
Erdal Eren, 13 Aralık 1980'de yaşı büyütülerek idam edilmişti. Benzer bir skandal, Eren'i idamına tepkisini gözyaşları içinde dile getiren Türk Başbakanı Erdoğan'ın iktidarında Adana'da yaşandı.
15 Ağustos 2009 tarihinde Dağlıoğlu Mahallesi'nde yaşanan gösteriler sırasında bir polisin bıçaklanarak öldürülmesi ardından çalıştığı pastaneden gözaltına alınarak tutuklanan S.B.'nin yaş tespiti için Adli Tıp tarafından hazırlanan 3 ayrı raporda 3 ayrı karar verdiği ortaya çıktı. Gözaltına alındığında 15 yaşında olan S.B. yaş tespiti için ilk defa gözaltında iken Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı'na götürüldü. Testte 16 yaşında olduğu ortaya çıkınca 2'nci test, 18 Ağustos 2009 tarihinde yine Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı'nda yapıldı. Aynı Adli Tıp bu kez yaptığı testte, "Kemik grafilerinin incelenmesi ve yapılan muayenesi sonucunda, grafilerin çekildiği tarihte 19 yaşını bitirmiş ve 21 yaşını bitirmemiş erkek kemik yaşı ile uyumlu olduğu" şeklinde bir karar verdi. Skandallar bununla da sınırlı kalmadı. İtirazların ardından 2011 yılında bu kez İstanbul Adli Tıp Kurumu'na götürülen S.B. ile ilgili burada hazırlanan raporda "20 yaşını bitirmiş ve 22 yaşını bitirmemiş erkek kemik yaşı ile uyumlu olduğu" şeklinde yeni bir skandala imza atıldı.
Cezaya uygun yaşa getirildi!
Skandallar silsilesinin ardından olayın gerçekleştiği tarihte 18 yaşın üstünde olduğu şekilde bir sonuca gidildikten sonra S.B.'ye Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından "Devletin birliğini ve ülke güvenliğini bozmak" ve "Kolluk görevlisi Ferdi Özkan'ı kasten öldürmek" iddiasıyla iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ve "Örgüt propagandası yapmak" iddiasıyla da 1 yıl hapis cezası verildi. Türk Ceza Kanunu'nun en üst ceza sınırında ceza verilen S.B, eğer Türkiye'de idam hükmü uygulansaydı idam edilecekti.
Baskıyla şahit yaratıldı
S.B.'nin babası Fahri Bahadır ve avukatı Tugay Bek, uygulama ve verilen cezaya tepki gösterdi. Olayın 12 Eylül darbesi döneminde idam edilen Erdal Eren'in maruz kaldığı tutum ile benzerlik gösterdiğini belirten Av. Tugay Bek, müvekkili S.B.'nin yaşının büyütülerek, kanunda öngörülen en yüksek ceza olan 2 kez ağırlaştırılmış müebbet cezası almasının sağlandığını söyledi. Polis memurunun ölümünden sonra yaşı küçük çocuklara büyük bir baskı kurularak S.B. aleyhine ifade vermeleri yönünde telkinde bulunulduğunu söyleyen Bek, çocukların daha sonraki safhalarda ifadelerinin baskı ve zorlama altında alındığını belirtmiş olmalarına rağmen ilk ifadeleri üzerinden ceza verildiğine işaret etti.
Polisin intikamı alındı
Davanın tek delilinin bir marketin güvenlik kamerasının görüntülerinin çözümü olduğunu söyleyen Bek, görüntüyü talep ettiklerini ancak bu görüntünün mahkeme dosyasına konulmadığını dile getirdi. Mahkemenin görüntüleri izlemeden ceza verdiğinin altını çizen Bek, "Görüntüler izlenseydi o kişinin S.B. olmadığı anlaşılacaktı. Olayda bir polisin ölmüş olması nedeni ile S.B. hakkında olabilecek en yüksek cezanın verilebilmesi için en temel hukuk kuralları ihlal edilerek ceza verilmiştir" dedi. Kamu kurumlarının kolluk güçlerine yönelik eylemlerle ilgili işlemlerde kendilerini taraf olarak gördüğünü belirten Av. Bek, kararı temyiz edeceklerini ve gerekirse AİHM'e gideceklerini söyledi.
'Oğlum 1994 doğumludur'
Baba Fahri Bahadır ise çocuğunun 1994 doğumlu olduğunu söyledi. Oğlunun olayla alakası olmadığını ve çalışırken gözaltına alındığını, suçlu bulmak için çocuğunun yaşının büyütüldüğünü ifade eden baba Bahadır, oğlunun gözaltında ve cezaevinde polis ve gardiyanların işkencesine maruz kaldığını söyledi. Oğlunun 3 yıl Pozantı Cezaevi'nde kaldığını, oradan da Sincan'a götürüldüğünü ifade eden baba Bahadır, "Ölen polise bir fail aranıyordu, oğlum seçildi" diye konuştu.
HAMDULLAH KESEN / DİHA/ADANA
Molotof'a 39 yıl
Adana'da 14 yaşındaki G.D. hakkında polise molotofkokteyli attığı gerekçesiyle 39 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.
Seyhan İlçesi'nin Dağlıoğlu Mahallesi'nde 23 Mayıs'ta yapılan eylemde polise molotofkokteyli atmak isterken benzin dolu şişeyi elinden düşürerek kendisini yaktığı belirtilen G.D. çıkarıldığı Adliye'de tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı. G.D. ifadesinde "Herkesin 'Başkan' dediği soyadını bilmediğim Hayrettin isimli kişi bana soda şişesine hazırlanmış patlayıcıyı verip yola atmam karşılığında 5 lira vereceğini söyledi. Patlayıcıyı atmak isterken şişeye tıkalı ateşlenmiş vaziyetteki bez parçası üzerime fırladı ve yanmaya başladı. Ben yasadışı olaylara katılmadım. Yasadışı örgüt üyesi de değilim" dedi.
Soruşturmasını tamamlayan Cumhuriyet Savcısı, olayla ilgili iddianame hazırladı. Adana 1'inci Çocuk Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, G.D. hakkında "görevli memura etkin direnme, toplantı ve gösteri yürüyüşleri hakkındaki kanuna muhalefet, patlayıcı ve yanıcı madde imal etmek, terör örgütü propagandası yapmak ve kamu malına zarar vermek" suçlamasıyla toplam 39 yıla kadar hapis cezası istendi. G.D.'nin yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacak.