NATO, Avrupa Konseyi ve BM üyeliğini istismar ederek Kürt düşmanlığı motivasyonuyla Kuzey-Doğu Suriye’yi işgal saldırılarını sürdüren Türk devleti, önceki gün Til Rifat’ta 8’i çocuk 10 kişiyi katletti.
Yaralı kurtulan Mihemed Kêfo adlı çocuk, oyun oynadıkları zaman saldırının gerçekleştiğini belirterek, “Patlama sesi duydum, sonrasında hiçbir şey göremedim. Gözümü açtığımda hastanedeydim” dedi.
Bir diğer yaralı çocuk Henîf Hemo da şunları söyledi: “Efrîn’de de bizi bombaladılar, saldırdılar. Evimizi terk edip buraya geldik. Burada da saldırdılar. Biz terörist miyiz?Arkadaşlarımı şehit düşürdüler. Bizden ne istiyorlar?”
Türk devleti önceki gün kirli tarihine bir katliam daha ekleyerek Şehba’nın Til Rifat ilçesinde 8’i çocuk 10 sivili katletti, çoğu çocuk 12 sivili de yaraladı. Yaralılardan bazılarının durumu halen ciddiyetini koruyor.
Katliamın ardından şehit düşenlerin cenazeleri ve yaralılar Avrîn Hastanesi’ne kaldırıldı. Katliamdan yaralı kurtulan çocuklar ile aileleri, ANHA’ya konuştu. Soykırımcı devletin katliamında şehit düşen 6 yaşındaki Arif Mihemed ile yaralanan Ehmed Mihemed adlı çocuğun annesi Esmehan Hesen, “Evimdeydim, çocuklarım sokakta oynuyordu. Evimin yakınında patlama sesi duydum ve hemen dışarı çıktım. Bağırdım, çocuklarımı çağırdım, toz ve dumandan hiçbir şey görünmüyordu" dedi.
Oğlumun cenazesini gördüm
Topun düştüğü yere gittiğinde oğlunun cenazesiyle karşılaştığını söyleyen Hesen, "Acı içinde, çığlık çığlığa bağırdım. Hemen diğer oğlumu aradım ve bütün elbisesi kan içindeydi. Şarapnel parçalarından yaralanmıştı” diye konuştu.
Hiçbir şey göremedim
İşgalci Türk devletinin katliamından yaralı kurtulan Mihemed Kêfo adlı çocuk da oyun oynadıkları zaman saldırının gerçekleştiğini belirterek, “Patlama sesi duydum, sonrasında hiç bir şey göremedim. Gözümü açtığımda hastanedeydim” sözleriyle yaşadıklarını anlattı.
Efrîn’den geldik, burada da saldırdılar
Yaralı çocuklardan Henîf Hemo da şunları söyledi: “Efrîn’de de bizi bombaladılar, saldırdılar. Evimizi terk edip buraya geldik. Burada da saldırdılar. Biz terörist miyiz? Ne yaptık da bizi bombaladılar? Arkadaşlarımı şehit düşürdüler. Bizden ne istiyorlar?”
Devletler sesiz kalıyor
Sewliyê Hesen ise Türk devletinin saldırılarına karşı devletlerine sessizliğine tepkili. Sessizliğin destek anlamına geldiğini kaydeden Hesen, "Herkes biliyor ki Kürt güçleri Til Rifat’ta bulunmuyor. Sormak gerekir bu çocuklar hangi savaşın içindeler?" diye sordu.
Top atışları sonucu çocukları yaralanan Rûken Bîlel de şunları söyledi: “Erdoğan’nın saldırıları onun terörist olduğunu kanıtlıyor. Saldırılar sonucunda çocuklar ve kadınlar ölüyor. Devletler bu saldırılara resmi bir şekilde tutum almalılar. Erdoğan ve destekçileri cezalandırılmalı.”
Yaralıların durumu ağır
Yaralıların tedavi gördüğü Avrîn Hastanesi yöneticilerinden İbrahim Heftaro, katliam mağdurlarının durumuna ilişkin şunları söyledi: “Saldırıda yaralananların çoğunun durumu kritik. İlçe yoğun bir şekilde bombardımana maruz kalıyor ve bu yüzden yaralı ve şehit sayısı da artış gösterebiliyor. Yaralıların çoğu çocuk. Bölgedeki tek hastane de biziz. Yaralıların durumlarının daha da kötüye gitmesinden endişeliyiz.”
Yas ilan edildi
Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi, Türk devleti tarafından Til Rifat’ta gerçekleşen çocuk katliamının ardından bölge genelinde iki günlük yas ilan etti.
ANHA/ŞEHBA
Til Rifat’taki Rus noktasına yürüyüş
Şehba’da yaşayan Efrîn halkı, Til Rifat’taki katliamı protesto içinı Rus askeri gözlem noktasına yürüdü.
Şehba’nın Wehşiye köyünde bulunan Rus askeri gözlem noktasına yürüyüş gerçekleştiren halk, ellerinde önceki günkü saldırıda yaralanan ve katledilen çocukların fotoğraflarını taşıdı. Eyleme Efrîn Özerk Yönetimi Eşbaşkanı Bekir Elo, Efrîn Özerk Yönetimi üyeleri Fatma Lekto, Mihemed Xidro ve İbrahim Şêxo da katıldı.
Sık sık katliamı kınayan sloganlar atan halk, Rus askeri gözlem noktası önünde yürüyüşü sonlandırdı. Gözlem noktası önünde oturma eylemine geçen halk, “Biz Efrîn halkı olarak Efrîn işgalinden sizi sorumlu tutuyoruz. Çocuklarımızı öldürüyorlar ve bunu biliyorsunuz. Yeter artık biz buradan sadece Efrîn’e gideriz. Başka bir yere gitmeyiz. Tüm dünya bilsin biz Efrîn’e gideceğiz” diyerek tepkilerini dile getirdi.
Burada beş kişilik bir heyet, Rus yetkililer ile görüşme gerçekleştirdi. Heyet, Til Rifat’ta katledilen çocukların fotoğraflarını göstererek, katliamların önüne geçilmesini istedi.
42 SİHA saldırısı, 147 bombalama
QSD Basın Merkezi, işgalci Türk devleti ve bünyesindeki çetelerinin ateşkes ihlallerine ilişkin 47 günlük bilançoyu açıkladı. Açıklamaya göre işgalciler tank ve obüslerle 147, SİHA’larla 42 saldırı düzenledi, 68 sivili katletti.
İşgalci Türk devleti ve çetelerinin 17 Ekim’den bu yana gerçekleştirdiği ateşkes ihlallerine ilişkin açıklama yapan QSD Basın Merkezi, ihlallerin yeni alanları işgal aşamasına ulaştığını belirtti. Açıklamada ateşkes ihlallerinde 68 sivilin yaşamını yitirdiği, 214 sivilin yaralandığı ve 64 bin sivilin göç etmek zorunda kaldığı kaydedildi.
Saldırılar aralıksız sürüyor
Açıklamanın tam metni şöyle: “İşgalci Türk ordusu ve güdümündeki çete grupları, Kuzey-Doğu Suriye ve Rojavayê Kurdistan topraklarını işgal amaçlı saldırılarına yoğun ve aralıksız bir şekilde devam etmektedir. İşgalci ordu, 9 Ekim 2019’dan bu yana tank, top, savaş uçağı ve binlerce çeteyle bölgenin güvenliği ve huzuruna yönelik saldırılarını sürdürmektedir. İşgalci ordu, ateşkes anlaşmasına rağmen üzerinde anlaşma sağlanmamış bölgelere yönelik saldırılarını devam ettirmektedir. İşgalci ordu ve çeteleri 17 Ekim’den bu yana Serêkaniyê’nin doğusu ve Girê Spî’nin batısına, her türlü ağır silahla yüzlerce kez saldırıda bulunmuştur. Saldırılarda çok sayıda Demokratik Suriye Güçleri (QSD) ve Süryani Askeri Meclisi savaşçısı ile çok sayıda sivil şehit düşmüş, yine bölge halkından çok sayıda kişi de göç etmek zorunda kalmıştır. İşgalci ordunun ateşkes ihlalleri, Silahlı İnsansız Hava Araçları (SİHA) desteğiyle birçok yerleşim birimi ve köyü işgal etmesi aşamasına ulaşmış, işgal alanlarını sınır hattının dışına taşıran bir duruma varmıştır.
Bu çerçevede işgalci ordu ve çetelerinin 17 Ekim 2019’dan itibaren;
- Güçlerimize ve Suriye ordusuna ait mevzilere 143 defa saldırdı.
- SİHA’larla 42 hava saldırısı gerçekleştirdi.
- Tank ve obüslerle ateşkes bölgeleri ve sivil yerleşim yerlerini 147 kez bombaladı.
- Saldırılardan dolayı 68 sivil yurttaş şehit düştü, 214 sivil de yaralandı.
- İşgalci ordu, anlaşma bölgesi dışında bulunan 88 köy ve mezrayı işgal etti ve çetelerini yerleştirdi.
- Söz konusu bölgelere yönelik saldırılardan dolayı çoğu Hristiyan 64 bin sivil göç etmek zorunda kaldı. Ayrıca Asuri ve Süryanilere ait 6 köy, saldırılardan dolayı boşaltıldı.
Rusya ve BM sorumludur
Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi, Demokratik Suriye Meclisi (MSD), Demokratik Toplum Hareketi (TEV-DEM) ve PYD tarafından yapılan açıklamalarda, katliamcı Türk devleti kınandı, BM ve Rusya’nın sorumluluğuna dikkat çekildi.
Demokratik Suriye Meclisi (MSD), yayımladığı yazılı açıklamayla katliamı kınadı. Açıklamada, “İşlenen bu suçlar, Türkiye’nin Kuzey-Doğu Suriye’ye dönük kapsamlı bir katliam ve işgal hedeflediğinin göstergesidir. Bu katliam, uluslararası güçlerin Suriye krizini uluslararası kanunlara göre çözülmesi için girişimlerde bulunduğu bir dönemde yaşandı” denildi. Türkiye’nin bahsettiği 'Güvenli Bölge’nin huzur ve güvenlik ile hiçbir alakasının bulunmadığının vurgulandığı açıklamada, şunların altı çizildi: “Türkiye, bir talan, katliam ve işgal alanı aramaktadır. Türkiye, bugün gerçekleştirdiği katliam ile bölge sakinlerini korkutmayı, zorunlu göçe tabi tutmayı ve böylelikle bölgenin demografik yapısını değiştirmeyi hedeflemektedir.”
Uluslararası Koalisyon, Rusya ve ABD’ye, Türk devletinin katliam saldırılarının engellenmesi için baskı uygulama çağrısının yapıldığı açıklamada, “Bölgede bulunan Suriye rejimi ve Rusya güçleri, bu tarz katliamların tekrarlanmaması için sorumluluklarını yerine getirmelidir” denildi.
Etnik soykırım hedefledi
Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi ise Efrîn’den Şehba’ya göç eden halkın bir kez daha Türk devletinin katliam saldırılarının hedefi olduğunu hatırlattığı yazılı açıklamasında, katliamın Türk devletinin Kuzey-Doğu Suriye’deki savaş suçlarının devamı olduğunu vurguladı. Açıklamanın devamında şu ifadeler yer aldı: “Türkiye’nin çocukları hedef alan barbarca katliamı bir etnik soykırım ve savaş suçudur. Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi olarak katliamı şiddetle kınıyoruz. Katliamın sorumlusu Türk devletidir. Rusya, ABD, AB ve uluslararası hukuk kurumlarına Türk devletinin halkımıza dönük katliamlarının tekrarlanmaması için harekete geçme çağrısı yapıyoruz.”
Terörist olan Türk devletidir
Demokratik Toplum Hareketi (TEV-DEM) ise kamplarda kalan sivil göçmenlerin dahi hedef alındığını kaydederek, şunları belirtti: "Şehba’da bulunan halkımızın çoğunluğu göçmendir. Efrîn halkı uluslararasının güvenlik kararıyla dönüş umudu içerisindedir. Şehba bölgesi, saldırılardan kaynaklı harabe bir kent halindedir. Halkımız bütün yaz ve kış koşullarına rağmen uluslararası kurulardın desteği olmadan bu koşullarda yaşamıştır. Halkımız, dünya kamuoyu gözü önünde katliama uğramıştır. Hangi kanun bu katliama izin veriyor ve uluslararası kanun var mıdır, sivilleri hedef almak reva mıdır?
İşgalci Türk devleti terörist olduğunu açık bir şekilde ispatlamıştır. Okul bahçesinde oynayan çocukları hedef almış ve çocukları katletmiş, onlarcasının da yaralanmasına sebep olmuştur.
TEV-DEM olarak Halep’in kuzeyinde güçlerini bulunduran ve terörist Erdoğan’la anlaşması olan Rusya’yı sorumlu görüyoruz. Bununla birlikte Birleşmiş Milletler (BM) ve İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Türk devletinin Serêkaniyê ve Girê Spî’deki işgal ve teröründen sorumludur.
Ayrıca UNICEF de bu durumdan yeteri derecede sorumludur. İnsan hakları kurumları ve örgütler, Türk devleti insanlığa karşı suç işlediğinde neredeydiler? Söz konusu bu örgütlerin yaşananlara karşı sessiz kalması, Erdoğan’ın suç ortağı olmaları anlamına gelmektedir ve bu, sivillere yönelik katliam, terör ve bombardımanların gerçekleşmesine imkan sunmaktadır.
Uluslararası ceza mahkemelerine çağrıda bulunuyoruz; biz sözümüzün arkasındayız, ahlaki sorumluluklarınızı yerine getirin ve uluslararası bir soruşturmayla suç işleyenleri tespit edin. Bununla birlikte kendi toprakları üzerinde yaşarken teröristler tarafından katledilen Suriyeli her bir çocuğun hakkı sorulmalıdır. Söz veriyoruz ki bu çocukların kanları yerde kalmayacak.”
PYD: Önleyebilecekler sessiz
Demokratik Birlik Partisi (PYD) Genel Meclisi, yayımladığı yazılı açıklamayla Türk devletinin Til Rifat ilçesinde gerçekleştirdiği sivil katliamı kınadı. Türk devletinin Suriye topraklarına saldırdığı ilk günden itibaren tüm uluslararası kanunları çiğnediğinin vurgulandığı açıklamada, Türkiye’nin işlediği insanlık ve savaş suçlarını gizlemek için de tüm dünyayı kandırmak istediği belirtildi.
Türk devletinin Efrîn’e dönük işgal saldırılarında yüzlerce çocuğun anne ve babasız bırakıldığının, geriye kalanların ise kamplarda yaşamaya mahkum edildiğinin hatırlatıldığı açıklamada, “Bugün, Türkiye’nin iki yıl önce Şehba’ya göçerttiği Efrînli çocuklar, katliam saldırısının kurbanı oldu” denildi.
Karartma da uyguluyor
Türk devlet faşizminin insanlık ve savaş suçu işlediği alanlara basın ve uluslararası hukuk kurumlarının geçişine izin vermediğine dikkat çekilen açıklamada, böylelikle işlenen savaş suçlarının üstünün örtülmek istendiği belirtildi. Açıklamada, Til Rifat’ta gerçekleştirilen sivil katliamının yanı sıra Hevrîn Xelef’in şehit edilmesi ve Qirinfil köyünde bir ailenin direkt bombalanması hatırlatıldı.
Açıklamada, “Kuzey-Doğu Suriye halkları olarak önümüzde katliamlara karşı direnmekten başka yol yok. Bu katliamları durdurma gücü bulunanların sessizliğini şiddetle kınıyoruz” denildi.