Tam 44 gündür tanklara, top atışlarına, on binlerce asker, özel harekatçı ve bordo berelilere karşı direnen Cizre’de Cudi Mahallesi’nde bir bodrum katında mahsur kalan 25 yaralı 4 gündür ölüm kalım savaşı veriyor. 

22 Ocak günü yaralanan ve 23 Ocak akşamı yaşamını yitiren üniversite öğrencisi Cihan Karaman ile isimleri öğrenilemeyen 2 cenazenin de tutulduğu evde yaralılara su bulmak için dışarı çıkan bir kişi devlet güçlerince vurularak yaralandı. Evde hiçbir tıbbi malzeme bulunmadığı için yaralıların kanamaları yastıklardan çıkarılan pamuklarla durdurulmaya çalışılıyor. 

Cudi Mahallesi Caferi Sadık Caddesi 5 numaralı evin adresinin hükümet ve emniyet yetkililerine bildirilmesi ardından binaya dönük bombardıman daha da yoğunlaştı. 


Kangren olmak üzereler



Yaralıların bulunduğu bodrum katında bulunan Cizre Halk Meclisi Eşbaşkanı Mehmet Tunç, ellerinde tıbbi malzeme bulunmadığını, yaralıların kanamasını yastıklardan çıkarttıkları pamuklarla durdurmaya çalıştıklarını söyledi. 
“Yaralılarımızın durumu kötüye gidiyor. Ayaklarından yaralananlar var ve artık kangren olmak üzereler. İnsanlık ölüyor. Yaralılarımızın yaraları kokmaya başladı. Bodrum katında ölülerimiz kokmaya başladı. Bundan sonra yaşanacak her ölüm infazdır” dedi. 


Su bulmak için gideni vurdular

Med Nuçe TV’ye de bağlanan Tunç, yaralılar için önceki akşam su bulmaya çalışan bir yurttaşın da özel harekat polisleri tarafından açılan ateşle elinden vurularak yaralandığı aktardı. “İçeride su yok. Birine bir damla su veriyorum; diğeri bana da ver diyor. Devlet katliama kılıf göstermek için örgüt mensupları diyor. Sınır Tanımayan Gazeteciler’i çağırıyoruz. Gelsinler tespit etsinler. Buradakiler sivil mi örgüt mensupları mı” diye konuştu. 


Her yarım saatte bir havan

4 katlı binanın 3 katının yıkıldığını, yarı yıkık üst kata çıkarak dışarıyla bağlantı kurabildiklerini ve saldırıların aralıksız devam ettiğini anlatan Tunç, “Askerlik yaptığımız için biliyoruz. Havan toplarının her yarım saat bir saatte namluları ısınır. Namlular biraz soğuyor, ara veriyorlar. Sonra tekrar tekrar atıyorlar. Evi üstümüze çökertmek için her şeyi yapıyorlar” ifadesini kullandı. 


Evi üstümüze çökertecekler

HDP Milletvekili Faysal Sarıyıldız da, twitter hesabından yaralıların bulunduğu evden kısıtlı imkanlarla dışarıya gönderebilen mesajları paylaştı. Sarıyıldız’ın “Can çekişen yaralılardan gelen son mesaj” diyerek paylaştığı iki mesajda, “Şu an üzerimizdeki binayı yıktılar. Nefes almakta zorlanıyoruz, …binanın kapısı çöktü, evi yerle bir ediyor” denildi. 


AİHM’e başvuru yapıldı

HDP’li vekillerin İçişleri Bakanlığı nezdindeki girişimleri sonuç vermezken, Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD) avukatlarından Ramazan Demir ve Mezopotamya Hukukçular Derneği (MHD) Eşbaşkanı Gülşen Özbek, yaralıların hastaneye kaldırılması için AİHM’de tedbir başvurusunda bulundu. AİHM’e bugüne kadar yaralılarla ilgili 5 başvuru yapılmış, ancak hakkında başvuru yapılan yaralılardan 3’ü tedbir kararına rağmen hastaneye kaldırılamadığı için yaşamını yitirmişti. 


Karaman’ın cenazesi için de başvuru

AİHM kararına rağmen hayatını kaybeden Cihan Karaman’ın cenazenin alınması için de AİHM’e başvuru yapıldı. Cenazeyi almak isteyen Karaman ailesi ise ilçeye alınmadığı için Kumçatı’da nöbette. 


Annenin ısrarı kurtardı

İlçede önceki gün oğlu Ömer Ürün ve soyadı öğrenilemeyen Kasım adlı gencin Nusaybin Caddesi’nde bir evde yaylım ateşine tutulduğunu öğrenen anne Gulê Ürün’ün çabası sonuç verdi. Beyaz bayrakla karakola yürüyen “Ya ateşi kesin ya da beni de öldürün” diyen anne Ürün’le birlikte eve giden polisler 2 genci gözaltına aldı. n ŞIRNAK


Kime hesap vereceksiniz, cesetlere mi? 


Cudi Mahallesi’nde 25 yaralıyla birlikte olan Mahmut Duymak, telefonla yaptığı konuşmada Cizre’de yaşananlara karşı devam eden duyarsızlığa isyan etti. Duymak, “İnsanlık nerede. Kime hesap verecekler yarın bizim cesetlerimize mi?” diye sordu. 

Med Nuçe’ye telefonla bağlanan Duymak şöyle konuştu:

“Yaklaşık 8 gün önce ben ve Ahmet Tunç, Cudi Mahallesi’ne erzak almaya gelmiştik. Cudi Mahallesi’nde arkadaşım Ahmet Tunç vuruldu, can verdi. Taziye evinin civarında insanlar olduğunu gördüm, onlara sığındım. Onların yanında yaralılar olduğunu görünce vicdanım el vermediği için yanlarından ayrılamadım. Yaşadığımız saldırı insanlığı utandıracak nitelikte. ‘Ağır yaralı var mı’ diye soruyorlar. Tüm insanlara sesleniyorum; Yaranın ağırlığını nasıl sorabiliyorsunuz? 13-15 yaşında çocuklar can verdi burada. Yemek, su zaten yok. İnsanlık nerede. Kime hesap verecekler yarın bizim cesetlerimize mi hesap verecekler. İnsanlık kendinden utansın. İnsanım diyen kim varsa yönünü Cizre’ye çevirsin.”