saldırıların başladığına dikkat çeken Demirtaş, şunları söyledi: "Son günlerde sadece parti binalarımıza yapılan ırkçı saldırı 140 tanedir. Bunalar AKP ve Cumhurbaşkanı'nın talimatıyla MİT eliyle yapılıyor. AKP talimat vermiş, MİT organize etmiş. Bizi inciten bunlar değil. İnsanlar bitişik komuşusu tarafından saldırıya uğradı. Mevsimlik işçileri kendi coğrafyalarında iş bulamadıkları için sırf Allah onları Kürt yarattığı için evleri, çadırları ateşe verildi. Bu ırkçılıktır, protesto değildir. Bunları Başbakan 2 gün boyunca izledi. Hükümet izledi. Ermenilere ve Rumlara yapıldığı gibi Kürtlere yapılmak istendi. Yoksa bunlar HDP protestosu değil. Partimizi protesto edebilirler. Ama parti binamızı yakmak, insanlarımızı linç etmek alçaklığın daniskasıdır. Bu alçaklığı Başbakan izliyor."
Bir tek bana soruşturma açıldı
Yaşananlar ve saldırılar ile ilgili bir tek soruşturmanın açılmadığına dikkat çeken Demirtaş, "Bunlarla ilgi bir tek bana soruşturma açıldı. Halkımızı yasal haklarını hatırlattığım için bana soruşturma açıldı. Bana açılan soruşturma, bizlere oyunu verenlere açılmıştır. Bu açıdan halkımıza açılmış sayıyorum" diyerek, açılan soruşturmanın Türk Ceza Kanunu'ndaki yerini anlattı.
'Bu ateş herkesi yakar'
Demirtaş, konuşmasına şöyle devam etti: "Halkımız AKP'den korktuğu için değil, jandarmasından, polisinden ondan bundan korktuğu için değil, gerçekten tüm halkların bir arada yaşayabileceğine inandığı için istiyor. Türkiye'nin batısında yaşayan kardeşlerim bizler bugün Cizre için susarsak bu ateş her yeri herkesi yakar. Sanmayın ki burada Cizre yanarsa Bodrum'da güzel yaşanılacak. Çünkü Bodrum Cizre'ye çok uzak değil. Suriye, Irak'ta yaşananlar bu şekilde başladı. Türkiye bunların kıyısındadır. İşte bizler 3 gündür bir tek Cizre için yola çıkmadık, felaketin kıyısında olan Türkiye için çıktık."
Savaşta ısrar çıkmaz yoldur
"Biz HDP olarak çağrılarımızı tekrar yapıyoruz" diyen Demirtaş, şunları kaydetti: "Ortada konuşmaya hazır bir örgüt varken, savaşta ısrarlı olmak yazıktır. Cizre'de yaşananlar bugün ortaya çıkmış değildir. Sonsuza kadar Cizre'de sokağa çıkma yasağı olmayacak. AKP HDP'yi hiçleştirerek, insanları dağa çıkarmaya çalışıyor. Gelin bakın Cizre'ye insanların neden dağa çıktığın anlarsınız. Sonra da neden on bin kişi dağa çıktı diye sorarsınız. 90'larda bölgenin her yerinde Cizre vardı. Ben 30 yaşımdan sonra OHAL olmadan yaşadım. Zannediyorlar ki Cizre'ye polis yığdıklarında her şey hallolacak. Cizre'de polisin PKK ile ilgili yaptığı propagandayı, PKK 30 yıldır yapmadı. Onlar sokaklarda halka hakaret ederken, PKK'ye yardım ediyorlar."
Gidin ağabeylerinize sorun
Cizre'de özel harekat timlerinin hiçbir insanlığı tanımadan ağır silahlarla taradığına işeret eden Demirtaş, "Gidin emekli ağabeylerinize sorun. Partimizin tabelasını bile asmamıza izin verilmiyordu. Onlar ne yaptı ki sizler ne yapacaksınız? Onlar gittiler, şimdi emekli oldular ama partimiz de yüzde 94 oy alıyor" dedi.
Açılan yaralar kanıyor
Başta Cizre olmak üzere bölgenin birçok yerinde büyük bir yara açıldığını, yaraların kanadığını vurgulayan Demirtaş, "Yeniden barış masasına dönelim dediğimizde öyle kolay olmayacak. Şimdi bir kez daha yaralarımız kanıyor. Önce yaramızı durdurmamız gerekiyor. Önce silahların susması için taraflar birbirine imkansız şartlar vermemeli. İmkansızlardan vazgeçip imkanlı olanları istememiz lazım. Cumhurbaşkanı'na sesleniyoruz: Yaptığımız çağrılara KCK'den olumlu çağrılar geliyor. Bir tarafa çağrılarımıza bu şekilde yanıt verirken, Ankara'ya düşen görev bellidir. Biz kanı izlemek için seçilmedik" şeklinde konuştu.
Sokağa çıkmanın cezası ölüm mü?
Cizre'de yaşananların ortaya çıkacağını, Şırnak Valisi'nin suç işlediğini belirten Demirtaş, "Bunların hesabını bir gün verirler. Tümüyle bir kentin sokağa çıkmaması kararını Vali veremez. Ben Şırnak Valisi'nin yerinde olsam kara kara düşünürdüm; 1 Kasım'da ne yapacağım, diye. Sokağa çıkmanın cezası 100 TL, Cizre'de sokağa çıkmanın cezası ise ölüm" diye kaydetti.
Cizre'de katledilenler gerilla değil
Demirtaş, Başbakan ve AKP medyasının "Cizre'de PKK'liler öldürülüyor" açıklamalarına karşı da Cizre'de katledilen sivil yurttaşların isim ve yaşlarını okuyarak cevap verdi. Demirtaş, şöyle konuştu: "Cizre'de 2 tane PKK'li vardır diye Cizre'de katliam yapıyorsun. Orada eli silahlı militanın var olduğunu bile bilmiyoruz. Varsa arabulucu olalım. Bırakın girelim oraya, diyoruz ama izin vermiyorsun. Su bile götürmemize izin vermiyorlar. Hükümetler değiştikçe yaşananlar ortaya çıkacak. 1 Kasım'dan sonra bütün suçların hesabını vermek için sizleri yargı önüne çıkaracağız. İçişleri Bakanı seçilmiş bile değil ama iki bakanı, seçilmişleri Cizre'ye almıyorlar."
Konuşmanın ardından salonda "Bijî berxwedana Cîzîrê" sloganı atıldı.
DİHA/ŞIRNAK
Aydınlardan taraflara: Müzakerelere dönün
Aralarında Tarık Akan, Kadir İnanır, Fazıl Say, Rıza Türmen ve Levent Üzümcü gibi isimlerin de bulunduğu aydın ve sanatçılar "Ateşkes ilan edin, operasyonları durdurun, müzakereye geri dönün" dedi.
Çatışmaların şiddetlenmesi, artan can kayıpları sanatçıları harekete geçti. "Ülkemiz hızla iç savaş ortamına sürüklenmektedir" diyen aydınlar bu yıkıcı süreci engelleyebilmek için AKP hükümeti ve PKK'ye şu çağrıda bulundu:
* Öncelikle ve derhal, PKK eylemlerine son vermeli, tek taraflı ateşkes ilan etmelidir.
* Özellikle sivillerin büyük zarar gördüğü, ağır can kayıplarına yol açan ve kent merkezlerine kadar yayılan devlet operasyonları durdurulmalıdır.
* Müzakerelerin yeniden başlayabilmesi için elverişli koşullar yaratılmalı, barış sürecinin önü açılmalıdır. Hiçbir mazeret, “ama, ancak” kelimeleriyle devam eden hiçbir açıklama için artık zaman ve sabır kalmamıştır.
Çağrıda bulunanların isimleri şöyle: Tarık Akan, Üstün Akmen, Orhan Alkaya, Barış Atay, Enver Aysever, Pelin Batu, Cengiz Bektaş, Gülsüm Cengiz, Aydın Çubukçu, Pakrat Estukyan, Şebnem Korur Fincancı, Mahir Günşiray, Defne Halman, Kadir İnanır, Küçük İskender, Mahsun Kırmızıgül, Macit Koper, Jülide Kural, Akif Kurtuluş, Tamer Levent, Kuvvet Lordoğlu, Ali Nesin, Yılmaz Odabaşı, İzzettin Önder, Aslı Öngören, Can Öz, Adnan Özyalçıner, Ahmet Say, Fazıl Say, Sennur Sezer, Deniz Türkali, Rıza Türmen, Levent Üzümcü.
İSTANBUL