Silopi’de üç yıl önce katledilen üç Kürt kadın siyasetçiden Fatma Uyar’ın annesi Hatice Uyar, Fatma’nın özgürlük mücadelesine büyük bir aşkla bağlandığını kaydederek, “Anneler olarak çocuklarımızın devrettiği mücadeleyi sırtladık ve sonuna kadar götüreceğiz” dedi.

Fatma Uyar’ın annesi Hatice Uyar, halkı için ölümü göze alan üç kadının başlattığı direnişin, bugün yine kadın öncülüğünde zindanlarda sürdüğünü söyledi.

 Şırnak’ın Silopi ilçesinde 14 Aralık 2015’te ilan edilen sokağa çıkma yasağı devam ederken Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Parti Meclisi (PM) üyesi Sêvê Demir, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Kongreya Jinen Azad (KJA) üyesi Fatma Uyar ve Silopi Halk Meclisi Eşbaşkanı Pakize Nayır, 4 Ocak 2016’da katledildi. Sivil halka yardım için Karşıyaka Mahallesi’nden Yeşilyurt Mahallesi’ne geçmek isteyen üç kadın, zırhlı aracın kendilerini hedef alması ardından saatlerce ambulansın gelmesini bekleyerek yaşamını yitirdi.

Dosyaya ‘kısıtlılık kararı’ verildi!

 Üzerinden üç yıl geçen katilamla ilgili hazırlanan dosyaya geçtiğimiz yıl “kısıtlılık kararı” verildi.  Görüntü ve telsiz kayıtlarının olduğu iddia edilen dosyayla ilgili avukatlar, hukuki bir gelişme olup olmadığı hususunda bilgi edinemiyor. Katledilenlerden biri de KJA Üyesi Fatma Uyar’dı. Kızı Fatma’yı “O partinin arkadaşıydı” diye tanımlayan anne Hatice Uyar, Fatma’nın küçük yaştan itibaren katıldığı parti ve kadın çalışmalarında son nefesine kadar başı dik bir şekilde mücadele ettiğini söyledi.

 Büyük bir aşkla bağlıydı

 Şırnak’ta doğup büyüyen Fatma’nın 5’inci sınıfa kadar okuduğunu daha sonra ise gitmek istemediğini ifade eden anne Hatice Uyar, Fatma’nın 12 yaşından itibaren gidip gelmeye başladığı partide özgürlük mücadelesine büyük bir aşkla bağlandığını kaydetti. Fatma’nın daha sonra kurulan Gençlik Meclisi çalışmalarına dahil olduğunu dile getiren Uyar, şöyle devam etti: “Aradan 2 yıl geçtikten sonra tutuklanarak cezaevine girdi. Cezaevinde 5 yıl tutulduktan sonra tahliye oldu ve Serhat’a giderek parti çalışmalarına burada devam etti. Sokağa çıkma yasakları döneminde Silopi’ye geri döndü. Neden döndüğünü sorduğumda ‘Ben halkımın yanında bu süreci karşılayacağım. Son nefesime kadar onların mücadelelerine ortak olacağım’ dedi. Gerçekten de son nefesine kadar halkı terk etmedi.”

Sêvê ve Pakize ile hep yan yanaydı

 Fatma’nın çok çalışkan bir kadın olduğunu ifade eden Uyar, “Partinin arkadaşıydı. Büyüklerle büyük, küçüklerle küçüktü. Sêvê, Pakize ve o hep yan yanaydılar. Onu aradığımda da onların yan yana olduğunu bilmiyordum. Orada kendi işini yapıyor diyordum. Üçünün şehit haberini alana kadar onların birlikte çalıştığını bilmiyordum. Paris’teki üç kadın gibi katledildiler. Onlar ölmeyene kadar Silopi üzerindeki yasak da kalkmadı. Ama ne zaman ki bu üç kadın yaşamını yitirdi yasak uzun sürmeden kaldırıldı. Demek ki tüm kin ve öfkeleri bu üç Kürt kadınaydı. Kadınların öncülüğünde gelişen direnişin halka moral verdiğinin farkına vardıkları için ilk hedefleri onları katletmek oldu” şeklinde konuştu.

Her sabah mezarına bakarak

 Kızının mezarının evinin karşısında olduğunu ve her sabah onun mezarına bakarak güne başladığını belirten Hatice Uyar, şunları söyledi: “Onunla gurur duyuyorum ve başım diktir. Onun mücadelesini ve direnişini asla unutmayacağım. Her daim onun yolunda, davasında ve direnişinde olmaya devam edeceğim. Onlar direnerek, başları dik bir şekilde yaşamlarını yitirdiler. Sadece onlar değil her yerde yüzlerce insan katledildi. Hala TOKİ’lerin altında bizim çocuklarımızın cenazesi çıkıyor. Anneler olarak çocuklarımızın devrettiği mücadeleyi sırtladık ve sonuna kadar götüreceğiz. Halkı için ölümü göze alan bu üç kadının direnişi, bugün yine kadın öncülüğünde zindanlarda sürüyor. Bu miras boynumuzun borcudur ve büyüyerek devam edecek.”

 

 JINNEWS/ŞIRNAK