14 Mart’ta ilen edilen sokağa çıkma yasağının sürdüğü Şırnak’ta bulunan T Tipi Kapalı Cezaevi’nde önceki akşam çocuk koğuşunda isyan çıktı. Kentte aylardır süren yasak nedeniyle, cezaevindeki tutsakların uzun zamandır avukat ve aileleri ile görüştürülmedikleri biliniyordu. En son yakınlarının bayram görüşüne giden ailelerin kentin girişinde kurulan güvenlik noktasında 8 saat bekletildikten sonra ‘izin yok’ denilerek şehre girişlerine izin verilmediği basına yansımıştı. 


Bir çocuk yaşamını yitirdi 

Cezaevi idaresi yangının trafodan kaynaklı olduğunu savunurken, edinilen bilgilere göre cezaevindeki çocuk koğuşunda isyan çıktı. Koğuşlarını ateşe veren tutsakların çıkardığı yangında ismi öğrenilemeyen 17 yaşındaki çocuk yaşamını yitirirken, yangın nedeniyle yaralanan ve zehirlenenler oldu. Yaralanan çocukların Şırnak Devlet Hastanesi’ne kaldırıldığı bildirildi. Cezaevini arayan avukatlar, yetkililerin kendilerine “trafodan kaynaklı yangın çıktığını” söylediğini aktardı.


‘Şırnak gibi yakarız’

Alanya L Tipi Kadın Kapalı Tutukevi’nde tutulan siyasi tutsaklar ise dün infaz koruma memurlarının saldırısına uğradı. Cezaevinde tutuklu bulunan DBP PM üyesi Suzan Paçal ile Şükran Aydın’ın aileleri DİHA’ya ulaştı. Aktarılan bilgilere göre, Paçal ve Aydın yargılandıkları dosya kapsamında dün görülecek duruşmaları için cezaevi idaresine mahkemede hazır bulunma talebinde bulundu. Talepleri reddedilen tutsaklar ısrar edince infaz koruma memurlarının saldırısına maruz kaldı. Tutsaklar “Sizi de Şırnak’taki gibi yakarız” denilerek tehdit edildi. 


Asıl savaş cezaevlerinde 

Bir yılı aşkın bir süredir Kürtlere yönelik devam eden savaş politikaları ve cezaevindeki baskı politikaları, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL ile sistematik hale getirildi. Hasta tutsakların durumu da gittikçe ağırlaşmaya başladı. Cezaevlerindeki hak ihlallerine ilişkin çalışma yürüten sivil toplum örgütlerinin verilerine göre, en çok hak ihlallerinin yaşandığı cezaevlerinin başında Tekirdağ, Şakran, Kırıklar, Silivri F tipi cezaevleri geliyor. Türkiye genelindeki hasta tutsakların toplama kampı haline gelen R Tipi cezaevlerinde de hak ihlalleri ve tecrit artıyor.

Cezaevlerinde tutsaklara yönelik en büyük işkencelerin başında tecrit gelirken, sosyal aktivitelerin askıya alınması, kitap, gazete ve dergilerin verilmemesi ile tutsakların mektuplarına da el konuluyor. Adalet Bakanlığı‘nın bir genelgesi olmamasına rağmen, cezaevlerinde kitap, gazete ve dergiler de yasak. Tutsakların arkadaşlarıyla görüşmesi de yasaklar listesine eklendi. Aileleri ile de yapılan haftalık görüşler iki haftada bir ve bir saat olmak suretiyle sınırlandırıldı. İki haftada yapılan bir saatlik aile görüşü ise gardiyanlar tarafından sabote edilerek ya kısa kesiliyor ya da görüşe giden aileler darp ve tehditle bu haktan vazgeçiriliyor.


 DİHA/ŞIRNAK