
Kürdistan'da savaş sonucu olarak giderek sivil ölümlerin arttığına dikkat çeken Gazeteci-Yazar Oya Baydar, devlet şiddetinin özellikle korunmasız olan, hiçbir şeyden haberi olmayan çocuklara yöneldiğini dile getirerek, bu durumun kabul edilemez olduğunu ifade etti. "Son olarak Elif Şimşek isimli çocuğun hangi kurşunla öldürüldüğü tartışılıyor, beni artık kimin öldürdüğü değil, kimin öldüğü ilgilendiriyor" diyen Baydar, "Bu savaş sürdükçe çatışmasızlığa geçilmediği sürece çocuk ölümlerinden sivil ölümlerden herkes sorumludur. Çocukları korumakla görevli olan devlet, çocukların ölümüne neden oluyor" ifadelerini kullandı. Çocukların bugünleri hiçbir zaman unutmayacağını da belirten Baydar, "Büyüdükleri zaman olgun insan olduklarında savaşın bütün izlerini taşıyacaklar. İzlerin silinmesi kolay olmayacak, o izler silinmeden gerçek bir barışa ulaşmak mümkün olmayacak" diye konuştu.
Okula başlanan günde Kürt çocukları katlediliyor
Gazeteci-Yazar Ayşenur Aslan tepkisini şu sözlerle dile getirdi: "Çocukların okula başladığı gün, Kürt çocukları katlediliyor. Biz, çocukların katledilmesine seyirci kalıyoruz. Üstelik çocukları kimin öldürdüğünü tartışıyoruz. Biz artık bunları tartışmak istemiyoruz. Çocuklar ölürken kurşunu kimin sıktığının önemi yok. Devlet koruması gerekirken çocukları savaş koşullarına mahkum ederek ölümlerine neden oluyor."
Aslan, bu ölümlerin önüne geçmek için biran önce çatışmasızlık sürecinin başlamasını da istedi.
En kanlı savaşlarda bile çocuklara saldırılmaz
Süleymanşah Üniversitesi'nden Doç. Dr. Maya Arakon ise çocukların ve sivillerin öldürülmesinin uluslararası hukuk kurallarına aykırı olduğuna işaret ederek, bunun çok ağır yaptırımları olduğunu söyledi. "Ancak maalesef Türkiye'de bugün bunlara yönelik bir yaptırım uygulanmıyor" diyen Arakon, en kanlı ağır çatışmalar da bile böylesi durumlar yaşanmadığını, çocuklara saldırılmadığını söyledi. Arakon, "BM'de ve Cenevre Sözleşmesi'nde de belirtildiği gibi çocukların, sivillerin katledilmesinin hiçbir bahanesi olamaz. Bu yaşananlar katliamdır. Hemen durdurulması gerekiyor. Faillerin mutlak suretle yaptırımla karşılaşması gerekir" dedi.
Özellikle sivillerin ve çocukların tercih edilmesini de "Korkutma mekanizmasını çalıştırmak" olarak değerlendiren Arakon, sivil katliamlarına derhal son verilmesini istedi.
Yüreğim, ruhum kaldırmıyor
Yaşanan ölümlere dair duyduğu derin üzüntü ile birlikte büyük öfke içerisindeki isimlerden biri de Oyuncu-Yazar Pelin Batu: "Ülkemizde failler, meçhuldür. Hayatlar ucuz, haberler de hızlı ve unutulur. Ateş düştüğü yeri yakarken, daha büyük alevlere kor oluyor. Daha kaç tane bebeğin ölmesi gerek ki silahlar sussun? Daha kaç Ceylan'ın parçalanması gerekir ki vicdanlar uyansın? Burası çocuk katili ülkedir. Bunu kabul edip yüzleşmeden savaşın silahla çözülmeyeceğini kabul etmeden, daha nice gencimiz yaşayamadan, aşık olamadan, gülemeden göçecektir aramızdan. Yeter, yüreğim, ruhum kaldırmıyor."
Çatışmasızlık sürecine dönülsün
Savaşların en kolay kadın ve çocukları vurduğunu söyleyen eski milletvekili Melda Onur da tepkisini "Sivil ve masum vatandaşlar yaşamını kaybediyor bu durum kabul edilemez. O çocuklar Kürt illerinde doğdu diye öldürülüyor. Onlar tamamen masum çocuklar ancak katlediliyor" sözleriyle dile getirdi. Onur, bu ölümleri durdurmak için yeniden çatışmasızlık dönemine geri dönülmesi gerektiğini vurguladı.
DİHA / İSTANBUL