Geçtiğimiz Şubat ayında Sosyal Demokrat Parti (SPD) eski Milletvekili Sebastian Edathy Almanya’nın gündemini tepetaklak etmişti. O dönemde NSU cinayetlerini inceleyen meclis araştırma komisyonunun da başkanlığını yapan Edathy, çocuk pornografisi bulundurmakla suçlandı. Kanada'da başlayan, büyük bir operasyonun devamı olarak, ayakları Almanya’ya uzanan soruşturmanın ucu, akedemisyenlerden tutunda, öğretmen ve siyasetçilere kadar birçok kişiye uzandı. Fakat olaylar sıcağı sıcağına tartışıldığında Edathy’nin işlemiş olduğu 'korkunç' suç 'yan bir öğe' olarak kaldı. Çünkü; tartışmanın merkezi, Edathy’nin parti yönetimi tarafından haberdar edilmesiydi.
Yani; soruşturma hakkında dönemin İçişleri Bakanı Hans-Peter Friedrich, SPD lideri Sigmar Gabriel’i uyardı. Gabriel ise Federal Meclis Grup Başkanı Thomas Oppermann ve SPD yöneticisi Frank-Walter Steinmeier’ı bilgilendirdi. Tabii Edathy bu süreçte hakkında soruşturma açılacağını öğrendi ve iddialara göre bilgisayarlarını temizledi. Olay sonrası İçişleri Bakanı Friedrich istifa etmek zorunda kalmıştı. Olayların akabinde Edathy ortadan kayboldu. Bu 'bilgilendirme' krizi sonucu kamuoyu da, Edathy'nin 'ne' suç işlediği ile değil, soruşturmadan 'nasıl' haberdar olduğu ile ilgilendi.
Ve nihayetinde, Edathy soruşturma sürecinde Kanadalı bir şirketten çıplak çocuk fotoğraflarını temin ettiğini, fotoğrafların ise yasaları ihlal etmediğini söylemişti. İşte bu ifade Almanya’da yeni bir tartışmanın fitilini de ateşledi. Hangi kategorilerde 'çıplak çocuk fotosu' bulundurmak suç sayılıyordu? Zira Alman yasalarına göre cinsel organlar görülmediği sürece, hangi amaçla çekilirse çekilsin, çıplak çocuk fotoğrafları bulundurmak suç değildi. İşte bunları bilen Edathy de hukuksal savunmasını buna göre hazırlamıştı. Bu olayın vuku bulmasının ardından yasaları daha da sertleştirmek konusunda tartışmalar da alevlendi. Buradan hareketle tartışma bambaşka bir noktaya evrildi.
Özellikle plajda aileleri tarafından çekilen çıplak çocuk fotoğrafların suç kapamına girip girmeyeceği de uzunca bir süre gündemi meşgul etti. Ailelerin kendi çocuklarının plaj fotoğraflarını çekip, diğer aile bireylerine yollaması ve bu fotoğrafları bulundurmak suç sayılacak mıydı? Çünkü öngörülen yasa oldukça sert kuralları kapsıyordu. Fakat bu noktada yeni yasa beklenenin tersine, daha esnek çözümler içeriyor. Ve nihayetinde Adalet Bakanı Heiko Maas tarafından hazırlanan cinsel suçlarla mücadele yasası, Federal Almanya Meclisi’nde geçen hafta onaylandı.
Yasa değişikliği cinsel suçlar kapsamına giren eylemleri yeniden tanımlıyor. Buna göre çocuk ve gençlerin 'cinselliği çağrıştıran' şekilde poz vermiş fotoğrafları suç kapsamına giriyor. Bu fotoğrafları satmak (aynı zamanda film materyalleri de) kadar almakta suç sayılacak. Yasa aynı zamanda günlük hayattaki bazı etkinlikleri de kapsıyor. Yasaya göre, plajda fotoğraf çekildiğinde arka fonda çıplak çocuk ve yetişkin görüntüleri yer alması ve bu fotoğrafların yayılması da suç kapamına giriyor. O nedenle plajda fotoğraf çekerken dikkatli olunması gerekiyor. Bunların dışında cinsel suçlarda zaman aşımı süresi de artırılıyor. Zaman aşımı kurban olan kişinin 30. yaşından itibaren geçerli olacak ve kurban 50 yaşına gelmeden suç ortadan kalkmayacak. Yani bu fiili işlemiş olan şahıs, hayatı boyunca bu suçla yaşayacak.
Yasadaki bu değişiklik olumlu görülüyor. Zira Almanya’da 'Edathy' soruşturması ile birlikte, çoçuk pornosu satın alan 800 dolayında kişi tespit edilmişti. Bu rakam çok daha fazla olabilir. Özellikle internet ortamında sadece film, foto gibi görsel materyaller değil, aynı amaçla çocuklarla direk temasa geçen çok sayıda insan bulunuyor. Bunların tamamen önüne geçmekte mümkün değil. Yasalar, çocuk bedenini bir yetişkinin arzularını tatmin edecek bir obje olarak gören zavallı hastalıklı bir zihniyet karşısında ne kadar yeterli olur bilinmez. Çocuk bedenini kullanmak bir cinsel tercihten öte bir hastalık. Buradan hareketle, bu insalara yönelik bir tedavi süreci tartışılan konular arasında. Yasalar elbette yeterli değil. Fakat bu materyallerin ticaretini yapan ve satın alan kişilerin önü bir nebze olsun kesilmiş oluyor.