Suriye’de ulus devletin yaşadığı kriz ve can çekiştiği kaos tablosu netleşiyor. Suriye’de halkların özgür ve demokratik bir sistem içerisinde yer almaları, demokratik adımların atıldığı yeni bir dönem aşaması başladı. YPG Genel Komutanı Sipan Hemo, Reqa hamlesinin Musul hamlesiyle eş değerde olduğunu belirterek, DAİŞ terörünü bitirmenin önemine dikkat çekmişti. Cizre ve Şam bağlamında tek odaklı ve merkeziyetçi bir sistem geride bırakılarak halkların buluştuğu bir uzlaşmanın mümkün olacağı ihtimali yüksek. Suriye’de paylaşım ve bölgeleri kontrol etmek, „eski rejimin ısrarı olmadan“ yeni ittifaklar dahilinde stratejik değişim söz konusudur.
Son günlerde ise Kuzey Suriye Federasyon Kurucu Meclisi seçim tarihlerini açıkladı. Gelişmeler peş peşe geldi. 22 Eylül’de yapılacak seçimin startı verilmiş oldu. Halklar kendi iradelerini beyan edecekler. Suriye krizine çözüm olmayan Astana, Cenevre ve Riyad görüşmeleri teferruat oldu. Bir savaş bombardımanından sonra „kaderi belirleme“ seçimi başlıyacak. Reqa hamlesinin başarıları neleri değiştirecek? Koalisyon güçleri Suriye’de stratejik yol haritasını Demokratik Suriye Güçleri ile pekiştirdi.
Kurulan Reqa Sivil Meclisi göz önündedir. Meclisin öneminin yanı sıra koalisyon güçlerine bağlı 73 ülkeden yapılacak yardım, yeni diplomatik adımlar getirecek. Kuzey Suriye’de yapılacak seçimlerden sonra federasyon modeli nasıl inşaa edilecek? Kuzey Suriye’de özgürleştirilen bölgelerin özerklik ve özgün yönetimi de esnek bırakılarak federasyon sistem içerisinde yer almalarının kapısı da açık bırakıldı.
Rojava ve Kuzey Suriye yöneticilerinin toplantıları ve diyalogları da devam ediyor.
QSD güçlerinin Suriye devriminde DAİŞ karşı yürüttüğü direniş misliyle ispat edildi. Suriye halklarına yeni bir savunma gücü olan ve her yerde direnmeyi başaran YPG/YPJ güçlerinin başarıları ve direniş azmi de yeni siyasi kazanımlar elde etti. Ankara politikası darbe üzerine darbe yedi. Erdoğan’ın 7 yıllık işgal politikası tarihin çöp sepetine atılıyor. Türk devleti ÖSO gruplarıyla amaçladığı Efrîn ve Şehba’daki işgal çırpınışları hüsran getirdi. Erdoğan tek bir program ve plan üzerinde hareket etti. O da Kürtlerin büyük bedeller ödeyerek, döşediği devrim taşlarını ortadan kaldırmak ve yok etmekti. Bu konuda YPG Genel Komutanı Sipan Hemo şöylesi bir cümle kurmuştu. „Biz Türk devletinin işgal ettiği Kuzey Suriye’nin her yerinde direneceğiz demişti“ Reqa hamlesi sonrası Efrîn/Kobanê koridoru Kuzey Suriye için vazgeçilmezdir. Türk devletinin Katar ve Suudi Arabistan arasında yaşanan kriz ve çelişkiler ise; İdlip anlaşmazlığıyla da belli oluyor. Kendi çıkarları doğrultusunda hareket eden, AKP hükümetinin Suriye Muhalefeti de dağılma ve tasfiye sürecini yaşıyor. Rusya’nın öncülüğünde Esad’ın yeniden nefes vermesi de manidardır.
QSD güçleri Suriye’nin diğer kentlerinde bir Suriye ordusu olarak mı savaşacak? Suriye’de prestij kazanan QSD’nin yarın Şam, Hema ve Lazkiye’de çete gruplarına karşı savaşmasına şaşırmamak gerekir. YPG/YPJ güçlerinin Suriye’deki teröre karşı ülkenin her kentinde savaşıp direneceği sinyalleri yeni değildir. Halep, Şam, Reqa, Humus ve Hama hattında Suriye’nin bütünlüğünü esas alınıyor. Türk işgali ise herşeyi seferber ederek, YPG güçlerini sürekli tehdit etti. Karaçox saldırıları en yalın örnekti. Yeni bir Suriye’de hegemonik iktidarını sürüdüremeyecek olan Osmanlı torunları hayal kırıklığına uğradı. Erdoğan’ın haykırışlarına kulak vermeyen bir Moskova yönetimi ise Suriye’de istediğini ve dilediğini yaptı. Putin’in gölgesinde birçok yere saldıran Ankara’nın kafası karışık. Türk yönetimi Suriye’de bir iflasın eşiğinde ve politika yürütemez hale geldi. Öylesi bir Süreci yaşıyor. Erdoğan Reqa ve Şam ziyaretlerini yapamadı. Bir işgal bataklığına saplandı. Rimêlan, Moskova, Şam ve Washington hattında Federasyon modeli ve Suriye’nin demokratik çözüm arayışları devam ediyor. Reqa kentinin sarsacağı dengeler ve olasılıkları da Kürt halkının demokratik ulus mücadelesi ile ilintilidir. Reqa, Humus ve Hama başta olmak üzere DAİŞ terörünün olduğu her yer de direniş çatısı büyürken, paralelinde yeni ittifaklar ve gündemler yaratacağı da şüphe götürmez bir gerçek..