Hükümetin infazlara yasal ferman olarak icat ettiği 'güvenlik paketi'nde yer alan 'makul şüphe' için de Kürt olmak yetiyor. Buna göre, çocuk yaşta, işten dönerken, sokakta otururken, polis eliyle yapılan bu infazlar da yasal. Bu nedenle yasal işlem yapılması, sorumluların cezalandırılması gerekmiyor. Plakasız araçlarla, kar maskeleriyle yaşları 14, hatta 12 olsa da öldürülmeleri 'makul'dür.
Kürdistan tarihinden okuduğumuz Dehaklarla, karşı karşıyayız. Katlin nedeni farklı değil. Bugün yasal maske takan seri katilin eşkali belli. AKP hükümetinin bu infazların planlayıcısı ve uygulayıcısı olduğu artık daha net görülüyor. Kobanê ve Rojava'da IŞİD ittifakıyla katliamlar planlayan AKP hükümeti, Cizre'de de pekala cinayet işler. AKP, hem devlet güçleri hem de devşirilmiş çetelerle Kuzey'de katliam zeminini hazırlıyor.
AKP hükümetinin bu cinayeter ardından kanlı ellerini gizlemek için yaptığı açıklamalar ne Cizre ne de Kürt halkı için inandırıdır. Kürt halkı yıllardır yüreğinden, umutlarından eksilten katilini iyi tanıyor. Bizzat devlet eliyle işlenen bu cinayetlerin asıl nedenlerinden biri Botan'ın serhildan merkezi Cizre'nin iradesizlikleştirilmesidir. Ancak Cizre'nin öfkesi daha da büyüyor. Bu öfkenin varabileceği nokta için çok uzaklara gitmeye gerek yok, 6-8 Ekim olayları bunun en somut göstergesi.
Kürt halkı, sabırlı ve metanetlidir ama AKP faşizmi ve yansımılarına karşı sessiz de kalmayacaktır.