Cizre’ye gitmekte kararlı olan HDP’liler, darp boyutuna varan engellemelere rağmen Cizre’ye 5 km yaklaştı. İdil’de Kriz Koordinasyon Merkezi oluşturan HDP, herkesin Cizre’ye sahip çıkmasını istedi.

HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ile birlikte HDP’li bakan ve milletvekillerinin de aralarında bulunduğu heyet engellemelere rağmen Şırnak’ın İdil ilçesine ulaşmayı başarmıştı. Geceyi İdil’de geçiren heyet, top saldırıları sonucu 3 yurttaşın katledilmesi üzerine sabahın erken saatlerinde Cizre’ye acil yürüyüş kararı aldı. İlçe çıkışında polislerin kurdukları barikatla engellenen heyet, gerçekleştirdikleri toplantı sonrasında sadece Demirtaş, bakanlar, milletvekilleri ve bazı gazetecilerin geçişine izin verilmesi üzerine Cizre’ye doğru yürüyüşe geçti. 


Heyete saldırıya sert tepki

Demirtaş ve beraberindekiler yürüyüşe geçmesi üzerine polisler kalkanlarını Demirtaş, bakanlar ve milletvekillerin göğüslerine vurarak itelemesi gerginliğe neden oldu. Saldırıya sert tepki gösteren Demirtaş ve beraberindekiler, asker ve polislerin kurduğu barikatların yanından arazi yola vurarak, Cizre’ye doğru yürüyüşe geçti. Heyet kendisini takip eden devlet güçleriyle arbede yaşaya yaşaya ilçeye ilerleyişini devam ettirdi.

Yaklaşık 2 kilometre yürüyen heyet tepede polisler tarafından zırhlı araçlarla tekrar engellendi. Yürümekte ısrar eden vekiller devlet güçlerince kalkanlarla tartaklandı. Vekillerin sert tepkisine saldırı sonucunda HDP Siirt Milletvekili Hatice Seviptekin, Urfa Milletvekilli Osman Baydemir, Şırnak Milletvekili Aycan İrmez ve HDK Eşsözcüsü Sabahat Tuncel yaralandı. 

Yaralanan milletvekilleri, Demirtaş ve bakanlar yürüyüşlerine devam etti.


Leyla Zana açıklama yaptı

HDP Milletvekilleri Ertuğrul Kürkçü, Leyla Zana ve Feleknas Uca heyete eşlik eden ve polisler tarafından geçişi engellenen binlerce yurttaş ile birlikte İdil Kültür ve Sanat Merkezi önünde basın açıklaması yaptı.

Konuşmasına Kürtçe başlayan ve oldukça duygusal bir konuşma yapan Zana, ölümlerin durdurulması çağrısı yaptı. Cizre’nin tarihten beri direniş kalesi olduğunu belirten Zana,”Cizre’deki direniş ruhu hiçbir zaman kırılmadı bugün de kırılmayacaktır” dedi. Zana, ayrıca Kürtlerin çözüm sürecine verdiği değere de dikkat çekerek, saldırıların ilk başladığı yerlerden biri olan Diyadin’de yaşanan örneği de verdi: “Bir HPG gerillası bu saldırı karşısında kimseyi öldürmemek ve bu sürece zarar vermemek için hayatına son verdi. Bunun dünyada bir başka örneği yok.” 


Kürtlerin varlığını kabullenmediler

Türkiye’de yaşanan barış sürecine de dikkat çeken Zana, şöyle konuştu: “Bir diyalog süreci yaşadık. İlk defa bir bütünen olarak Kürtler muhatap alındı. Sayın Öcalan İmralı’da muhatap alındı. Kandil’deki arkadaşlarımız kardeşlerimiz muhatap alındı. Parlamentodaki grubumuz muhatap alındı. Ama bunlar yapılırken, oyalama içine girdiler. Bugün git yarın gel dediler. Barıştan benim anladığım budur sen de bunu anla dediler. Dedik ki halkımızın beklentileri var, gasp edilmiş halkları var. Bunları sadaka şeklinde değil doğal olan haklarımız olarak vereceksiniz. Bunları talep ederken Türkiye halklarına karşı bir duruş içinde olmadık. Bursa’daki kardeşlerimize neyi hak görüyorsanız İdil’deki Cizir’deki halklarımıza hak görün. Ama bu zihniyet halen halkımızı kabul etmiyor. Kürtlerin varlığını kabul etmiyor. Eğer beni kabul etme zihniyetine sahip olsaydı bugün Cizre kapısını bana kapatmazdınız.”


‘Ölerek öldürerek büyüyemeyiz’

Yaşanan ölümler ve katliamlar nedeniyle yer yer duygusallaşan Zana, “Buradan silah kullanan bütün taraflara bir ricada bulunmak istiyoruz. 100 yıl çarpışarak öldük. Ölümü bize reva göndünüz, nefsi müdafaada bulunduk. Artık yeter (êdi bes e ji we hemûyan re). Ölümle büyümeyeceğiz. Ölerek ve öldürerek toplumu ve vicdanları çürüteceğiz. Vicdanları ve duyguları çürüteceğiz” diye konuştu. Zana yeniden müzakerelerin başlamasını için de, “Kimin kafasında zihninde ne varsa masaya dönmeli seçim sürecinden önceki pozisyonuna dönülmeli ve masada kozlar paylaşılmalıdır. Müzakereden niçin korkuluyor anlamıyorum” dedi. 


‘Ölüm orucuna başlayacağım’

Zana, aldığı ölüm orucu kararını da şu sözlerle paylaştı: “Gençler öleceğine varsın biz ölelim. Nefsimle bir aydır tartışarak şu karara vardım. Ölümleri durduramazsak ben ölüm orucuna yatacağım. Bunu söylerken tanıyan herkes bilir, söz ağzımdan çıktı mı kelem giderse arkasından giderim. Kimseye gücüm yetmeyebilir ama kendime gücüm yeter. Gençlerin ölümünü seyretmektense ölümü göze alıyorum. O annenin cenazesini kokmasın diye buzdolabında saklandığı ve 35 günlük bebeğin öldüğünü duyduğumda ruhum öldü.”


Cizre yolunda konuştu

Cizre yolunda Med Nûçe TV’ye bağlanan HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, katliam tehdidine karşı acilen duyarlılık çağrısı yaptı. Demirtaş, “Halkımız günlerdir direniyor, Botan halkı yılardır direniyor. Biri tarihsel biri güncel, Cizre tarihsel olarak Kerbela’ya dönüyor susuzluktan dolayı, öte yandan güncel olarak Gazze’ye dönüyor” diye konuştu. 

Türk Cumhurbaşkanı’nın HDP heyeti için, “Huzuru bozmaya gidiyorlar” sözlerini hatırlatan Demirtaş, “İnsanlar ölüyor, öldürülüyor, biz huzuru bozmaya çalışıyor muşuz! Demek ki büyük suçlar ve günahlar işleniyor ki, gizlenmeye çalışılıyor. Bizim oraya girmemizi istemiyorlar” dedi. 


Halk ayağa kalkmalıdır

Ayrıca duyarlılık çağrısı da yapan Demirtaş, “Herkes yönünü Cizre’ye dönmelidir. Cizre etrafında insanlık çemberi oluşturulmalı. Herkes elinden ne geliyorsa yapmalıdır. Gelebilen hemen yola çıkmalıdır. Avrupa halkımız bu konuda duyarlılık yaratırsa eminki uluslararası kamuyo duyarlılık gösterecektir. AKP katliam politikalarından geri adım atmıyor ama teşhir olursa siyaseten geri adım atma durumu gelişebilir” ifadelerini kullandı. 


2. heyetine saldırı

İdil’e geçerek açıklama yapan HDP’nin ikinci heyeti bir kez daha durduruldu. HDP Ağrı Milletvekili Leyla Zana’nın İdil Kültür Merkezi önünde yaptığı açıklama ardından binlerce kişi sloganlar eşliğinde Cizre’ye doğru yürüyüşe geçti. İdil çıkışında polis ve askerlerin barikatlarıyla önleri kesilen binler yürümekte ısrar edince, polis ve asker zırhlı araçlardan kitleye önce gaz bombası ve tazyikli su, ardından da gerçek ve plastik mermilerle saldırdı. 


5 km kala yeniden

HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, bakanlar, HDK eşsözcüleri Sebahat Tuncel ve Ertuğrul Kürkçü, yaklaşık 40 milletvekili ve KJA aktivistlerinin önü, öğleden sonra bir kez daha barikatlarla kesildi. Yaklaşık 60 kişilik HDP heyetinin önü, Cizre’ye 5 kilometre kala yüzlerce polis ve askerle birlikte zırhlı araçlarla kesildi. 

Görüşmelerin ardından yürüyüşün engellenmeye devam etmesi üzerine HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş bir açıklama yaptı.

Katliamın devam ettiğini, Türk hükümmetinin bunu savunduğunu, medyanın duyarsız kaldığını belirten Demirtaş, iki gündür Cizre’ye girmek için yollarda olan HDP’lilerin, kanunsuz bir şekilde kente alınmadığını hatırlattı. Demirtaş, “Polisler de bu kanunsuzluğun farkında. Bize ‘Cumhurbaşkanı da, Başbakan da emir veriyor’ diyorlar. Balık baştan kokar” dedi. 


Su gönderilmesi bile engelleniyor

Cizre’de yaşananların insanı bir trajediye dönüştüğüne vurgu yapan Demirtaş, savaş kurallarının dahi hiçe sayıldığını belirterek, şunları söyledi: “İki gündür Cizre halkına su göndermeye çalışıyoruz. Ona bile izin verilmiyor. Onlar bize oy verdikleri için bunları yaşıyorlarr.” 


Cizre’yi de inkar edecek

Sözlerinin devamında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Kobanê’ye işgal saldırılarının başladığı günlerde söylediği “Kobanê düştü düşecek” sözünü inkar ettiğini hatırlatan Demirtaş, “Dün söylediği o sözü bugün inkar ediyor. Cizre artık Türkiye’nin Kobanêsi olmuş durumda. Cizre ile ilgili bugün söylediklerini de yarın inkar edecek. En barbar savaşlarda bile böyle birşey olmaz. İnsanlar katlediliyor. Cesetler evlerde bekliyor. Cenazelerin gömmesine dahi izin vermiyorlar” şeklinde konuştu. 


Davutoğlu düşüktür, hiçtir

Demirtaş, Başbakan Ahmet Davutoğlu’na ise şu sözlerle seslendi: “Sen bu ülkenin düşük başbakanısın. Siyasi tarihe düşük başbakan olarak girdin, bir hiç olarak çıkacaksın. Adın ‘kadın katili’, ‘çocuk katili’ olarak kalacak. ‘Bu gençler neden dağa çıkıyor?’ diye sormayın, Erdoğan ve Davutoğlu’na sorun. Dağların yolunu siyaseti kısırlaştırarak açtılar. AKP medyası, Cizre’de yaşananları temizlik olarak görüyor. O haysiyetsiz medya, gelin beraber Cizre’ye gidip yaşananları birlikte görelim. Orada yaşananlar 2015’te oluyor, Ortaçağ’da değil.” 

Demirtaş’ın konuşmasının ardından engellere rağmen Cizre’ye gitmekte kararlı olan HDP’liler, İdil’de Kriz Koordinasyon Merkezi oluşturacak durumu buradan takip etmeye başladı. 


 ŞIRNAK




Ulaşanlara da saldırı


Şırnak merkez ve Silopi’den önceki sabah yola çıkan binlerce yurttaş Cizre’ye ulaştı. İki gündür devlet güçlerinin saldırı ve engellerine maruz kalan yurttaşlar tüm engellemelere rağmen ilçeye ulaştı. Devlet güçlerinin barikatlarını aşa aşa gelen yurttaşlar Cizre’nin Konak Mahallesi’nde büyük bir coşkuyla karşılandı. “Bijî berxwedana Cizîrê” sloganı atan kitleye ilçeden de çok sayıda kişi dahil oldu. 

Karşılamanın ardından binlerce yurttaş, önde kadınlar beyaz tülbent kaldırarak yürüyüşe geçti. Yürüyüşün başlamasıyla çok sayıda zırhlı araçla mahalleye gelen özel harekat timleri gaz bombaları ve tazyikli suyla saldırdı. Kitlenin direnişinin sürmesi üzerine polisler bu kez gerçek mermilerle rastgele ateş açtı. 

Polis saldırısına karşı “Bijî berxwedana Cizîrê” sloganı atarak ara sokaklara giren yurttaşların direnişi devam etti.