HAMZA GÜNDÜZ/MA/HAKKARİ

Çelê’nin (Çukurca) Geçimli köyünden Çemê Mendo mezrasına taşınmak zorunda kalan köylüler, "Çobanlar karakola cep telefonu numaralarını ve koordinatlarını vermeden otlak alanlara hayvanları götüremiyor" dedi. 

Hakkari’nin Çukurca ilçesine bağlı Rintkê (Yukarı Geçimli) köyünden devlet baskısı nedeniyle göç ederek Hakkari-Şırnak Karayolu'nun Çemê Mendo bölgesine yerleşen köylüler, bir yandan Zap Nehri diğer yandan yerleşim yerinin içerisinden geçen karayolu nedeniyle ölümle burun buruna yaşıyor. Tüm bunların yanı sıra keçilerini otlatmak isteyen çobanların her gün gittiği alanların koordinatını karakola bildirmesi ise köylüleri isyan noktasına getirdi. 

Önceleri köylerinde zor ama mutlu bir yaşamlarının olduğunu belirten Sıddık Ertuş, o dönem kış ihtiyaçlarını sadece sattıkları cevizlerle karşıladıklarını söyledi. Yıl boyunca yaptıkları diğer işlerden gelen paranın da kendilerine kar kaldığını kaydeden Ertuş, devlet baskısıyla göç ettirildiklerini ve gidecek yerleri olmadığı için Zap suyunun bulunduğu Çemê Mendo'ya yerleştiklerini vurguladı. Ertuş, "Burada kıt kanat geçiniyoruz. Çünkü burada ekilecek arazi yok. Hayvancılık tamamen bitti. Durumu en iyi olanın 15 keçisi var. Ancak süt, peynir ihtiyaçlarımızı karşılayabilmek için burada duruyoruz" dedi. 

Yayla ve meraların yasaklanmasından dolayı tekrar köylerine dönemediklerini ifade eden Lokman Ertuş, şöyle dedi: "Federal Kürdistan’daki akrabalarımızla sınır ticareti yapıyorduk. Ancak bu durum da sona erdi. Sınır ticareti bizler için bir yaşam alanıydı. Sınırın kapatılması ardından binlerce insan artık geçinemeyecek duruma geldi.” 

 

Sürekli ölüm tehlikesi

Köyde 50-60 keçiye bakan çobanın dahi her gece gittiği yerin bilgisini ve cep telefonu numarasını karakola bildirmek zorunda olduğunun altını çizen Fettah Ertuş adlı köylü ise “Buradaki köy çobanları karakola cep telefonu numaralarını ve koordinatlarını vermeden otlak alanlara hayvanları götüremiyor. Çobanlar öldürülmemek için bunları yapmak zorunda. Sürekli elimizin yüreğimizde olduğu bir yaşam" dedi.